HaberGo
Kültür-Sanat

Gezicht: Hollanda’da 60 Yıllık Türk Göçünün ‘Yüzleri’ Bir Sergide Buluştu

Hollanda'daki Türk göçünün 60 yıllık öyküsünü fotoğraflarla anlatan 'Gezicht' projesi, toplumun değişen yüzünü ve kimlik arayışını objektiflere taşıyor.

HMHaber Merkezi
· 2 dk150 okunma
Gezicht: Hollanda’da 60 Yıllık Türk Göçünün ‘Yüzleri’ Bir Sergide Buluştu
Gezicht: Hollanda’da 60 Yıllık Türk Göçünün ‘Yüzleri’ Bir Sergide Buluştu

Amsterdam — Hollandaca "yüz" anlamına gelen Gezicht adlı fotoğraf ve belgesel proje, 1964 Ankarası-Haydarpaşa işçi anlaşmasıyla başlayan ve bugün üçüncü, dördüncü nesillere uzanan Türk göçünün görünmez kalan hikayelerini görselleştiriyor. Proje, göçmenlerin "misafir işçi" kimliğinden vatandaşlığa, köy kasabadan metropol hayatına geçişini; fabrika çamurundan sanat atölyelerine, siyaset meclislerinden spor sahalarına uzanan bir yolu kronolojik değil, tematik bir dille anlatıyor.

Arşivden Günlüğe: 60 Yılın Görsel Belleği

Projenin kurucu ekibi, Hollanda Ulusal Arşivi (Nationaal Archief) ve Türkiye Cumhuriyeti Arşivi (Devlet Arşivleri) belgeleriyle, özel aile albümlerini harmanlayarak bir "toplumsal yüz" oluşturdu. Sergi, 1970'lerin gölgelikli portrelerinden, 1990'ların çapulcu pazarlık anlarına ve 2020'lerin dijital kimlik arayışlarına kadar uzanan bir spektrum sunuyor. Kuratörler, "Göç sadece bir yer değiştirme değil, bir yüz değişimidir" diyerek, yüz ifadelerindeki umut, yorgunluk, direniş ve aidiyet duygularını odaklıyor.

Üç Nesil, Tek Çerçeve

Gezicht'in en güçlü yanı, üç neslin yüzlerini yan yana getirmesidir. İlk neslin çizik elleri ve gözlerindeki "dönüş" hayali; ikinci neslin okul kıyafetleriyle çekilmiş, hem orada hem burada hissetmekte zorlanan portreleri; üçüncü neslin ise hem Amsterdam kanallarında hem de İstanbul sokaklarında "ev" arayan, çift kimliklerini bir avantaj olarak yeniden tanımlayan özgüvenli bakışları... Proje, bu geçişte kadının rolünü de ayrı bir bölümle işliyor: Fabrikadan ev ekonomisine, ondan da sivil toplum liderliğine uzanan bir dönüşüm hikayesi.

İzmir'den Amsterdam'a: Kültürel Diplomasi Aracı Oldu

Proje, son dönemde İzmir'de açılan "Hollanda & Türkiye Sergisi" kapsamında da yer alarak, iki ülke ilişkilerinin resmi diplomasi kanallarının ötesinde, insan odaklı bir diyalog kurduğunu kanıtladı. Sergi ziyaretçileri, "Bu yüzler bizim yüzlerimiz" diyerek, resmi tarih yazımının göz ardı ettiği mikro hikayelerle yüzleşti. Aynı bağlamda, Hollanda'da yaşayan Türk kökenli 10 kişinin "topluma en yararlı" olarak seçilmesi haberinin de arka planında, Gezicht'in ortaya koyduğu "görünürlük" ve "katkı" naratifi yatıyor.

Gülşah Erçetin ve Yeni Medya Yüzü

Projenin güncel medya stratejisinde de bir "yüz" değişimi yaşandı. Hollanda yayın kurumu NOS'un Türkiye muhabirliğine Gülşah Erçetin'in atanması, diasporanın kendi hikayesini kendi dilinde anlatma gücünün sembolik bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Erçetin'in muhabirliği, Gezicht'in belglediği "yeni yüz"ün — çok dilli, çok kültürlü, dijital yerli— medya alanında da yer almaya başladığının işaretidir.

Göç Serüveni Devam Ediyor

"Türklerin Devam Eden Göç Serüveni" başlığı altındaki sosyolojik analizler, Gezicht'in belgelediği geçmişin, bugünün "yüksek becerili göç" (highly skilled migrants) ve "dijital göçmenler" geleneğiyle nasıl bir sürekizlik içinde olduğunu gösteriyor. Proje, göçün 1964'te bitmediğini, her yeni uçak biletiyle, her yeni vize başvurusuyle ve her yeni doğumla yeniden yazıldığını hatırlatıyor. Gezicht, bu yüzlerin hâlâ değişmekte olduğunu, hâlâ yeni çizgiler kazandığını ve bu yüzden de arşivinin kapalı olmadığını vurguluyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi