HaberGo
Dünya

BM Genel Kurulu'nda İsrail'in diplomatik yalnızlığı derinleşiyor, Erdoğan en sert seslerden biri oldu

The Jerusalem Post'un analizi, BM Genel Kurulu'ndaki açıklamaların İsrail'i ne kadar yalnızlaştırdığını ortaya koyuyor; Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tavrı özellikle dikkat çekiyor.

HMHaber Merkezi
· 2 dk166 okunma
BM Genel Kurulu'nda İsrail'in diplomatik yalnızlığı derinleşiyor, Erdoğan en sert seslerden biri oldu
BM Genel Kurulu'nda İsrail'in diplomatik yalnızlığı derinleşiyor, Erdoğan en sert seslerden biri oldu

BM Genel Kurulu'nun 81. oturumunda yapılan açıklamalar, İsrail'in uluslararası arenadaki diplomatik yalnızlığının giderek derinleştiğini kanıtlıyor. İsrail'in önde gelen gazetelerinden The Jerusalem Post, New York'ta toplanan dünya liderlerinin konuşmalarını değerlendirirken, Gazze ve Lübnan politikalarına yönelik tepkilerin boyutunun önceki yıllara kıyasla belirgin arttığını kaydediyor.

Gazetenin analizi, Genel Kurulu podyumundan yapılan yüzlerce konuşmanın ortak paydasının, İsrail'in "mutsuz bir istisna" konumuna itildiğini gösterdiğini vurguluyor. Batılı müttefiklerin bile halka açık uyarılar içeren dil kullandığı, iki devlet çözümünün aciliyetinin her platformda tekrarlanması, diplomatik koridorlarda İsrail'in manœvra alanının daraldığının işaretleri arasında sayılıyor.

Erdoğan'ın tavrı ayrı bir vurguda

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Genel Kurulu'daki konuşması, İsrail yönetimine yönelik en sert eleştirilerden birini taşıyor. Erdoğan, Gazze'de yaşananları "soyırım" olarak tanımlarken, uluslararası toplumun sessizliğine de sert tepki gösterdi. Türkiye'nin "İsrail'in bölgedeki egemenlik iddialarına asla razı olmayacağı" vurgusu, bölgedeki güç dengeleri üzerindeki etkisiyle yorumlanıyor.

Diplomatik gözlemciler, Erdoğan'ın bu tavrının sadece retorik olmadığını, Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi geçici üyelik süreçleri ve bölgesel ittifak stratejileri çerçevesinde somut adımlarla desteklendiğini belirtiyor. Mavi Marmara sürecinden bu yana Türkiye-İsrail ilişkilerindeki gerginliğin, BM platformunda bu kadar açık ve üst düzey bir dille ifade edilmesi, bölgedeki yeni dengelerin bir göstergesi olarak okunuyor.

Batılı müttefiklerden de uyarı mesajları

The Jerusalem Post'un dikkat çektiği bir diğer nokta, ABD, Fransa, Almanya ve İngiltere gibi geleneksel müttefiklerin de Netanyahu hükümetine yönelik halka açık uyarılar içeren açıklamalar yapması. Bu ülkelerin liderleri, iki devlet çözümünün "tek yol" olduğunu vurgularken, İsrail'in Batı Şeri ve Doğu Kudüs'deki yerleşim politikalarının "ilişkileri zarar verici" bulduklarını kaydediyor.

ABD Başkanı Joe Biden'ın konuşmasında, İsrail'in güvenlik haklarına atıfta bulunulmasına rağmen, sivil kayıpların "kabul edilemez" seviyelerine ulaştığı, insani yardımın engellenemeyeceği vurguları yer alıyor. Bu dil, Washington'ın Netanyahu hükümetiyle olan ilişkilerindeki gerginliğin diplomatik camiada nasıl yansıdığını gösteriyor.

İsrail medyası: "Yalnızlaşma artık inkâr edilemez"

İsrail basını, Genel Kurulu'ndan dönen mesajları "kırılma noktası" olarak tanımlıyor. Haaretz, "Dünya bizimle değil, biz dünya ile konuşmak zorunda" manşetini atarken, Yedioth Ahronoth da diplomatik koridorlarda artan izolasyonun ekonomik ve askeri boyutlarını analiz ediyor. Uzmanlar, BM Insan Hakları Konseyi ve Uluslararası Adalet Divanı süreçlerinin de bu yalnızlığı yargısal zemine taşıma riski taşıdığını hatırlatıyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi