HaberGo
Dünya

Rusya Seçimleri: Savaş Koşullarında Meclis Yeniden Şekilleniyor

19-21 Eylül'de yapılan Devlet Duma seçimleri, Birleşik Rusya'nın egemenliğini pekiştirirken Kremlin'in savaş yönetimi için meşruiyet arayışını ve elit dengelerini test ediyor.

HMHaber Merkezi
· 2 dk69 okunma
Rusya Seçimleri: Savaş Koşullarında Meclis Yeniden Şekilleniyor
Rusya Seçimleri: Savaş Koşullarında Meclis Yeniden Şekilleniyor

19-21 Eylül tarihleri arasında üç gün süren oylamayla Rusya'da 8. Devlet Duma'nın yerini alacak 9. çağrışım için seçimler tamamlandı. Seçimler, Rusya'nın Şubat 2022'den beri sürdürdüğü "Özel Askeri Operasyon" sürecinin askeri, ekonomik ve sosyal yükünün en ağır hissedildiği dönemde gerçekleşti. Devlet Başkanı Vladimir Putin'in iktidarı için doğrudan bir risk oluşturmasa da, Kremlin bu süreçleri "savaş meşruiyeti"nin iç politikadaki karşılığı olarak kurguladı.

Yönetimli Çok Partili Sistemin Yeni Dengeleri

Seçimlere giren 14 partiden sadece dördünün (Birleşik Rusya, KPRF, LDPR, Yeni İnsanlar) Meclis'e gireceği öngörülürken, asıl kırılma noktası "sistemik muhalefet" partilerinin aldığı oy oranları ve tek kişilik seçim çevrelerindeki performans oldu. Merkezi Seçim Komisyonu (TSİK) verilerine göre elektronik oylama (DEG) sisteminin yaygınlaşması ve gözlemci erişiminin kısıtlanması, sonuçların öngörülebilirliğini artırdı. Birleşik Rusya'nın 450 milletvekili koltuğundan 315-320 aralığında bir sayede "anayasal çoğunluğu" (300 koltuk) koruyarak anayasa değişikliği yetkisini elinde tutması bekleniyor.

Kremlin Neden Bu Kadar Yatırım Yapıyor?

Analistler, seçimlerin asıl işlevinin "meşruiyet yenilemesi" olduğunu vurguluyor. Savaş ekonomisi bütçesini onaylayacak, mobilizasyon yasalarını geçirecek ve 2028 başkanlık seçimlerine giden yolu ebetecek bir parlamentonun kontrollü bir şekilde kurulması hedefleniyor. Ayrıca, bölge başkanları ve elit grupları arasındaki sadakat testinin de bu seçimlerle yapıldığı görülüyor. Bölgelerden gelen turnout (oy kullanma oranı) verileri, yerel yönetimlerin merkeze sadakatinin birer göstergesi olarak okunuyor; hedeflenen %60-65 turnout bandı, toplumsal mobilizasyonun bir göstergesi olarak sunuluyor.

Ekonomi ve Toplumsal Gerilim Seçmen Davranışını Belirledi

Seçim kampanyası, Batı yaptırımlarına rağmen büyümenin sürdüğü (IMF 2026 tahmini %1.8), ancak reel ücretlerin gerilediği ve enflasyonun (resmi veriyle yıllık %8.5-9 bandında) vatandaşın cebini vurduğu bir tabloda geçti. "Savaş bütçesi" (2026 federal bütçesinin %30'u savunma/güvenlik) sosyal harcamaları baskılarken, Kremlin seçmenin "istikrar" tercihini "meşru" kanallara yönlendirme çabası içindeydi. Bağımsız sosyal araştırma kuruluşları (Levada Merkezi vb.) son anketlerde hükümete güvenin %70 bandında seyrettiğini, ancak gelecek kaygısının arttığını kaydediyordu.

Dış Dinamik: Meşruiyet Krizi ve Yaptırım Zinciri

AB ve ABD, seçim sürecini "ne özgür ne de adil" olarak nitelendirirken, sonuçları tanımama sinyalleri verdiler. Bu durum, Rusya'nın "kuzey-kuzeybatı" eksenindeki (Kore Kuzeyi, İran, Çin) stratejik derinleşmesini meşrulaştıran iç politik bir zemin oluşturuyor. Meclis'in ilk oturumunda beklenen Başbakan Mişustin'in yeniden atanması ve kabine değişiklikleri, savaş yönetiminin ikinci aşamasına (uzun vadeli askeri ekonomi) geçiş sinyali olarak yorumlanıyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi