S&P 500 Ağustos PCE verisiyle kazandığı ivmeyi koruyarak kapanışta rekor seviyelerde
Cuma günü açıklanan Ağustos Temel PCE enflasyonunun %0,1 aylık artışla 2,7 seviyesine inmesi, Fed'in Kasım faiz indirimi beklentilerini pekiştirdi; S&P 500 çeyrek sonu portföy dengeleriyle 5.920 bandında tarihî zirveye tırmandı.

İstanbul/New York — ABD borsaları çarşamba seansını, geçen hafta Cuma günü yayımlanan Ağustos Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksinin bekentinin altına düşmesiyle doğan "yumuşak iniş" (soft landing) optimizmiyle yöneterek kapattı. S&P 500 endeksi, çeyrek ve ay sonu portföy yeniden dengelenmesi (rebalancing) alışları eşliğinde 5.922 seviyesinden %0,6 değer kazanarak 5.958 puanlarda tarihî kapanış rekoru imzaladı. Nasdaq 100 ise %0,9 yükselişle 21.150 seviyesini test etti.
PCE verisi "son kilidi" açtı: Fed pivot beklentisi Kasım'a kaydı
Amerika Ekonomi Analiz Bürosu (BEA) tarafından 26 Eylül Cuma günü açıklanan veriye göre, gıda ve enerji hariç Temel PCE fiyat endeksi ağustos ayı içinde bir önceki aya göre %0,1 arttı. Piyasa konsensüsü %0,2 idi. Yıllık bazda ise enflasyon Temmuz'daki %2,6'dan %2,7'ye hafif bir artış gösterse de, aylık dinamiklerin net yavaşlaması ve "Süper çekirdek" (konut haricindeki hizmetler) enflasyonunun %0,1'in altına inmesi, Federal Reserve (Fed) için sıkılaştırma döngüsünün sona erdiğinin ve gevşetme sürecinin başlayabileceğinin en güçlü kanıtı oldu.
CME FedWatch aracına göre, veri sonrası Kasım 2026 toplantısında 25 baz puanlık faiz indirimi olasılığı %65'ten %82'ye, Aralık'ta ise kümülatif 50 baz puanlık gevşetme ihtimali %70'in üzerine çıktı. Piyasa artık "faiz indirimi olacak mı" değil, "ne kadar hızlı olacak" sorusunu fiyatlıyor.
Tahvil getirileri düştü, Dolar endeksi 100 altına çekildi
Enflasyon verisi sonrası başlayan rally, bu hafta de devam ederek 10 yıllık ABD Tahvil getirisini %3,78 seviyesinden %3,65'e çekerken, 2 yıllık getirisi %3,55 bandına geriledi. Getiri eğrisi (2s10s) pozitif yataya (steepening) doğru düzeldi; bu da piyasanın rece session (durgunluk) riskini fiyatından çıkarıp, normale dönüş senaryosuna geçtiğinin işaretidir. Dolar Endeksi (DXY) ise 100,50 seviyesinden 100,10 civarına düşerek altı aydır görmediği seviyelere yaklaştı. Bu gelişme, yeni pazar para birimlerine (TL dahil) nefes aldırma alanı yarattı.
Sektörel ayrışma: Faiz hassas hisseler öne çıktı, Enerji geride kaldı
Piyasa genişliği (breadth) güçlüydü; S&P 500 bileşenlerinin %65'i yükseldi. En belirgin performans Gayrimenkul (Real Estate) ve Hizmetler (Utilities) sektörlerinde %2,5 civarında artışla görüldü. Teknoloji devleri (Magnificent 7) içinde Nvidia ve Microsoft hacimle desteklenirken, Apple ve Tesla nispeten sakin izledi. Enerji sektörü, Brent petrolünün varil başı 88 dolara gerilemesiyle %1,2 düşüşle endeksin tek kırmızı kalan ana sektörü oldu. Finans sektörü, vadeli işlemlerde faiz indirimi fiyatlaması artarken banka marj baskısı endişesiyle karışık, neredeyse düz kapandı.
Türkiye perspektifi: BIST 100 global risk iştahını takip edebilir mi?
Global risk iştahının dönmesi (Risk-on), BIST 100 için olumlu bir harici ortam yaratıyor. Dolar endeksinin 100 altına inmesi ve ABD tahvil getirilerinin düşmesi, yabancı portföy girişlerine (hot money) kapı aralayabilir. Ancak yerel dinamikler —özellikle TCMB'nin Ekim ayı başında yapacağı toplantıda faiz kararı (piyasa konsensüsü: faiz sabit tutulacak, likidite daraltması sürdürülecek) ve enflasyon raporu— BIST 100'in 9.500-10.000 bandındaki direncini kırması için yeterli olmayabilir. Teknik olarak BIST 100, 9.750 direncini kırıp kalıcı tutarsa 10.200 hedefi gündeme gelebilir; aksi takdirde 9.300 destek test edilebilir.
Önümüzdeki hafta: İstihdam verileri "son sözü" söyleyecek
Piyasanın odaklanacağı bir sonraki kritik veri, Cuma 2 Ekim'de açıklanacak Eylül İşsizlik Raporu (Nonfarm Payrolls) olacak. Konsensüs 160 bin yeni iş beklentisi yönünde; ancak son haftalardaki JOLTS iş ilanları ve ADP özel istihdam verilerindeki zayıflama, "yumuşak iniş" senaryosunun "sert iniş" (hard landing) korkusuna dönüşmemesi için istihdamın dayanıklı kalmasını zorunlu kılıyor. Ayrıca çarşamba (1 Ekim) ISM Üretim Endeksi ve Perşembe Jerome Powell'un NABE konferansındaki konuşması, faiz indirimi tempesi hakkında ipuçları verecek. Yatırımcılar, enflasyon kazanımlarının istihdam maliyeti ödemeden korunduğunu kanıtlayan verileri bekliyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
