Marianne Rosenberg: Sinti kökenli efsane, 50 yıl sonra nasıl 'Diva' oldu?
2024 'Diva' albümüyle zirveye dönen Marianne Rosenberg'in, Auschwitz kalıntılarından pop ikonluğuna uzanan 50 yıllık direniş hikayesi.

Marianne Rosenberg, 1955'te Batı Berlin'de doğdu. Babası Otto Rosenberg, Sinti kökenli bir Auschwitz hayatta kalanı ve daha sonra Almanya'da Romanı hakları mücadelesinin önde gelen isimlerinden biriydi. Bu aile hikayesi, Rosenberg'in sanatını ve kamu kimliğini şekillendiren en temel dayanak oldu. Kariyeri 1970'te "Fremder Mann" single'ıyla başladı ancak 1975'te çıkan "Er gehört zu mir" (O Bana Ait) ile Alman pop tarihinde yerini kazandırdı. Şarkı, o dönemde nadiren görülen bir özgüvenle kadın perspektifinden ilişkiyi anlatarak anında bir hımne dönüştü.
70'lerin şovcuğundan 2020'lerin 'Diva'sına
1970'lerin parlak Schlager yıldızı, 80'lerde modaların değişimiyle gerilere itildi. Rosenberg bu dönemde Fransa'ya göç etti, Fransızca albümler çıkardı ama ticari başarı yakalayamadı. 90'larda Almanya'ya dönüşü, nostalji dalgasının üzerinde süzülmekten öte, kendini yeniden icat etme çabasıydı. Asıl kırılma 2020'de geldi. "Im Namen der Liebe" (Aşk Adına) albümü, üretici Mark Smith ile kurulan ortaklıkla modern bir synth-pop/disco estetiğine kavuştu. Albüm, resmi Offizielle Deutsche Charts'te birinci sıraya çıkarak, 75 yaşında bir sanatçının tarih yazdığını kanıtladı. Bu başarı, ona "En İyi Schlager Sanatçısı" Echo ödülünü (son Echo töreninde) ve sonrasında Opus Klassik'i kazandırdı.
LGBTI+ topluluğu için bir direniş sembolü
Rosenberg'in "Diva" unvanı sadece müzikal başarısından gelmiyor. 2000'li yıllarda cinsel kimliğini kamusal alanda benimsemesi, onu Almanya'da LGBTI+ hareketinin en görünür ve saygı gören ikonlarından biri yaptı. Yıllardır Christopher Street Day (CSD) Berlin'in sabık kalmaz konuğu olan sanatçı, "Er gehört zu mir" şarkısını topluluk için bir özgürlük marşına dönüştürdü. 2024'te çıkan "Diva" albümü, bu kimliği müziğe döküyor; disco ritimleriyle donatılmış parçalar hem geçmişe saygı hem de güncel bir dans edebilirlik sunuyor. Albüm listelerde ilk hafta 3. sıraya girdi.
Siyasi duruş ve miras
Sanatçı, babasının mirası üzerinden extrema sağa ve ırkçılığa karşı sürekli ses çıkardı. "Almanya'nın karanlık geçmişi unutulmamalı" diyen Rosenberg, 2023'te Bundesverdienstkreuz (Almanya Federal Ödül Nişanı) ile onurlandırıldı. Bu ödül, hem müzikal katkısı hem de demokrasi ve insan hakları mücadelesindeki rolü için verildi. Bugün 71 yaşında (2026 itibarıyla) hâlâ turne yapıyor, sahne performanslarıyla genç nesillerle buluşuyor. Rosenberg'in hikayesi, bir pop yıldızının nasıl bir toplumsal bellek taşıyıcısına dönüştüğünün nadir örneklerinden biri.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
