Maduro’nun 3. Dönemi: Meşruiyet Çıkmazı, Askeri Bağlılık ve Venezuela’nın Yeni Denklemi
28 Temmuz 2024 seçimlerinden bu yana Nicolás Maduro, meşruiyet krizini askeri hiyerarşinin sadakati ve yargı kontrolüyle yönetiyor; opposition sürgünde, ekonomi kısmi petrol gelirlerine dayanıyor.

Caracas — Nicolás Maduro Moros, 28 Temmuz 2024 prezidans seçimlerinde Ulusal Seçim Konseyi (CNE) tarafından “%51,2” oyla kazanan ilan edilerek 10 Ocak 2025'te üçüncü dönemine başladı. Ancak oy kayıtlarının (actas) halka açıklanmaması, muhalefet lideri Edmundo González Urrutia’nın “%67 oyla kazandığını” iddia ettiği tutanakların yurt dışında yayımlanması ve Avrupa Birliği, ABD ve bir dizi Latin Amerikan ülkesinin sonucu tanımaması, Maduro’nun yeni dönemini derin bir meşruiyet krizi içinde başlattı.
İktidarın dayanağı: Askerî hiyerarşi ve yargı kontrolü
Krizden bu yana Maduro’nun iktidarını koruyan en kritik değişken, Fuerza Armada Nacional Bolivariana (FANB) komuta zincirinin sadakati oldu. Savunma Bakanı Vladimir Padrino López ve Yüksek Askeri Komutanlık, “Anayasa ve CNE kararı” gerekçesiyle Maduro’ya bağlılık beyan etti. Paralel olarak, Anayasa Mahkemesi (TSJ) Seçim Odası, 22 Ağustos 2024'te CNE’nin kazanan ilanını “doğrulayan” bir hüküm verdi; bu karar, yargının yürütmeyle entegrasyonunu bir kez daha betonladı.
Muhalefet: Sürgün, tutuklama ve parçaalanma
Seçim gecesinden itibaren başlayan operasyonlarda 2.000’nin üzerinde kişi tutuklandı; aralarında gençler, sendikalistlar ve yerel muhalefet koordinatörleri yer aldı. María Corina Machado Caracas’ta gizli kaldı, Edmundo González İspanya’ya sığındı. Platforma Unitaria Demokratik (PUD) içi, “diplomatik çözüm” ile “sokağa çıkış” eksenlerinde ayrıştı; bu durum sokak direncinin organize edilememasına yol açtı.
Ekonomi: Petrol lisansları ve dolarizasyon tamponu
ABD, Kasım 2024’te Chevron’un faaliyet lisansını 2025 sonuna kadar uzatırken, Maduro hükümeti PDVSA’nın üretimini günde ~900.000 varile çıkardı. Bu akış, resmi dolar kurını (BCV referansı) istikrarlı tuttu; ancak minimum ücret 130 bolivar (yaklaşık 3,5 ABD Doları) seviyesinde kaldı. Reel ücretler düşük, dolarizasyon %60’ın üzerindeki perakende satışlarda hakim; yoksullık oranı (ENCOVI 2023 verisi) hâlâ %80 bandında.
Uluslararası arena: İzolasyon ve “pragmatik” diyalog
Lula da Silva (Brezilya) ve Gustavo Petro (Kolombiya) girişimli “doğrulama komisyonu” teklifi, Maduro’nun “iç mesele” reddiyle sonuçsuz kaldı. AB ve ABD, “şeffaf kayıt paylaşımı yoksa tanıma yok” çizgisinde kaldı. Tersine Rusya, Çin, İran, Türkiye ve Küba, Maduro’yu “meşru cumhurbaşkanı” olarak tanıdı. ICC Baş Savcısı Karim Khan, “insanlık suçları” iddiasıyla açtığı ön incelemeyi sürdürüyor; Maduro hükümeti Caracas’ta ICC ofisini kapatarak tepki gösterdi.
Göç dalgası ve bölgesel etki
Birleşmiş Milletler verilerine göre 2015’ten bu yana 7,7 milyon Venezuelalı ülkeyi terk etti; seçim sonrası aylarda Colombie, Ekvador, Peru ve Şili sınırlarına günlük binlerce kişi akış hızı arttı. Bu durum, Andean ülkelerde vizeli geçiş ve askeri karargah kurma tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
Önümüzdeki yıl için kritik gözlem noktaları
- Chevron lisansı: ABD yönetimi (Ocak 2025 sonrası) lisansı yenilemezse petrol gelirleri %30-40 düşebilir.
- Askerî darbe riski: Orta kademeli komutanlarda hayal kırıklığı söylentileri var; ancak yüksek komuta hâlâ sadık.
- Muhalefet birliği: Machado-González ekseninin sürgünden strateji üretebileceği şüpheli.
- İç borç ve enflasyon: BCV’nin dolar enjeksiyonu yetmezse hiperenflasyon ikinci dalgası riski.
Özetle; Maduro, kurumsal kontrolü (asker, yargı, seçim otoritesi) ve dış müttefik desteğiyle koltuğunu koruyor; ancak meşruiyet açığı, ekonomik kırılganlık ve bölgesel göç baskısı, 2030’a kadar sürecek dönemde Venezuela’yı sürekli bir “yönetilebilirlik krizi” içine sokuyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
