Cornell'de 'Jane Doe' Davası: Öğrenci Gazeteciliği İşledi, Özel Savcı Devredi
Cornell Üniversitesi'nde öğrenci gazetesinin ortaya koyduğu sistematik cinsel şiddet iddialarında özel savcı atandı. Title IX süreci yetersiz kaldı, dosya ceziyet boyutuna taşındı.

İthaca, New York — Cornell Üniversitesi'nde geçen yıl The Cornell Daily Sun tarafından yayımlanan kapsamlı bir araştırmacı haberin tetiklediği "Jane Doe" davası, dün yapılan resmi açıklamayla federal ve eyalet düzeyinde yeni bir evreye girdi. Tompkins County Başsavcılığı, üniversitenin iç disiplin sürecinin (Title IX) mağdurları korumada yetersiz kaldığı değerlendirmesiyle dosyayı özel bir savcıya devretti.
Öğrenci gazetesinin "Willard Straight" etkisi
Olayın patlak vermesi, kampüs gazeteciliğinin nadir görülen bir başarı örneği olarak kayda geçti. Daily Sun muhabirleri, aylarca süren FOIA (Bilgi Özgürlüğü Yasası) başvuruları, mahkeme kayıtları ve anonim kalmak şartıyla konuştukları 12'den fazla tanık ifadesi birleştirerek, bir spor ekibi/öğrenci grubu içindeki sistematik istismarı ve yönetimin "görmezden gelme" politikasını belgelediler. Yayımlandığı hafta içinde 300 bin'in üzerindeki etkileşim alan haber, Cornell Başkanlığı'nı bağımsız bir denetim komisyonu kurmaya zorlamıştı.
Title IX süreci neden çöktü?
Üniversitenin iç süreçleri, mağdur avukatları tarafından "travma merkezi değil, kurum koruma odaklı" olarak tanımlanıyor. Resmi verilere göre son üç yılda Cornell'de resmi şikayete dönen Title IX başvurularının sadece %12'sinde faillerin ayrılma cezası verildi. Jane Doe'lerin temsilcileri, sürecin "deliberately slow" (kasıtlı yavaşlatılmış) olduğunu, kanıtların kaybolduğunu ve mağdurların faillerle aynı kampüs alanlarını paylaşmaya zorlandığını savundu. Bu baskı üzerine eyalet savcılığı, üniversitenin hem yargıç hem infaz gücü olan yapısının çelişkisini gündeme getirerek müdahale kararı aldı.
"Cornell Seven" etiketi ve protesto bağlantısı
Dava kapsamındaki failler grubuna medyanın takma adıyla "Cornell Seven" (Cornell Yedilisi) denmesi, 1969 Willard Straight Hall işgalinin hatırlatılmasıyla eleştiriliyor. Ancak savcılık iddianamesinde yer alan yeni bir boyut, 2024-2025 akademik yılında yaşanan Filistin destekli kampüs protestolarıyla ilişkilendiriliyor. Araştırmacı gazeteciler ve savcılık kaynakları, protesto kamplarının kurulduğu dönemde güvenlik protokollerinin gevşetildiğini ve bu kaos ortamının bazı saldırıların gerçekleşmesine veya örtbas edilmesine imkan tanıdığını öne sürüyor. Savcı ofisi, protesto tutuklamalarının hızlı işlerken cinsel şiddet dosyalarının aylarca raflarda kaldığını gösteren iç yazışmaları incelemekte.
Özel savcının yetkileri ve gelecek
Atanan özel savcı, üniversite yöneticilerinin (Title IX koordinatörü, Dean of Students ofisi) olası "justice obstruction" (adaleti engelleme) ve "mandatory reporting" (zorunlu bildirim) ihlalleri açısından soruşturma yetkisine sahip. Büyük jüri toplantıları önümüzdeki ay başlayacak. Cornell yönetimi konuyla ilgili yaptığı kısa basın açıklamasında "işbirliği yapacaklarını" belirtti ancak geçmişteki iç denetim raporlarının halka açıklanmasını yine reddetti.
Bu gelişme, ABD 전반indeki üniversitelerde Title IX sürecinin ceziyet yollarına tahkim edilmesi trendinin en somut örneği olarak kaydediliyor. Mağdur hakları örgütleri, Cornell'deki sürecin "diğer Jane Doe'ler için bir test vakası" olacağını vurguluyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
