HaberGo
Dünya

İngiltere'nin Yerleşim Ambargosuna İsrail'in Sert Yanıtı: Kudüs Konsolosluğu Kapatılıyor

İngiltere önderliğinde AB'nin yerleşim ambargosu, İsrail'in Doğu Kudüs'teki İngiliz konsolosluğunu kapatmasına yol açtı. Mahkeme 1.234 konuta yeşil ışık yakarken bölgede gerginlik tırmanıyor.

HMHaber Merkezi
· 2 dk48 okunma
İngiltere'nin Yerleşim Ambargosuna İsrail'in Sert Yanıtı: Kudüs Konsolosluğu Kapatılıyor
İngiltere'nin Yerleşim Ambargosuna İsrail'in Sert Yanıtı: Kudüs Konsolosluğu Kapatılıyor

İngiltere'nin önderliğinde bir dizi Avrupa ülkesinin, işgal altındaki Filistin toprağındaki İsrail yerleşimlerine bağlı ekonomik faaliyetlere ambargo ilan etmesi, İsrail-İngiltere ilişkilerinde son yılların en ciddi diplomatik krizine dönüştü. İsrail Dışişleri Bakanlığı, dün gece yapılan yazılı bildiride, İngiltere'nin Doğu Kudüs'teki Generel Konsolosluğunun faaliyetlerinin durdurulduğunu ve konsolos personelinin ülkeyi terk etmesi için süre tanındığını açıkladı.

Ambargo kararı nasıl bir zincir reaksiyonu başlattı?

Kriz, İngiliz Dışişleri Bakanlığı (FCDO)'nun geçen hafta yayımladığı açıklamayla patlak verdi. Londra, yerleşimlerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak, yerleşimlerden ithal edilen ürünlerin gümrük muafiyetlerinden yararlanmasının durdurulacağını ve yerleşim ekonomisiyle ilişkili finansal işlemlerin kısıtlanacağını bildirmişti. Karar, Fransa, Belçika ve İrlanda gibi ülkeler tarafından da benimsendi.

İsrail, bu hamleyi "tek taraflı ve önyargılı" olarak nitelendirdi. Başbakan Benjamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamada, İngiltere'nin "terörü ödüllendirdiği" ve "İsrail'in egemenlik haklarına tecavüz ettiği" yönünde sert bir dille karşılık verildi. Misilleme kararı olarak konsolosluğun kapatılması, Viyena Sözleşmesi'ne dayanan diplomatik ilişkilerde nadir görülen bir sertlik seviyesine işaret ediyor.

Mahkeme kararı 'yereldeki gerçekleri' pekiştirdi

Diplomatik krizin ortasındaki en kritik gelişme, yargı alanından geldi. Yeruşalim İlçe Mahkemesi, dün verilen kararıyla Doğu Kudüs'te planlanan 1.234 konut biriminin ihale sürecinin durdurulmasını isteyen dava reddetti. Mahkeme, kararının gerekçesinde "bölgenin İsrail planlama kanunlarına tabi olduğunu" ve "uluslararası hukuk iddialarının iç hukuk sürecini bloke etmeye yetmediğini" kaydetti.

Avukatlar ve uluslararası hukukçular, bu kararın İsrail'in "yerelde gerçekler yaratma" stratejisine yargı onayı niteliğinde olduğunu, ambargo tartışmalarının pratikte boş kaldığını gösterdiğini belirtiyor. İlgili konutların büyük kısmı Givat Hamatos ve Atarot gibi, Kudüs'ü Batı Şeria'dan ayıran kritik coğrafi noktalarda yer alıyor.

Sokakta gerginlik: Baskın ve 6 gözaltı

Krizin diplomatik ve yargı boyutları işlerken, Doğu Kudüs'teki güvenlik operasyonları aksamadı. İsrail Güvenlik Kuvvetleri (Şin Bet) ve Polis Özel Birimleri, bu gece Silwan ve İsawiya mahallelerinde düzenlediği operasyonda 6 Filistinliyi gözaltına aldı. Resmi kaynaklar, gözaltı alınanların "terör örgütleri için propaganda yapmak ve toplu eylemler organize etmek" suçlamasıyla sorguya çekildiğini belirtti. Filistinli kaynaklar ise operasyonun, diplomatik kriz ortamında baskı politikasının bir parçası olduğunu öne sürüyor.

Uluslararası hukuk ve önümüzdeki süreç

BM Kudüs Özel Koordinatörü Tor Wennesland, tarafların "durumu daha da alevlendirmekten kaçınmasını" çağırırken, AB Dış Politika Başkanı Josep Borrell'in kalıntı ekibi, ambargonun hukuki dayanağının BM Güvenlik Konseyi 2334 sayılı kararı ve Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) 2024 danışma görüşü olduğunu hatırlattı.

Uzmanlar, konsolosluğun kapatılmasının Viyena Sözleşmesi Madde 23 ve 31 çerçevesinde "diplomatik misyonun işlevsizleştirilmesi" suretiyle uluslararası hukuk ihlali teşkil edip etmediğini tartışıyor. İngiltere'nin karşılık hamlesi (örneğin Tel Aviv'deki İsrail Büyükelçisini çağırma) ve AB'nin ambargonun kapsamını genişletip genişletmeyeceği, önümüzdeki haftaların gündemini belirleyecek.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi