HaberGo
Gündem

1 Ekim Uluslararası Yaşlılar Günü: Türkiye'de Yaşlanma Hızı ve Bakım Sorunları Gündemde

Birleşmiş Milletler'in 1 Ekim 'Uluslararası Yaşlılar Günü'nü ilan etmesinin 34. yılında Türkiye'nin demografik dönüşümü, bakım yükü ve aktif yaşlanma politikaları tartışılıyor.

HMHaber Merkezi
· 2 dk173 okunma
1 Ekim Uluslararası Yaşlılar Günü: Türkiye'de Yaşlanma Hızı ve Bakım Sorunları Gündemde
1 Ekim Uluslararası Yaşlılar Günü: Türkiye'de Yaşlanma Hızı ve Bakım Sorunları Gündemde

1 Ekim tarihinde dünya genelinde kutlanan Uluslararası Yaşlılar Günü, bu yıl Türkiye'nin hızla yaşlanan nüfus yapısı ve bu yapıya uyum sağlamakta zorlanan sosyal hizmet altyapısı gündeme getiriyor. Birleşmiş Milletler (BM) 1990 yılında kabul ettiği kararname ile resmileştirdiği bu gün, 2026 yılında "Yaşlılara Saygılı Bakım ve Destek Sistemleri" odaklı bir vizyonla anılıyor.

Türkiye'de yaşlı nüfus her geçen yıl artıyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye'de 65 yaş ve üzeri nüfus, toplam nüfusa oranı yıllar içinde sürekli artarak %10'u aşmıştır. Bu oran, 2023 yılı verilerinde %10,2 seviyesine ulaşmış, 2030 yılına kadar %12,9, 2040'ta %16,3 ve 2080'te ise %25,6 seviyelerine çıkması öngörülmektedir. Bu hızla Türkiye, "yaşlı ülke" sınıfından "çok yaşlı ülke" sınıfına doğru evrilmekte.

Yaşlılık bağımlılık oranı (çalışma yaşındaki her 100 kişi başına düşen 65+ yaşlı sayısı) de benzer bir ivme yakalayarak, hanehalkı ekonomileri ve sosyal güvenlik sistemleri üzerinde giderek artan bir baskı yaratıyor. Uzmanlar, bu demografik geçişin sadece bir istatistik olmadığını, emeklilik sistemlerinden sağlık harcamalarına, ev tasarımlarından şehir planlamasına kadar her alanda yapısal reformları zorunlu kıldığını vurguluyor.

BM'nin 2026 vizonu: Onurlu yaşlanma ve bakım ekosistemi

Birleşmiş Milletler bu yıl temasında, yaşlıların sadece bakım alan taraflar değil, topluma katkı sağlayan aktif aktörler olarak görülmesi gerektiğini hatırlatıyor. BM Genel Sekreteri'nin gün mesajında vurguladığı gibi, küresel düzeyde bakım ekonomisinin tanınması, bakım verenlerin (çoğunlukla kadınların) görünür kılınması ve uzun süreli bakım sigortalarının yaygınlaştırılması öncelikli politika alanları olarak belirlenmiş.

Türkiye bağlamında bu hedefler; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın yürüttüğü "Yaşlı Destek Programı" (YADES), "Evde Bakım Hizmetleri" kapsamındaki ödenek artırımları ve "Yaşlı Hakları Yönetmeliği" ile getirilen standartlarla ilişkilendiriliyor. Ancak sivil toplum kuruluşları ve meslek odaları, evde bakım personeli kıtı, ödeneklerin enflasyona karşı yetersiz kalması ve kırsal kesimdeki erişim sorunlarının çözülmediğini kaydediyor.

Dijital bölünme ve yalnızlık: Gizli krizler

Demografik verilerin ötesinde, yaşlıların dijitalleşen hayattan kopma riski (dijital bölünme) ve sosyal izolasyon, sağlık literatüründe "sigara içmekten tehlikeli" olarak tanımlanan bir risk faktörü haline gelmiş. Pandemi süreci bu fragmanlığı derinleştirmiş, dijital kimlik, e-nabız, bankacılık ve kamu hizmetleri erişiminde yaşlıların torun/çocuklarına bağımlılığını artırmıştır.

Geriatri uzmanları, "aktif yaşlanma" kavramının sadece spor yapmaktan ibaret olmadığını, yaşam boyu öğrenme, gönüllülük, kültürel katılım ve ekonomik üretkenlik (deneyim paylaşımı, mentorluk) gibi boyutları içermesi gerektiğini savunuyor. Üniversitelerin açtığı "Yaşlı Üniversitesi" programları ve belediyelerin "Yaşlı Spor Klüpleri" bu alandaki yerel çabaların örneği olsa da, ülke geneline yaygın standart bir "Aktif Yaşlanma Stratejisi" eksikliği hâlâ tartışılıyor.

Yasama ve politika gündeminde neler var?

TBMM'de "Yaşlılık Komisyonu" kuruluş gündeminde yer alıyor; ancak henüz resmiyet kazanmamış. Mevcut 5737 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki değişikliklerle yaşlıların davalarda öcelikli yargılanma hakkı getirilmiş, 2022'de yürürlüğe giren "Yaşlı Hakları Yönetmeliği" ile bakım evleri standartları sıkılaştırılmış. Buna karşın, özel bakım evleri denetimlerinde tespit edilen ihlaller ve kamuoyunu sarsan olumsuz olaylar, denetim mekanizmasının işlevselliği sorusu işaretleriyle gündemde tutuyor.

Emeklilik yaşının yeniden tartışıldığı, esnek çalışma modellerinin yaşlı işgücüne entegrasyonu arandığı bir dönemde, 1 Ekim Uluslararası Yaşlılar Günü; yaşlılığı bir "yük" değil, birikim ve deneyim kaynağı olarak gören politikaların, yasal düzenlemelerin ve toplumsal algının dönüşümü için bir fırsat penceresi olarak değerlendiriliyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi