Kadınlarda migren neden 3 kat daha fazla? Hormon dalgalanmaları ve beyin farkları açıklanıyor
Kadınların erkeklere göre 3 kat daha sık migren yaşamasının arkasında östrojen dalgalanmaları, beyin yapısındaki farklar ve menstrual döngü tetikleyicileri yatıyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre toplumun yaklaşık %15'ini etkileyen migren, kadınlarda erkeklere oranla üç kat daha sık görülen bir nörolojik hastalık. Bu farklılığın temelinde biyolojik, hormonal ve yapısal nedenler bir arada yer alıyor.
Östrojen dalgalanmaları ana tetikleyici
Nöroloji uzmanları, kadınlarda migren sıklığının artmasındaki en belirleyici faktörün östrojen hormonundaki ani düşüşler olduğunu vurguluyor. Menstruasyon öncesinde, gebelikte, menopoz döneminde ve doğum kontrol hapları kullanımında yaşanan östrojen seviyesi değişimleri, beyin damarlarının genişlemesine ve sinir hücrelerinin hassasiyetine yol açıyor. Bu durum "menstruel migren" olarak tanımlanan, tedavisi daha zor olan bir alt gruba neden oluyor.
Beyin yapısı ve genetik yatkınlık
Manyetik rezonans çalışmaları, kadın beyinlerinde migraine ilişkili ağların (özellikle hipokampus ve amigdala) erkeklere göre daha aktif olduğunu ve farklı bir bağlantı haritasına sahip olduğunu gösteriyor. Ayrıca genetik yatkınlık kadınlarda daha baskın şekilde ifade ediliyor; anne veya kız kardeşi migreni olan kadınlarda risk katlanarak artıyor.
Yaşam tarzı ve teşhis süreci
Hormonlar tek sebep olmasa da; yetersiz uyku, yoğun stres, atlanan öğünler ve sırt çantası taşımak gibi günlük yükler kadınlarda atak sıklığını tetikliyor. Uzmanlar, kadınların baş ağrılarını "sadece stres" veya "sinir baş ağrısı" sanıp geçiştirmesi, erkeklere göre ortalama 2-3 yıl gecikmiş teşhise yol açtığını kaydediyor. Erken tanı ve profilaksik tedavi, kronikleşmeyi önlemede kritik öneme sahip.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
