HaberGo
Dünya

Muhammed Ebu Şamat: Esad'ın 'Kasabı'nden Hesap Verme Sürecine

4. Zırhlı Tümen komutanlığındaki rolü, Doğu Guta ve Deraa'daki savaş suçları suçlamaları ve yeni Suriye'de hesabı sorulması beklenen isimlerin başında gelen Ebu Şamat'ın karanlık profili.

HMHaber Merkezi
· 2 dk72 okunma
Muhammed Ebu Şamat: Esad'ın 'Kasabı'nden Hesap Verme Sürecine
Muhammed Ebu Şamat: Esad'ın 'Kasabı'nden Hesap Verme Sürecine

Suriye'de Baas rejiminin 61 yıllık egemenliğinin Aralık 2024'te çöküşüyle birlikte, rejimin en korkunç silahlarından biri olan 4. Zırhlı Tümen'in alan komutanlarından Muhammed Ebu Şamat (Muhammed Ebu'ş-Şamat), uluslararası ve yerel adalet mekanizmalarının odak noktası haline geldi. Mahir Esad'ın doğrudan denetiminde operasyon yaparak 'Tavşan Avı' ve 'Demir Yumruk' gibi kod adlı askerî harekâtların sahnesinde kilit roller oynaması, onu rejimin sivil topluma yönelik şiddet stratejisinin somut bir yüzü yaptı.

Mahir Esad'ın Gölgesinde Yükseliş

Askeri kaydı resmi kaynaklarda 'Amid' (Tuğgeneral) rütbesiyle geçen Ebu Şamat, 4. Tümen'in elit birimlerinden 42. Zırhlı Alay (Ghiath Kuvvetleri) komutanlığı görevini uzun süre üstlendi. Bu birim, rejimin 'ateş kesmesi ihlalleri', 'çevrele ve boğ' taktiği ve kimyasal silah kullanımı iddialarıyla en çok anılan yapı taşlarından biriydi. Ebu Şamat, Mahir Esad'ın güvenilirlik çevresinin dar bir parçası olarak, komutan zincirindeki 'sadakat' kriterinin ötesinde, operasyonel ruthlessness (acımasızlık) ile öne çıkan bir isim olarak tanımlanırdı.

Doğu Guta ve Deraa: Suçlamaların Odak Noktası

Birleşmiş Milletler Suriye Araştırma Komisyonu raporlarında ve Insan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) belgelerinde adı geçen Ebu Şamat, 2018 yılında Doğu Guta'nın kuzeybatısındaki Harasta, Duma ve Muadeymiye kentlerinin kuşatılması ve bombalanması sırasında 42. Alay'ın ileri komutanlıklarını yürüttü. Aynı dönemde Deraa'daki 'Müteahhitler ve Askerî Güvenlik' ofisleri aracılığıyla yapılan gizli tutuklamalar ve işkence süreçlerinde de komutanlık zincirinin bir halkası olduğu iddia edildi. Bu süreçlerde sivil hedeflere yönelik wadili füzeler ve çöp bombaları kullanımı, onun komuta sorumluluğu altındaki birimlerin 'modus operandi'si olarak belgelenmiştir.

Uluslararası Yaptırımlar ve 'Cezar Kanunu' Kapsamı

ABD Hazine Bakanlığı'nın Yabancı Varlık Kontrol Ofisi (OFAC), Ebu Şamat'ı Cezar Suriye Sivil Koruma Kanunu kapsamında 2020 yılında yaptırım listesine aldı. AB ve İngiltere de 2021-2022 dönemlerinde varlık dondurma ve seyahat yasağı kararı veren listelere ekledi. Resmi yaptırım metinlerinde ondan; 'Sivil nüfusa karşı sistematik saldırıları planlama, koordine etme ve icra etme' suçlamasıyla 'savaş suçları ve insanlık karşısındaki suçlarda sorumlu komutan' olarak bahsedilmektedir. Bu yaptırımlar, onun uluslararası finans sistemine erişimini kesmeyi ve seyahatini kısıtlamayı hedeflese de, rejim çökene kadar Suriye içindeki operasyonel hareketliliğini engellemedi.

Esad Çöktüğünde Nerede? Geçiş Dönemi Adaleti

Aralık 2024'te Esad ailesinin Rusya'ya kaçışı sırasında, 4. Tümen komuta kademesinin çoğu da Lübnan, İran veya Rusya yönünde yollarla Suriye'yi terk etti. Ebu Şamat'ın kaçış rotası hakkında resmi bir onay yoktur; ancak Suriye Geçiş Hükümeti Adalet Bakanlığı ve Suriye Ulusal Koalisyonu'nun paylaştığı 'arananlar listelerinde' adı ilk sıralarda yer almaktadır. Şubat 2025'te Damascus'ta kurulan 'Savaş Suçları Araştırma Birimi', eski istihbarat şubelerinde ele geçirilen belgelerde Ebu Şamat'ın imzalı operasyon emirleri ve lojistik talimatlar tespit edildiğini açıklamıştı. Uluslararası Polis Örgütü (Interpool) kırmızı bildirimi talebinin verilip verilmediği konusunda resmi açıklama yapılmamakla birlikte, Suriye Barosu ve uluslararası hukuk dernekleri, yargı sürecinin 'komuta sorumluluğu' (command responsibility) ilkesine dayanarak işletileceğini öngörüyor.

Ebu Şamat davası, yeni Suriye'nin 'intikam adaleti' ile 'geçiş adaleti' (transitional justice) arasındaki dengeyi test edecek ilk büyük vaka adaylarından biri olarak görülüyor. Suç işleme yerleri olan Doğu Guta ve Deraa'daki mahkeme dosyalarının toplanması, tanık koruma programlarının işletilmesi ve uluslararası delil standartlarına uygun yargılama altyapısının kurulması, bu sürecin ne kadar süreceğini belirleyecek kritik değişkenler.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi