HaberGo
Dünya

Hartum: Dördüncü Yılda Harabe Bir Başkent, Siyasi Vakum ve Kurtarma Çabaları

Savaşın dördüncü yılında ordunun merkezî hakimiyet sağladığı Hartum'da yıkımla yüzleşen sivil toplum, ABD'nin sivil ittifak hamlesi ve İslamcı grupların askere baskısı arasında Sudan'ın geleceği belirsiz kalıyor.

HMHaber Merkezi
· 2 dk103 okunma
Hartum: Dördüncü Yılda Harabe Bir Başkent, Siyasi Vakum ve Kurtarma Çabaları
Hartum: Dördüncü Yılda Harabe Bir Başkent, Siyasi Vakum ve Kurtarma Çabaları

Sudan'ın başkenti Hartum, Nisan 2023'te patlak veren ve hâlâ sürmekte olan iç savaşın dördüncü yılına girmesiyle, tarihi dokusu ve modern altyapısı neredeyse tamamen yıkılmış bir kent manzarası sunuyor. Sudan Ordusu (SAF) ve Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki çatışmalar, kentlerin oluşturduğu "Üçlü Başkent" kuşağında (Hartum, Omdurman, Bahri) yüzbinlerce sivili göç ettirirken, son aylarda ordunun stratejik noktalardaki kontrolü, savaşın fiziki sona erdirilmesi ile siyasi çözüm arasındaki derin çatlakları ortaya çıkarıyor.

Ordu Saray'a Döndü, Ama Şehir Yaşanabilir Değil

Son dönemde ordunun, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı ve çevresindeki ministerlik binalarını RSF'den geri alması, askeri bir başarı olarak sunulsa da, yerel gözlemciler ve humaniter kuruluşlar kent merkezinin "hayat alanı" olmaktan çıktığını vurguluyor. Elektrik, su ve iletişim altyapısı yerle bir; hastanelerin %80'inin hizmet dışı kaldığı, marketlerin ve ekmek fırınlarının neredeyse tamamen kapanığı raporlanıyor. Saray önünde geçen haftalarda gerçekleşen ve Hizb ut-Tahrir'in (Tahrir Partisi) Sudan eyaletinin askerî komutan Abdel Fattah al-Burhan'a açık mektup teslim ettiği tören, ordunun sembolik hakimiyetini pekiştirse de, bu hareketin İslamcı tabanın askerî yönetim üzerindeki etkisini artırma çabası olarak okunduğu belirtiliyor.

ABD'nin "Sivil İttifak" Hamlesi ve Dışlanma Riski

Washington'ın son aylarda başlattığı diplomasatik girişimde, sivil kesimden oluşan geniş bir koalisyon (TAIS/Tagadum vb.) RSF'ye karşı askeri direnişe dolaylı destek vermek üzere teşvik ediliyor. Bu strateji, Burhan'ın askeri üstünlüğünü meşrulaştırmayı hedeflese de, direniş komiteleri ve geleneksel siyasi partiler (UMMA, Şioçi Partisi vb.) bu ittifakın "İslamcıların askere hâkimiyetini pekiştiren bir tuzak" olduğunu savunuyor. RSF'nin de bu ittifakı "askeri darbenin sivil bir örtüsü" olarak lanse ettiği, süreci daha da karmaşıklaştırıyor.

Ekonomi Port Sudan'dan Yönetiliyor, Para Birimi İkilemde

Merkez Bankası (Bank of Sudan) işlevlerini savaş başladığından beri Port Sudan'a taşımasına rağmen, bankacılık sistemi neredeyse çökmüş durumda. Resmi kur kuru ile piyasa kuru arasındaki fark artıyor, ülke genelinde nakit krizı derinleşirken, RSF kontrolündeki bölgelerde ayrı bir para basımı ve ekonomik izolasyon yaşanıyor. Çalışanlar aylardır maaş alamıyor, ziraat sezonları boşa geçtiği için gıda güvencesi bir sonraki yıl için de tehlike altına girmiş durumda.

Kuzeyde Tarih Hayat Tutuyor, Güneyde Gelecek Belirsiz

Savaşın gölgesinden uzak Kuzey Sudan'da, Nubya-Hristiyan dönemine ait yeni arkeolojik keşifler, ülkenin çok katmanlı kimliğinin ve tarihin devamlılığının bir kanıtı olarak öne çıkıyor. Bu buluntular, bugünkü yıkımın aksine, coğrafyanın derin bir geçmişe sahip olduğunu hatırlatıyor. Ancak Hartum'un sokaklarında barut kokusu ve yıkıkların arasında kalan sivil nüfus için, tarihin bu ışığı henüz bir umut ışığı değil, kaybedilenlerin acı bir hatırası olarak duruyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi