Almanya'da AfD'depremi: Brandner'in dokunulmazlığı kaldırıldı, parti kapanma eşiğinde
Bundestag'ın iki AfD milletvekilinin dokunulmazlığını kaldırması ve BfV'nin federal seviyede 'aşırı sağ' tespiti, Almanya'nın demokratik savunma mekanizmasını test ediyor. Brandner ve Springer yargılanacak.

Berlin — Almanya Federal Parlamentosu (Bundestag), muhalefet partisi Alternatif für Deutschland (AfD) grubundaki iki ağır isim olan Stephan Brandner ve René Springer'in milletvekili dokunulmazlığını kaldırdı. Karar, Almanya İç Güvenlik Dairesi (BfV) tarafından AfD'nin federal seviyede "güvenli bir şekilde aşırı sağ" (gesichert rechtsextrem) sınıflandırılmasından hemen sonra geldi ve partinin yasaklanma sürecine (Verbotsverfahren) giden yolu somutlaştırdı.
Yasal sürecin kilit noktası: Nefret söylemi ve anayasa ihlali iddiaları
Bundestag Yasal Komisyonu'nun hazırladığı rapor ve Başkanlık Konseyi'nin teklifi üzerine yapılan gizli oylamada, meclis üyelerinin üçte iki çoğunluğu dokunulmazlık kalkmasına oy verdi. Savcılıklar artık Brandner ve Springer hakkında "halkı nefret ve şiddete tahrik" (Volksverhetzung) ve "Almanya Federal Cumhuriyeti'nin varlığını tehdit eden propaganda" suçları kapsamında soruşturma ve dava açma yetkisine sahip.
Thüringen'de AfD'yi kuran ve uzun yıllar başkanlık yapan, hukukçu geçmişi olan Brandner, 2017'den beri Bundestag'da yer alıyor. 2019-2021 döneminde Yasal Komisyonu başkanlığını yapması, şimdi kendi dokunulmazlığının kaldırılması sürecinin yasal mimarlarından biri olması açısından dikkat çekici bir paralellik oluşturuyor. Brandner'e yönelik spesifik iddialar arasında 2024 Thüringen seçim kampanyası sırasında "Reichsbürger" (Reich Vatandaşları) çevreleriyle koordineli hareket ettiği, parlamenter yemin törenlerini bozma girişimlerinde bulunduğu ve BfV raporlarında "anayasa düzenine aykırı enstrümantalizasyon" suçu işlediği belirtiliyor.
BfV raporu ve 261 taşınmaz: Parti yapısının finansal iskanatı
BfV'nın geçtiğimiz aylarda yayımladığı ve federal seviyeyi de kapsayan kapsamlı istihbarat raporu, AfD'yi sadece bir "şüpheli durum" (Verdachtsfall) olmaktan çıkarıp "güvenli tespit" (gesicherte Erkenntnisse) kategorisine taşıdı. Raporda parti yapısının, gençlik kanadı (Junge Alternative) ve çeşitli alt örgütleri aracılığıyla anayasa düşmanı bir strateji izlediği, bu yapının da gizli finansman kanallarıyla beslendiği vurgulanıyor.
Bu bağlamda medya araştırmaları (özellikle Correctiv ve Der Spiegel işbirlikleri) AfD'ye yakın çevrelerin ve parti fonlarının Almanya genelinde 261 taşınmaz mülkiyet kontrolünde olduğunu ortaya koymuştu. Bu mülkiyetlerin bir kısmı parti binaları, bir kısmı ise kira gelirleri sağlayan ticari gayrimenkuller olarak kayıtlı. Savcılıklar, bu portföyün partinin yasal finansman kurallarını (Partiengesetz) aşarak anonim büyük bağışçıları gizlemek için kullanılıp kullanılmadığını inceliyor.
"Brandmauer" çöküyor mu? Siyasi izolasyonun yeni boyutu
Almanya siyasetinin son 80 yıldır dayandığı "Brandmauer" (Yangın Duvarı) prensibi —yani aşırı sağla herhangi bir işbirliği yapmama taahhüdü— bu kararla en sert sınavına tabi tutuluyor. CDU/CSU blokunda Thüringen ve Saksonya eyalet seçimlerinde AfD'nin birinci parti olması sonrası "duvarın delindiği" endişesi derinleşmişti. Bundestag'ın bu kararı, yürütme organı (BfV) ve yargı organı (Bundestag Yasal Komisyonu/Savcılık) arasında nadir görülen bir uyum sağladı.
Ancak riskler de beraberinde geliyor. AfD başkanları Alice Weidel ve Tino Chrupalla, kararı "münhalifleri susturma girişimi" ve "demokrasi ihlali" olarak lanse ederek viktim naratifini güçlendiriyor. Partinin Avrupa Parlamentosu grubu (ESN) ve Fransa Milli Cephesi (RN), Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) gibi müttefikleri de Almanya'yı eleştirmeye başladı. ABD yönetiminin ise BfV sınıflandırmasına dair resmi tepkisi, "demokratik kurumların bağımsızlığı" vurgusu yaparken, yurt içi siyasi müdahale algısından kaçınmak adına ölçülü tutuldu.
Maaş zamı ret ve sembolik birleştirme
İlginç bir paralellikle, Bundestag yaz tatili öncesinde milletvekillerinin aylık 500 Euro brüt zam teklifini oy birliğiyle reddetmişti. AfD grubu da bu ret oyunu desteklemiş, hatta "halkın parasıyla kendi maaşlarını artırmak ahlaksız" açıklaması yapmıştı. Bu kararın, dokunulmazlık kaldırma gündemine girmeden hemen önce alınması, parlamentonun "kendi temizliği" mesajı vermek isteyen bir iç tutarlılık stratejisi olarak okundu. Brandner'in hem maaş zamına karşı çıkanlar arasında yer alması hem de yargılanacak isimler listesinde olması, AfD'nin "sistem dışı" imajı ile parlamenter ayrıcalıklardan faydalanması arasındaki çelişkiyi gözler önüne serdi.
Gelecek: Karlsruhe'e giden yol
Hukukçular, dokunulmazlık kalkmasının AfD kapanma davası (Parteiverbotsverfahren) için "zorunlu ön koşullardan" birinin yerine getirildiğini, ancak yeterli olmadığını belirtiyor. Bundesrat (Eyaletler Meclisi), Federal Hükümet veya Bundestag'ın kendisi Karlsruhe Federal Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yapabilir. Uzmanlar, BfV raporunun hukuki dayanağı ve 261 taşınmaz gibi somut delillerin mahkemede dayanması halinde, parti kapanmasının veya kısmi devlet fonlarının kesilmesinin (teklif edilen en şiddetli yaptırım) ihtimalinin arttığını, ama sürecin yıllar sürebileceğini öngörüyor. Stephan Brandner için ise gelecek ay başlayacak olan ana yargılama, milletvekilliğini ve siyasi kariyerini bitirebilecek en kritik dönüm noktası olacak.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
