HaberGo
Dünya

Aliyev'in 'Tek Başımıza' Vurgusu ve Londra Anlaşması: Kafkaslar'da Yeni Dengeler

Azerbaycan Prezidenti İlham Aliyev'in Karabağ zaferini 'tek başına' kazanma iddiası ve İngiltere ile kurulan stratejik savunma ortaklığı, Ankara ile 'bir ulus, iki devlet' paradigmasını test ederken bölgedeki güç dengesini yeniden kodluyor.

HMHaber Merkezi
· 3 dk146 okunma
Aliyev'in 'Tek Başımıza' Vurgusu ve Londra Anlaşması: Kafkaslar'da Yeni Dengeler
Aliyev'in 'Tek Başımıza' Vurgusu ve Londra Anlaşması: Kafkaslar'da Yeni Dengeler

Azerbaycan Prezidenti İlham Aliyev, Eylül ayı sonlarında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları marjında yaptığı konuşmalarda ve ardından Londra'da gerçekleştirdiği yüksek seviyeli görüşmelerde, son dört yıldır süren jeopolitik pozisyonlamanın en net ifadesini sergiledi. Aliyev'in "Zaferi tek başımıza kazandık" tespiti, sadece 2020 ve 2023 Karabağ operasyonlarına atıfta bulunmakla kalmıyor; Türkiye'nin askeri ve diplomatik desteğinin kapsamı, Rusya'nın bölgedeki etkinliğinin erimesi ve Batı ile yeni bir güvenlik mimarisi kurma arayışı üzerine kurulu çok katmanlı bir mesaj işlevi görüyor.

Londra Ziyareti: Savunma Sanayii Yeni Merkez

Aliyev'in 2026 sonbaharında gerçekleştirdiği İngiltere ziyareti, Bakü'nün "çok vektörlü dış politika" kavramını somutlaştırdığı en kritik hamle olarak değerlendiriliyor. İngiltere Savunma Satınalma Bakanı ile Başkanlık Sarayı'nda yapılan görüşmelerde, her iki tarafın da "stratejik ortaklığı yeni bir seviyeye taşıma" iradesini belgeleri ortaya çıktı. Resmi açıklamalara göre görüşmelerde; MÜHARİP/TB2 UAV entegrasyonu, hava savunma sistemleri (özellikle SkySabre/Land Ceptor altyapısı üzerinden ortak üretim), nırınç ve elektronik harp yetkinlikleri ile Azerbaycan'ın jeoloji koşullarına özel askeri platformların ortak geliştirilmesi gündeme geldi.

Kaynaklara göre taraflar, önümüzdeki beş yılı kapsayan bir Çerçeve Anlaşması (MoU) imzalama niyetini bildirdi. Bu anlaşma, Azerbaycan'ınRusya kökenli sistemler üzerindeki operasyonel bağımlılığını azaltma ve NATO standartlarında bir lojistik/teknolojik altyapı kurma stratejisiyle birebir örtüşüyor. İngiltere içinse bu, Brexit sonrası "Global Britain" vizyonu kapsamında Kafkaslar ve Kaspian havzasına askeri ayak izi basma fırsatı sunuyor.

"Tek Başımıza" Söylemi: Ankara'ya Mesaj mı, İç Politikaya mı?

Aliyev'in BM Genel Kurulu'nda ve sonrasında Bakü'deki bir toplantıda tekrar ettiği "Biz bu zaferi tek başımıza kazandık, kimse bize yardım etmedi" cümlesi, Ankara'da ciddi bir yorum yarısı yarattı. Uzmanlar, bu vurgunun üç farklı hedef kitlesine hitap ettiğini öne sürüyor:

  • İç Halk Oyuna: 2025 sonrası ekonomik zorluklar ve 2028 seçim perspektifi içinde "Kurtarıcı Lider" imajını pekiştirme.
  • Türkiye'ye: "Eşit Ortak" Pozisyonu: "Bir ulus, iki devlet" retoriğinin pratikte Türkiye'nin "büyük kardeş" tutumuna yol açtığı algıyı kırarak, Azerbaycan'ın tam egemen bir aktör olarak görülmesini sağlamak. Bu bağlamda NAKBAY (Ulusal Stratejik Düşünce Kurulu) kaynaklı uyarılar, bu söylemin "algı operasyonu" riski taşıdığını, ilişkilerin stratejik derinliğinin retorikle zarar görmemesi gerektiğini işaret ediyor.
  • Bölgesel Rakipler (Rusya/İran) ve Batı'ya: Herhangi bir harici gücün "velayeti" altına girmediğini, dolayısıyla Zengezur Koridoru ve Ermenistan ile barış sürecinde de kendi şartlarını dikt edeceğini sinyallemek.

Ermenistan Süreci ve Zengezur Gerginliği

Aliyev'in sert tonu, Ermenistan ile sürmekte olan barış antlaşması müzakerelerindeki takılmayla da doğrudan ilişkilendiriliyor. Zengezur Koridoru'nün (Batı Zengezur Ekonomik Koridoru) statüsü, sınır delimitasyonu ve Güvenlik Garantileri maddeleri hâlâ çözülememiş. Bakü, koridoru "egemenlik ve kontrol" şartlarıyla, Ermistan ise "uluslararası denetim" ve "güvenlik teminatı" ekseninde tartışıyor. Aliyev'in "tek başımıza" vurgusu, bu müzakere masasında "Zamana bağlı kalmayız, koridor açılmazsa alternatiflerimiz var" mesajını güçlendirmek için kullanılan bir leveraj aracı olarak okunuyor.

Yeni Denge Araması: Rusya Faktörü

Ukrayna Savaşı'ndan bu yana Moskova'nın Kafkaslar'daki askeri ve diplomatik bant genişliği daraldı. Rusya, 2020 Karabağ Anlaşması'nda verdiği teminatları (Rus barışçu birlikleri, Lachin Koridoru kontrolü) 2023'te tek taraflı olarak sona erdirmişti. Bu boşluk, Azerbaycan'ın hem Türkiye hem de Batı (AB/UK/ABD) ile güvenlik mimarisini yeniden yazmasına imkan tanıdı. İngiltere ile olan anlaşma, bu boşluğun Batı teknolojisiyle doldurulmasının ilanı niteliğinde.

Sonuç olarak; Aliyev'in son dönemi, Azerbaycan'ın "zafer sonrası" kimliğini, Türkiye'nin gölgesinden çıkıp kendi ayakları üzerinde, Batı teknolojisiyle donatılmış, bölgesel bir güç merkezi olarak konumlandırmaya yönelik hesaplı bir stratejiyi sergiliyor. Ankara için bu süreç, ittifakın "duygusal" zeminden "çıkar temelli stratejik ortaklık" zeminine evrilmesini zorunlu kılıyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi