Flor Bressers: "Parmak Kesen"in Sky ECC, Dubai ve Türk Pasaport Yolculuğu
Belçika'nın en güçlü uyuşturucu baronlarından Flor Bressers, Sky ECC verileriyle yakalanırken Türk pasaportu ve Hollandalı avukat Cem Polat skandallarıyla yargıdan kaçış peşinde koştu. Dava şimdi karar aşamasında.

Belçika Adli Yargı'sının Antwerpen ve Brüksel'de yürüttüğü "Sky ECC" operasyonunun en çarpıcı figürlerinden biri olan Flor Bressers, lakabı "De Vinger" (Parmak Kesen) ile anılan bir isimden, yargı sisteminin boşluklarını test eden bir vaka çalışmasına dönüştü. 15 Eylül 2026 itibarıyla Brüksel Assize Mahkemesi'nde (Assisenhof) sürdürülen ana davada, savcılık Bressers için 20 yıl hapis ve 400 bin avro para cezası talep ederken; dosyanın en karanlık köşelerinden biri olan "Türk pasaportu" ve "avukat sızıntısı" alt başlıkları, uluslararası işbirliğinin ve vatandaşlık hukukunun sınırlarını zorluyor.
Sky ECC çöküşü: "Parmak Kesen"in dijital izi
Hikaye, Mart 2021'de Fransa ve Hollanda polislerinin ortak operasyonuyla çökertilen Sky ECC şifreli iletişim ağıyla başlar. Belçika Federal Polisi'si (Federale Politie) ve Antwerpen Savcılığı, ele geçirilen milyarlarca mesaj içinde Bressers'in kod adlı hesaplarını (medya siparişlerine göre "Stiffneck" ve "CrazyHorse" takma adlarıyla) tespit etti. Veriler, Bressers'in Antwerpen limanı üzerinden giren kokaïn konteynerlerinin lojistiğini, fiyatlandırılmasını ve dağıtım ağlarını doğrudan yönettiğini, hatta rakiplerle hesaplaşma emirleri ("vinger afhakken" - parmak kesme) verdiğini kanıtlıyordu. Bu dijital delil zinciri, ona "Parmak Kesen" lakabını medyaya getiren ve operasyonel komuta zincirini belgeleyen en güçlü kanıt oldu.
Dubai tuzağı ve tahliye şahmatı
Bressers, Sky ECC verileriyle Avrupa'da aranırken Şubat 2023'te BAE'de gözaltına alındı. Belçika'nın tahliye talebi üzerine BAE Adli Yetkilileri, başlangıçta reddedilen talebi, Belçika'nın "adalet güvencesi" ve "cezaevi koşulları" konusundaki yazılı taahhütleri (özellikle Deurne ve Antwerpen cezaevleri için) kabul ettikten sonra Nisan 2023'te onayladı. Bressers, Belçika'ya getirildiği anda tutuklandı. Ancak asıl şahmat, tutuklamadan çok önce, yargı sürecini ertelenmeye çalışan bir strateji olarak atılmıştı: Türk pasaportu.
"İstisnai yurttaşlık" kalkanı ve İçişleri Bakanlığı sorgulaması
Bressers, 2020-2021 döneminde (resmi sicil tarihleri 2021 başlarına dayanıyor) Türkiye'nin "İstisnai Yurttaşlık" (madde 12/1) kapsamında vatandaşlık kazanmıştı. Başvuruda "ekonomik yatırım" ve "istihdam sağlama" gerekçeleri öne sürülse de, belge incelemeleri ve medya açıklamaları, sürecin olağanüstü hızlı işlediğini ve Bressers'in asla Türkiye'de yaşamadığını gösteriyordu. Pasaport, 2023'te Dubai'de tutuklandığında avukatları tarafından "Türk vatandaşı yabancı ülkeye tahliye edilemez" (Anayasa Madde 38) argümanıyla kullanıldı. Bu hamle, Belçika ile Türkiye arasında diplomatık bir gerilim yarattı. İçişleri Bakanlığı ve Nüfus Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü (NVI), 2024'te başlattığı idari soruşturma ile "gerçek bağ kurma şartı" (madde 11) ihlali gerekçesiyle yurttaşlık kararı iptali sürecini gündeme getirdi. Ancak bu süreç, Bressers'in Belçika'da yargılanmasını engellemek için yeterli hızda sonuçlanamadı.
