HaberGo
Dünya

Andy Burnham: Brexit yarardan çok zarar getirdi, İngiltere AB'ye yeniden katılmalı

Büyük Manchester Valisi Andy Burnham, BBC'ye Brexit'in zarar verdiğini itiraf ederek İngiltere'nin AB'ye yeniden üyelik de dahil seçenekleri değerlendirmesi gerektiğini savundu.

HMHaber Merkezi
· 2 dk117 okunma
Andy Burnham: Brexit yarardan çok zarar getirdi, İngiltere AB'ye yeniden katılmalı
Andy Burnham: Brexit yarardan çok zarar getirdi, İngiltere AB'ye yeniden katılmalı

Büyük Manchester Valisi Andy Burnham, Brexit sürecinin birleşme referandumundan bu yana İngiltere ekonomisine ve uluslararası itibarına zarar verdiğini belirterek, ülkenin Avrupa Birliği'ne (AB) yeniden katılma ihtimalini de içeren farklı entegrasyon modellerini ciddiyetle tartışması gerektiğini savunuldu.

BBC'nin "Sunday with Laura Kuenssberg" programına konuk olan Labour partisinin önde gelen isimlerinden Burnham, geçtiğimiz hafta piyasaya sürdüğü kitap "Go Big"'da yer alan AB görüşlerini tekrar etti. "Kitabımda İngiltere'nin yeniden AB'ye katıldığını görmek istediğimi yazdım. Dolayısıyla şimdi bunun aksini söylemenin hiçbir manası yok" diyen Burnham, bunun anında gerçekleşecek bir süreç olmadığını, ancak stratejik bir hedef olarak masada tutulması gerektiğini vurguladı.

"Yüzde 60'ın bu ifadeye katılıyor"

Burnham, kamuoyu anketlerinin de bu yönde kaydığını işaret ederek, "Benim görüşüm çok net: Brexit, yarardan çok zarar getirdi. Britanya kamuoyunun yaklaşık yüzde 60'ının da bu ifadeye katıldığını düşünüyorum" dedi. Valinin bu rakamı, son aylarda YouGov ve Opinium gibi anket kuruluşlarının yayınladığı "Brexit yanlıştı" yanıt oranlarıyla (genellikle %55-60 aralığında) uyumlu bulunuyor.

Eski Sağlık Bakanı ve şu an kuzey İngiliz siyasetinin en güçlü seslerinden biri olan Burnham, mevcut Hükümet Başkanı Keir Starmer'in "yeniden üyelik, tek pazar veya gümrük birliğine katılmayacağız" kararlılığına karşın, parti tabanında ve seçmenlerde bu konunun yeniden gündeme geldiğini sinyallerdi.

Osborne modeli de masada

Burnham, eski Maliye Bakanı George Osborne'un öne sürdüğü "AB üyeliği olmadan Gümrük Birliği" modelinin de değerlendirilebilecek seçenekler arasında olduğunu kaydetti. "Farklı seçenekleri değerlendirmemiz gerekiyor. İngiltere'nin mevcut şekliyle kalması da bir seçenek. Ama soruyu havada asılı bırakmak yetmiyor. Önümüzdeki 10 yıl içinde nereye gitmek istediğimiz konusunda net olmalıyız" ifadeleriyle, siyasi riskten kaçınan mevcut yönetimin aksine, uzun vadeli bir strateji belirtmesinin zorunluluğuna dikkat çekti.

Kendisini "siyasetçilerin alışılmış tavrını sergilemeyen, dürüst davranan" biri olarak konumlandıran Burnham, babasının vefatı sonrası hissettiği kişisel bir misyonu da paylaştı: "Babam Alzheimer hastasıydı, 14 Eylül'de vefat etti. O, sessiz ve gösterişsiz bir vatanseverlikle Avrupa Birliği üyeliğini desteklerdi. Babamın hep görmek istediği türden bir Britanya'nın inşasına liderlik etmek istiyorum."

Starmer yönetimi için zorlu bir sinyal

Bu açıklamalar, Downing Street 10'un "kırmızı çizgiler" olarak belirlediği konulardan birine (AB ilişkileri) dokunduğu için Labour hükümeti içindeki gerilimi yeniden alevlendirme potansiyeli taşıyor. Starmer, seçim kampanyası sırasında ve Başbakan olduktan sonra "Brexit'i yeniden açmam" taahhüdünde ısrarlı olsa da, ticaret bariyerlerinin ekonomik maliyeti ve genç seçmenlerdeki AB destekli eğilim, bu konunun medya gündeminden tamamen silinmesini engelliyor.

Uzmanlar, Burnham'ın bu girişimin 2029 yerel seçimlerine ve olası bir parti liderliği yarışmasına hazırlık niteliğinde olabileceğini, ancak aynı zamanda Labour'in "işçi sınıfı temsilcisi" kimliği ile şehrin/gençliğin "Avrupaçı" kimliği arasındaki gerilimi yönetme çabası olduğunu değerlendiriyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi