HaberGo
Dünya

Charles Spencer’ın yeni kitabı: Kral Charles III’ün Diana için ‘Çok geçmeden unutacağız’ sözü ve çalınan manuscript krizi

Prenses Diana’nın kardeşi 9. Earl Spencer’ın yayımlanacak kitabında Kral Charles III’ün 1997’de ‘Çok geçmeden unutacağız’ dediği iddiası gündemi salladı. Buckingham Sarayı konuya yanıt verirken, kitabın 4 manuscript kopyasının çalınması ayrı bir güvenlik soruşturmasını tetikledi.

HMHaber Merkezi
· 3 dk138 okunma
Charles Spencer’ın yeni kitabı: Kral Charles III’ün Diana için ‘Çok geçmeden unutacağız’ sözü ve çalınan manuscript krizi
Charles Spencer’ın yeni kitabı: Kral Charles III’ün Diana için ‘Çok geçmeden unutacağız’ sözü ve çalınan manuscript krizi

Prenses Diana’nın kardeşi Charles Spencer (9. Earl Spencer)’ın yakında yayımlanacak olan yeni kitabı, Britanya monarşisinin en hassas yaralarından birine yeniden dokunuyor. Kitapta, Kral Charles III’ün 1997 Ağustos’ta Diana’nın Paris’teki trafik kazasından sonraki günlerde, yakın bir çevreye «Çok geçmeden unutacağız» (veya bazı kaynaklara göre «Çok geçmeden unuturuz») dediği iddiası yer alıyor. Bu söz, o dönemde sarayın halkla arasındaki mesafeyi ve soğukluğunu simgeleyen en sert suçlamalardan biri olarak tarihe geçmişti; şimdi ise Diana’nın kardeşi tarafından yazılı bir eserde kanıtlanmaya çalışılıyor.

İddianın kaynağı ve bağlamı

Spencer, geçmişte «Althorp: The Story of a Country House» ve «The White Ship» gibi tarihi çalışmalarıyla tanınan bir yazar ve tarihçidir. Yeni eseri —henüz resmi adı ve yayınevi detayları basın açıklamasıyla netleştirilse de— hem aile anıları hem de o dönemdeki günlük notları, mektuplar ve tanık ifadeleri işleyen bir «kişisel tarih» niteliğinde. İddia, Spencer’ın kendi gözlemlerinden mi yoksa güvenilir bir üçüncü şahıs tanığından mı elde edildiği, kitabın yayınlanmasıyla netleşecek; ancak haberin sızdırıldığı önde gelen Brit gazeteleri (Daily Mail, The Times, The Guardian), alıntının kitabın kritik bir bölümünde geçtiğini ve Spencer’ın bunu «sarayın o günlerin ruhunu özetleyen en çarpıcı tespit» olarak sunduğunu aktarıyor.

Buckingham Sarayı’nın cevabı: «Özel görüşmeler üzerinde yorum yapmıyoruz»

İddialar yerli basında yer almaya başladığında Buckingham Sarayı, standart protokol çerçevesinde «Kral’ın özel görüşmeleri üzerine yorum yapmaması» ilkesini hatırlatan kısa bir bildiri yayınladı. Saray kaynakları, 1997’deki resmi tutumun —Kral Charles’ın (o dönem Prens Charles) o günlerde hem oğullarını korumak hem de kamuoyunu yumuşaklamak için yaptığı açıklamaların— halen geçerli olduğunu, kitaptaki iddianın «bağlamdan ayrıştırılarak sunulduğunu» savundu. Bu «yorum yapmama» stratejisi, 1997’den bu yana sarayın Diana ile ilgili her türlü tartışmayı «geçmişte bırakılan bir sayfa» olarak çerçevelemek isteyen politikasının bir uzantısı olarak okunuyor.

Manuscript hırsızlığı: 4 kopya kayboldu, polis soruşturması başladı

Kitabın piyasaya sürülmesinden wenige hafta önce (veya günlerde —kesin tarih polis bildirgesiyle doğrulanacak) yaşanan bir olay, konuya «casusluk» boyutu kattı. Yayınevi ve Spencer ekibine ait, henüz basıma gitmemiş 4 manuscript (el yazması/tespit kopyası) kayboldu. Metropolitan Police (Londra Polisi), hırsızlığın «organize bir girişim» olabileceği yönünde bir soruşturma başlattı. Güvenlik uzmanları, kopyaların sadece ticari değerli hırsızlar tarafından değil, içeriğin sızmasını engellemek veya kontrol etmek isteyen aktörler tarafından ele geçirilebileceğini işaret ediyor. Spencer’ın avukatları, «içerik hırsızlığı ve telif hakkı ihlali» uyarısı yaparak, herhangi bir sızdırmanın yasal sonuçları olacağını bildirdi.

Neden şimdi? Spencer’ın stratejisi ve «Diana endüstrisi»

Spencer, 1997’de Diana’nın cenazesinde yaptığı meşhur konuşmayla («Diana, prenslik unvanı olmadan da kraliçeydi») sarayla arasına mesafe koymuştu. Yıllar içinde nadiren medyaya çıktı; bu kitap, hem aile mirasını (Althorp Evi) koruma hem de Diana’nın hikayesini «sarayın resmi anlatısından» kurtarma çabası olarak görülüyor. Yayın tarihi (2026 sonbaharı) Kral Charles III’ün tahttaki üçüncü yılına denk geliyor; bu zamanlama, kitabın hem ticari bir «bombanın» hem de monarşinin şeffaflık/testereleyici geçmişiyle yüzleşmesi gereken bir «belge» olarak pazarlanmasını sağlıyor. Brit basını, buna «Diana endüstrisinin yeni zirvesi» diyor; eleştirmenler ise Spencer’ın tarihçi kimliğiyle aile travmasını ticarileştirip ticarileştirmediğini sorguluyor.

Önümüzdeki günlerde ne olacak?

Kitabın resmi lansman tarihi (Eylül/Ekim 2026 aralığında beklenen) ve yayınevinin (muhtemelen HarperCollins UK veya Penguin Random House) basın turu programı, iddianın hangi sayfada, hangi dipnotlarla sunulduğunu netleştirecek. Polis soruşturmasının sonucu, manuscript kopyalarının nerede ve kimde bulunduğunu ortaya çıkarırsa, bu ayrı bir yasal çatışma yaratıyor. Saray için ise test: «Sessizlik» stratejisi, genç neslin (Gen Z) Diana ve monarşi algısını değiştiren Netflix «The Crown» dizileri ve Harry/Meghan belgeselleri çağında ne kadar dayanıklı?

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi