İngiltere Parlamento'ndan tarihsel uyarı: Yapay zeka insan haklarını tehdit ediyor, bağlayıcı yasa çağrısı
İnsan Hakları Ortak Komitesi, hükümetin 'yenilikçi yaklaşım' Beyaz Kitabı'nı yetersiz buldu; algoritmik önyargı, gözetim ve hesap verebilirlik boşluklarını kapatmak için kapsamlı bir Yapay Zeka Yasası tasarısı istedi.

Londra — İngiltere Parlamento'nun partiler arası İnsan Hakları Ortak Komitesi (JCHR), yapay zekanın (YZ) mevcut yasal çerçeve dışında kaldığı ve temel hak ve özgürlükler için "sistemik risk" oluşturduğu sonucuna vardı. Komite, dün yayımladığı "Yapay Zekanın İnsan Hakları Üzerine Etkileri" başlıklı kapsamlı raporda, hükümetin tercih ettiği sektörel, gönüllülük esasına dayalı düzenlemenin (Beyaz Kitap) koruma sağlayamadığını tespit ederek, Parlamento'nun ertesi oturumda işbaşına girecek bir Yapay Zeka Yasası Tasarısıni onaylamasını çağırdı.
Beyaz Kitap'ın "boşlukları" ve AB'den ayrışma
Raporda, Rishi Sunak hükümetinin Mart 2023'te açıkladığı "Yapay Zekada Yenilikçi Bir Yaklaşım" Beyaz Kitabı'nı, Avrupa Birliği'nin (AB) risk tabanlı, bağlayıcı ve cezai yaptırımlı Yapay Zeka Yasası (AI Act) ile karşılaştırarak, İngiltere modelinin "parçalanmış" ve "uygulanamaz" kaldığı vurgulandı. Komite Başkanı Joanna Cherry KC, "Mevcut veri koruma, eşitlik ve insan hakları yasaları, YZ sistemlerinin ölçeklenebilirliğini, opaklığını ve özerk karar verme yeteneğini karşılamakta yetersiz kalıyor" ifadelerini kullandı. Rapor, özellikle kamu hizmetlerinde (sağlık, refah, ceza infazı) kullanılan algoritmik karar destek sistemlerin denetlenemeyen "kara kutu" yapısının, ayrımcılığın sistematikleştirilmesine yol açabileceğini öne sürüyor.
Üç kritik risk alanı: Önyargı, gözetim, hesapsızlık
Komite uzmanlarının getirdiği kanıtlara dayanarak rapor, riskleri üç ana başlıkta topladı:
- Algoritmik ayrımcılık: İşe alım, kredi notu ve polis tahmin yazılımlarında ırk, cinsiyet ve sosyal statüye dayalı önyargıların tespit edildiği, ancak mevcut Eşitlik Yasası (Equality Act 2010) ile etkili mücadele edilemediği belirtildi.
- Biyometrik gözetim ve gizlilik: Gerçek zamanlı yüz tanıma ve duygu analizi teknolojilerinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. Maddesi (Özel Hayat Hakkı) ile uyumsuzluğu ve "toplu gözetim" alışkanlığı oluşturma tehlikesi işaret edildi.
- Hesap verebilirlik boşluğu: Otomatik kararlar için "insan denetimi" şartı konulmuş olsa da, operatörlerin sistemlerin mantığını anlayamadığı ("otomasyon yanlılığı") ve itiraz mekanikmalarının pratikte işlemediği kaydedildi.
Hükümet direnci ve "yasama fırsatı" penceresi
Bilim, İnovasyon ve Teknoloji Departmanı (DSIT) kaynakları, raporun yayınlanmasından hemen önce yapılan basın toplantısında, "YZ güvenliğini teşvik etmeden inovasyonu boğmamak adına esnek, sektörel düzenlemeyi koruyacaklarını" sinyalletti. Ancak JCHR üyeleri, Bu yaklaşımın, İngiltere'yi AB pazarından koparan ve yurt içi tüketicileri korumasız bırakan bir "düzenleme boşluğu" yarattığını iddia ediyor. Komite, raporunun 40 sayfalık "Taslak Yasa Metni" ekini de Parlamento'nun gündemine taşıyarak, Genel Seçim öncesi son yasama döneminin bu konuda "son şans" olabileceğini hatırlattı.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
