ABD Irak'tan tam çekildi: Stratejik ortaklık yeni güvenlik mimarisine evrildi
Uluslararası koalisyon görevi resmi olarak sona erdi; ABD-Irak stratejik güvenlik anlaşması çerçevesinde danışmanlık, eğitim ve istihbarat paylaşımı sürüyor. Bölgedeki güç dengesine etkileri tartışıyor.

Bağdat/Ankara — ABD öncülüğundaki Uluslararası Koalisyon'un IŞİD'e karşı Irak'taki askeri görevi, geçtiğimiz haftalardaki resmi bildirimlerle tamamlandı. Bu gelişme, 2014'ten bu yana süren 'Doğru Mücadele' operasyonunun askeri aşamasının kapanışını ve iki ülke ilişkilerinin, 2024 yılında imzalanan Stratejik Çerçeve Anlaşması ve Güvenlik Anlaşması temelli yeni bir mimariye geçişini işaret ediyor.
Koalisyon görevi nasıl sona erdi?
Irak Hükümeti'nin resmi talebi üzerine başlayan müzakere sürecinin sonucu olarak, Koalisyon'un askerî varlığı aşamalı olarak azaltıldı. Ocak 2024'te imzalanan 'Yüksek Düzeyli Askeri Komisyon' (HLC) anlaşması çerçevesinde, koalisyon güçlerinin Irak'taki belirli üslerden çekilmesi ve görevlerin Irak Güvenlik Kuvvetleri'ne devredilmesi için bir takvim konuldu. Bu takvim, 2025 sonuna kadar koalisyonun askeri misyonunu bitirmeyi, 2026 Eylül'unda ise Irak'taki son koalisyon personelinin (danışmanlar hariç) ayrılmasını öngörüyordu. CENTCOM'un son açıklamasında, bu takvimin büyük ölçüde yerine getirildiği, kalan personelin de çift taraflı anlaşma kapsamında 'danışman' statüsüne geçirildiği belirtildi.
Yeni mimari: 'Askeri varlık' değil 'Güvenlik ortaklığı'
Çekilme, ABD'nin Irak'tan tamamen ayrıldığı anlamına gelmiyor. İki ülke arası ilişkiler artık 'Stratejik Çerçeve Anlaşması' (SFA) ve buna dayalı 'Güvenlik İşbirliği Anlaşması' ekseninde seyredecek. Bu çerçevede; ABD, Irak Ordusu ve Peshmerga güçlerine danışmanlık, eğitim, istihbarat paylaşımı ve hava savunması yetenekleri geliştirme alanlarında destek sağlamaya devam edecek. Başbakan Muhammed Şia es-Südani'nin "Irak, kendi güvenliğini sağlamak için yeterli kapasiteye ulaştı" şeklindeki son açıklamaları, bu geçişin siyasi meşruiyetini güçlendiriyor.
Bölgesel denge ve İran faktörü
Uzmanlar, ABD'nin askeri ayak izini küçültmesinin, İran'ın bölgedeki 'İşgal Direnci Ekseni' üzerindeki retoriğini zayıflatabileceğini, ancak İran destekli milislerin (Hashd al-Shaabi) Irak içi siyasi etkisinin devam edeceğini vurguluyor. ABD, bu boşluğu doldurmak için Katar, Ürdün ve Kuveyt'taki üslerden sağlanan 'uzaktan destek' (over-the-horizon) yeteneklerine ve istihbarat, gözetleme, keşif (ISR) varlıklarına daha fazla güvenecek. Türkiye açısından ise kuzeydeki PKK/YPG tehdidi ve Suverenite konusunda Irak merkezinle işbirliğinin yeni zeminde test edileceği öngörülüyor.
IŞİD tehlikesi ve Irak içi dinamikler
Koalisyonun çekilmesinin en kritik risk alanı, IŞİD'in yeniden dirilme potansiyeli. BM raporlarına ve Irak içi güvenlik kaynaklarına göre, IŞİD hâlâ Diyala, Selahaddin ve El-Enbar çöllerinde küçük hücreler halinde faaliyet gösteriyor. Irak Güvenlik Kuvvetleri'nin (ISF) bu tehdidi tek başına yönetebilmesi, hava istihbarat ve lojistik destek ihtiyacı nedeniyle ABD danışmanlık desteğine bağlı kalmaya devam edecek. Ayrıca, Irak parlamentoındaki 'Amerikan askerlerinin çıkması' talebiyle gündeme gelen yasama girişimlerinin, yeni anlaşma metniyle nasıl uyumlu hale getirileceği de sürecin en hassas noktalarından biri.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
