Prof. Dr. Mehmet Kavukçu: "Toprak unutmaz, ben de unutturmam" – Erzincan'ın hafızasını şekillendiren 20 yıl
EBYÜ Güzel Sanatlar Fakültesi'nde açılan "İzler" retrospektifi, eski dekan Prof. Dr. Mehmet Kavukçu'nun toprağın hafızasıyla kurduğu o alışılmadık diyalogu ve Erzincan'ın sokaklarına yerleşen anıtların hikayesini anlatıyor.

Erzincan – Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Sergi Salonu'nda dün akşam açılan "İzler: Toprak, Ateş ve Hafıza" adlı retrospektif sergi, fakültenin kurucu dekanlarından Prof. Dr. Mehmet Kavukçu'nun neredeyse yirmi yıllık Erzincan serüvenini, sanatın toplumsal muhasebesi üzerinden özetliyor.
Serge, sanatçının fakülte dekanlığı görevi sırasında (2012-2020) ve sonrasında kentin çeşitli noktalarına yerleştirdiği anıt ve heykel çalışmalarının maketleri, çamur yakası eserleri ve groß formatlı çamur resimlerinden oluşuyor. Açılışa vali, rektör ve sanat çevrelerinin yoğun katılımı, Kavukçu'nun "sadece atölye sanatçısı olmaktan çıkıp kent hafızasının yazıcısı olma" çabasının ne kadar benimsendiğini gösterdi.
Sokaklara inen bir estetik: "Sanat müzede değil, yaşamın ortasında olmalı"
Prof. Dr. Kavukçu, açılış konuşmasında kariyeri boyunca savunduğu felsefeyi tekrar vurguladı: "Toprak bu topraklardan gelir, bu topraklara döner. Benim işim, aradaki süreci; acıları, direnişi, yeşermeyi forma dökmektir." Sanatçı, 2015'te kent meydanına yerleştirilen "Göç ve Dönüş" anıtı ile 2018'de Üzümlü ilçesinde açılan "Toprak ve Ateş" heykel yolu projesinin, kent planlamacılığına değil, halkın günlük yürüyüşüne müdahale eden birer "açık hava müzesi" olarak tasarlandığını anlattı.
Üniversite kaynaklarına göre, sergide yer alan 40'ın üzerindeki eserin çoğu, sanatçının "Toprak ve Ateş Uluslararası Seramik Sempozyumları" sürecinde (2013-2019) atölye ortamında üretilmiş, ardından kentin farklı koordinatlarına yerleştirilmiştir. Bu sempozyumlar, Erzincan'ı Türkiye seramik sanat haritasında bir "atölye kent" konumuna taşıyan en belirleyici girişimlerden biri olarak kaydedildi.
Doğa ve insanın kırılgan dengesi
Serginin en dikkat çeken bölümü, son beş yılda odaklandığı "Yangın Ormanları" ve "Kuruyan Göller" serileri. Bu çalışmalarda Kavukçu, seramiğin dayanıklılığı ile doğanın kırılganlığı arasında çarpıtıcı bir zıtlık kuruyor. Çamurun ateşte donması metaforu, Anadolu'nun çevre krizini anlatan en güçlü dille ifade ediliyor. Sanatçı, "Orman yangınlarında yanık ağaç gövdeleri içinde kalıntı kalan kömür, benim için boya, benim için hikaye oldu" diyerek, malzeme ile anlatım birliğine dikkat çekti.
Sergi kuratorluğunu yapan Doç. Dr. Ayşe Kaya, eserlerin "estetik bir zevk ötesinde, coğrafi bir vicdan muhasebesi" işlevi gördüğünü belirterek, "Kavukçu'nun eserleri Erzincan'ın coğrafyasını okuyan herkes için birer işaret taşı haline geldi" ifadelerini kullandı.
"İzler: Toprak, Ateş ve Hafıza" sergisi, EBYÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Sergi Salonu'nda 30 Kasım 2026 tarihine kadar ziyaretçilerine açık olacak. Giriş ücretsizdir.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
