HaberGo
Politika

Kılıçdaroğlu: "Altılı Masa için itirazlar geldi, arkadaşlarımı ikna ettim; İmamoğlu adaylığına pişman değilim"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Altılı Masa kurulumunda parti içi direnişi ve ikna sürecini anlattı. İmamoğlu adaylığına "hayır" diyerek pişmanlık yoklarını vurgularken, eğitimde üstün yeteneklilere özel sınıf ve üniversite özerkliğini savundu.

HMHaber Merkezi
· 2 dk299 okunma
Kılıçdaroğlu: "Altılı Masa için itirazlar geldi, arkadaşlarımı ikna ettim; İmamoğlu adaylığına pişman değilim"
Kılıçdaroğlu: "Altılı Masa için itirazlar geldi, arkadaşlarımı ikna ettim; İmamoğlu adaylığına pişman değilim"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Avrasya Stratejik Araştırmalar Platformu (ASAD) Genel Merkezi'ni ziyareti sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, gündemin en kritik isimlerinden Ekrem İmamoğlu'nun adaylığına ilişkin net bir çizgi çizdi. Kılıçdaroğlu, "İmamoğlu'nu aday yapmasaydım diye düşündünüz mü?" sorusuna "Yok. Hayır, hayır" şeklinde kısa ve kesin bir cevap verdi. Kılıçdaroğlu, siyasi hayatındaki kararları değerlendirirken "Çok önemli bir kararım yok, keşke yapmasaydım dediğim" ifadesini kullanarak İmamoğlu kararasının doğru olduğuna inandığını tekrar vurguladı.

Altılı Masa itirazla karşılaştı, ikna süreci işledi

Altılı Masa'nın kurulması sürecine dair Kılıçdaroğlu, kararın parti içinde itirazlar uyandırdığını kabul etti. "Doğru olduğuna inandım ve arkadaşlarımı ikna ettim" diyen CHP lideri, Cumhurbaşkanlığı sisteminde aranan yüzde 51 koşulunun siyasi partileri ittifak yapmaya zorladığını kaydetti. Kılıçdaroğlu, "Nitekim bizim ittifakımızdan sonra Erdoğan da ittifak yapmak zorunda kaldı" diyerek stratejik hamlenin sonuçlandığını belirtti.

Zengezur Koridoru: "Türkiye imzalamış kabul ediyor"

Dış politikada Zengezur Koridoru'nun önemi üzerine duran Kılıçdaroğlu, "Türkiye, Azerbaycan'ı kendisinden ayırmıyor. O anlaşmayı Azerbaycan imzalamışsa Türkiye de imzalamış kabul ediyor" dedi. Kuşak-Yol Projesi'nin Türkiye ve Orta Asya için hayati önem taşıdığını, Merkez Türkiye Projesi vizyonunun bu koridor üzerinden kurulduğunu ifade etti.

Eğitimde köklü değişim çağrısı: Üstün yeteneklilere özel sınıf, yapay zekâda soru sorma becerisi

Bilim, araştırma ve eğitim politikalarına ağırlık veren Kılıçdaroğlu, gelişmiş ülkelerin bilimsel araştırmalara ayırdığı kaynakların ülke ekonomilerini nasıl dönüştürdüğüne dikkat çekti. Covid-19 aşısının iki Türk kökenli Alman bilim insanı tarafından geliştirilmesi ve Alman ekonomisine 40 milyar dolar kazandırılması örneğini veren Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin de bu potansiyeli değerlendirmesi için "yüksek yetenek inşası"na odaklanması gerektiğini savundu.

Toplumun yüzde 1,5-2'si olan üstün zekâlı bireylerin devlet tarafından korunması, özel ayrıcalıklar ve imkanlar sağlanması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, Millî Eğitim Bakanlığı'nın bu konuyu hâlâ kavramadığını, yapay zekâ çağında ezberin yerini "nitelikli soru sorma" becerisinin aldığını vurguladı. İngiltere'nin dünya sıralamasındaki ilk 20 üniversiteden mezunlara sorusuz vatandaşlık veren yasasını referans göstererek beyin göçünü tersine çevirmek için nitelikli gençlerin ülkeye tutunması gerektiğini öne sürdü.

"Üniversite kendi rektörünü seçemiyorsa orası üniversite değildir"

Üniversite özerkliği meselesini gündeme getiren Kılıçdaroğlu, rektör atama sürecinin siyasi bir kurum tarafından belirlendiğini eleştirdi. "Bir üniversite kendi rektörünü seçemiyorsa orası üniversite değildir. Özerk değildir" diyen Kılıçdaroğlu, nitelikli adaylar arasından oybirliğiyle rektör seçiminin bilimsel bir süreç olduğunu, bunu siyasetin elinden alması gerektiğini savundu.

"Eksiğimiz var, hatamız da var; itiraz kültürü CHP'yi diri tutar"

Siyasi yaşamdaki hataları ve eksiklikleri sorgulayan Kılıçdaroğlu, "Her yaptığınızın doğru olduğunu iddia eden yanılgıya düşer" diyerek özür dilediklerini, hataları insana özgü bir kavram olduğunu ifade etti. CHP'nin "itiraz kültürü"nün partiyi diri tutan en önemli dinamik olduğunu, MYK ve partili arkadaşlardan gelen itirazların dinlendiğini, ortak akıl oluşturulduğunu kaydetti. Ekonomi politikalarının "devlet politikası" olamayacağını, yolların ve yöntemlerin farklı olabileceğini ancak hedefin (kişi başına gelirin artması) ortak olması gerektiğini vurguladı.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi