Orhan Miroğlu AKP'yi hedef aldı: 'Fonlarda talan var, tarihin en örgütlü ihaneti'
Eski AKP milletvekili Orhan Miroğlu, iktidarın fon yönetiminde "büyük bir soygun" olduğunu iddia ederek partisine "tarihin en örgütlü ihaneti" yapıldığını savundu. Mahalle bazında artan itirazlar gündeme geldi.

Orhan Miroğlu, AKP'nin kurucu kadrolarından, Diyarbakır'dan eski milletvekili ve akademisyen kimliğiyle, son günlerde parti yönetimine ve iktidara yönelik en sert eleştirilerden birini dile getirdi. Miroğlu, sosyal medya hesabından ve yakın çevrelerle paylaştığı değerlendirmelerde, Türkiye Varlık Fonu (TÜVAN) ve diğer kamu fonlarının yönetiminde sistematik bir "talan" ve "şeffaflık ihlali" olduğunu ileri sürdü.
"Ortada talan var, kimseyi inandıramazsınız"
Miroğlu, eleştirilerinin odak noktasını "fon ekonomisi"ne oturtarak, "Ortada talan var, kimseyi sürece inandıramazsınız" ifadelerini kullandı. Eski milletvekili, kaynakların kamu denetimi dışında, merkezi bir iradeyle transfer edildiğini ve bu sürecin hukuki zemininin zayıflatıldığını vurguladı. Miroğlu'na göre, mevzuat değişiklikleriyle fonların denetim mekanizmaları işlevsiz hale getirilmiş, bu da "büyük bir soygun" zeminini hazırlamıştır.
Taban direnişi mahalle bazına indi
Miroğlu'nun bu açıklamaları, AKP'nin geleneksel güçlü olduğu bölgelerde ve mahalle organizasyonlarında giderek artan bir rahatsızlıkla örtüşüyor. Parti tabanından yansıyan bilgilere göre, özellikle Anadolu kentlerinde ve metropol ilçelerinde mahalle başkanları ve üye milletvekili adayları arasında "hesap sorma" talepleri yoğunlaşıyor. Bu süreç, partinin iç demokrasi kanallarının tıkandığı iddialarını da güçlendiriyor.
"Tarihin en örgütlü ihaneti" kavramı ne anlama geliyor?
Miroğlu'nun "tarihin en örgütlü ihaneti" tabiri, sadece mali bir işlemden değil, siyasi bir sözleşmenin feshedilmesinden bahsetmesi açısından dikkat çekiyor. Akademisyen kimliğiyle yazdığı makalelerde ve TV programlarında, iktidarın "Milli İrade" ve "Müstakil Türk Devleti" retoriği ile uygulamalar arasındaki çelişkiyi işaret eden Miroğlu, fonların yurtdışı şirketlerine veya anonim ortaklıklara devredilmesinin, millî kalkınma hedefleriyle çeliştiğini savunuyor.
Parti disiplini mi, vicdan azabı mı?
AKP yönetimi henüz Miroğlu'nun bu spesifik iddiaları üzerine resmi bir cevap vermekte ya da disiplin süreci başlatmakta gecikiyor. Partinin üst yönetimindeki isimler, eleştirileri "bireysel görüş" olarak küçültme eğilimindeyken, tabanın bu tavrı ne kadar taşıyabileceği belirsiz. Uzmanlar, Miroğlu gibi kurucu kadroların bu tonla çıkmasının, 2028 seçim stratejileri için riskli bir tablo çizdiğini kaydediyor.
Gelişmeler, AKP'nin içindeki "muhalefet" dinamiklerinin, ekonomik performans ve şeffaflık eksiklikleri ekseninde yeni bir boyut kazandığını gösteriyor. Miroğlu'nun bir sonraki adımının, yasal süreç başlatma ya da geniş bir imza kampanyası olabileceği konuşuluyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