Hollandalı avukat Cem Polat: Müvekkil gizliliği mi, suç ortaklığı mı?
Dosyanın 2024 sonbaharında patlak veren ikinci büyük boyutu, Amsterdam Barosu'na kayıtlı avukat Cem Polat'tır. Belçika Savcılığı, Polat'ın Bressers'in cezaevi ziyaretleri sırasında (özellikle 2023 sonbaharı - 2024 baharı aralığında) operasyonel bilgileri (gizli tanık kimlikleri, polis dinleme detayları, diğer sanıkların ifade stratejileri) örgüt üyelere iletmek suretiyle "suç örgütüne yardım" ve "müvekkil gizliliği suistimali" işlediğini öne sürüyor. Belçika yetkilileri, Polat'ın telefon trafiğini ve cezaevi giriş-çıkış loglarını inceleyerek, ziyaretlerin hukuki danışmanlık ötesinde bir "kurul toplantısı" işlevi gördüğüne dair güçlü deliller topladığını açıkladı. Polat, Şubat 2025'te Brüksel'de sorgulanarak serbest bırakıldı ancak yargılanma kararı alındı. Bu durum, Avrupa'da avukat müvekkil gizliliğinin (profesyonel gizlilik) ne ölçüde korunduğunu ve organize suç örgütleri tarafından nasıl istismar edilebildiğini test eden bir ön例 (presidan) oluşturuyor.
İddianame ve "Mocro Maffia" hiyerarşisi
Mart 2025'te verilen 1.200 sayfalık iddianamede, Bressers "Mocro Maffia"nın Antwerpen kolunun (sık sık "Turtle" grubu veya "El Ballouti" ağı ile işbirliği içinde olan) en üst düzey finansman ve lojistik koordinatörü olarak tanımlanıyor. Savcılık, Bressers'in sadece kokaïn ithalında değil, hırsız malların beyazlatılması (kripto varlıklar aracılığıyla da), silah tedariki ve şiddet eylemlerinin planlanmasında merkezi rol oynadığını iddia ediyor. Dava, Eylül 2026'da son savunmalara girmiş durumda; kararın 2026 sonbaharı veya 2027 başında verilmesi bekleniyor. Diğer "Belçikalı baron" (iddianameye göre Nordine El B. alias "Nino") ile Bressers'in ortak operasyonel geçmişi, Antwerpen limanındaki "koruma şebekesinin" (ağırlıklı olarak liman personeli ve douanelerden rüşvetle sağlanan sızıntılar) çöküşünü de belgeler nitelikte.
Ne değişti, ne kaldı?
Bressers davası, üç kıtayı kapsayan bir uyuşturucu ağı için "dijital delilin gücü" (Sky ECC), "yargıdan kaçış aracı olarak vatandaşlık" (Türk pasaport skandalı) ve "hukuk mesleğinin suç aracına dönüşmesi" (Cem Polat davası) gibi üç farklı sistemik zaafı bir arada ortaya koydu. Belçika yargıcının vereceği karar, sadece Bressers'in ömrünü değil; Türkiye'nin yurttaşlık politikalarının revizyonunu, BAE-Belçika tahliye protokollerinin güncellenmesini ve Avrupa'da avukatlık mesleğinin denetim mekanizmalarının sıkılaştırılmasını da etkileyecek nitelikte. "Parmak Kesen"in parmakları, artık dijital delillerin ve uluslararası hukukun çelik kafesinde.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
