HaberGo
Dünya

Sivrisinek Tehdidi Boyutlandı: Batı Nil Virüsü Vakaları Artarken Asya Kaplumbağası Sivrisineği İstanbul'a Kadar Ulaştı

İklim değişikliği ve ısınma ile vektör türleri kuzeye doğru yayılırken, Türkiye'de Batı Nil Virüsü sezonsal bir tehdide dönüştü; uzmanlar bu sezon riskin arttığını uyarıyor.

HMHaber Merkezi
· 3 dk71 okunma
Sivrisinek Tehdidi Boyutlandı: Batı Nil Virüsü Vakaları Artarken Asya Kaplumbağası Sivrisineği İstanbul'a Kadar Ulaştı
Sivrisinek Tehdidi Boyutlandı: Batı Nil Virüsü Vakaları Artarken Asya Kaplumbağası Sivrisineği İstanbul'a Kadar Ulaştı

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü verilerine ve Avrupa Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (ECDC) son risk değerlendirmelerine göre; Türkiye'de sivrisinek kaynaklı hastalık riski, iklim değişikliğinin getirdiği ısınma ve yağış rejimleri değişimiyle coğrafi olarak genişliyor. Özellikle Culex pipiens (ev sivrisineği) bulaşırdığı Batı Nil Virüsü (BNV) bu yıl de Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde sezonsal bir tablo çizerken, invazif tür Aedes albopictus (Asya kaplumbağası sivrisineği) İstanbul'un kuzey ilçelerine kadar tespit edildi.

Batı Nil Virüsü: Yeni Normal mi?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Avrupa bölgesi için "yükselme eğiliminde" sınıflandırdığı Batı Nil Virüsü, Türkiye'de 2010'lu yıllardan bu yana her yaz görülen, ancak son üç yılda vaka sayısı ve coğrafi yayılım alanı belirgin artan bir enfeksiyon haline geldi. Virüs, göçmen kuşlar tarafından taşınıp yerel Culex popülasyonuna geçiriliyor. Bu yılın erken bahar ısınması, vektör popülasyonunun erken devreye girmesine ve bulaşım sezonunun Ekim ortasına kadar uzamasına neden oldu. Sağlık kurumları, nöroinvazif (beyin ve omurilik zarını tutan) formların yaşlılarda ve immün baskılı hastalarda mortalite riski oluşturduğunu hatırlatıyor.

İstanbul'a Kadar Ulaştı: Asya Kaplumbağası Sivrisineği

Dengue, Zika ve Çikungunya virüslerinin ana vektörü olan Aedes albopictus, 2010'larda Doğu Karadeniz'de (Artvin, Hopa) ilk kez tespit edildikten sonra batıya doğru yayılmaya devam ediyor. Son entomolojik tarama verilerine göre tür; Rize, Trabzon, Giresun, Ordu, Samsun, Zonguldak, Düzce, Sakarya, Kocaeli'den sonra İstanbul'un Pendik, Tuzla, Şile ve Çatalca ilçelerinde de vücut bulduğu belirlendi. Bu tür, gün içinde beslenme yapan, şehirlere uyum sağlayan ve küçük su birikintilerinde (çöp kutuları, çiçek altlıkları, kullanılamayan lastikler) yumurtlayan biyolojisiyle mücadeleyi zorlaştırıyor. ECDC, türün Paris, Roma, Barcelona gibi batı Avrupa kentlerinde yerleştiğini, İstanbul için de "yerleşim riskinin yüksek" olduğunu kaydediyor.

Malaria Riski ve "Havuz Sivrisineği" Geri Dönüşü

Türkiye 2010'da WHO tarafından "malaria serbest" ilan edilse de, Anopheles sacharovi ve Anopheles superpictus vektör türleri Güney Doğu Anadolu ve Akdeniz bölgesinde hâlâ mevcut. Son yıllarda Suriye sınırındaki göç hareketliliği, tarımsal sulama alanlarının genişlemesi ve iklimsel uygunluk, yerel bulaşım (autochthonous) riskini canlı tutuyor. Sağlık Bakanlığı, sınır bölgelerinde aktif vaka taraması ve vektör kontrolü sürdürüyor; ancak iklim modelleri, 2040 yılına kadar bu türlerin yayılım alanının iç Anadolu'ya doğru kayacağını öngörüyor.

Mücadelede Direnç ve Yeni Yöntemler

Belediyelerce yapılan geniş alanlı (ULV) buharlaştırma uygulamalarında yaygın kullanılan piretroid grubu insektisitlere karşı Culex pipiens ve Aedes albopictus populasyonlarında genetik direnç (kdr mutasyonları) tespit ediliyor. Bu durum, kimyasal mücadelenin tek başına yetersiz kaldığını gösteriyor. Son dönemde entegre vektör yönetimi (IVM) çerçevesinde; Wolbachia bakterisi enfekte edilmiş erkek sivrisinek salımı (Kıbrıs ve Fransa deneyimleri), steril erkek tekniği (SIT) ve biyolojik larvisitler (Bacillus thuringiensis israelensis) pilot projelerle deneniyor. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, 2024-2026 strateji belgesinde "kaynak azaltma"yı (source reduction) ana strateji olarak belirliyor.

Vatandaş Ne Yapmalı? Etkin Korunma Yolları

Uzmanlar, bireysel korumanın en etkili yönteminin DEET (%20-30), İkaridin (Pikaridin %20) veya IR3535 içeren repellanların doğru kullanımı olduğunu vurguluyor. Doğal yağlar (limon, lavanta, zencefil) koruma süresi 30-60 dakikayla sınırlı kalır. Evlerde tel örgü, kapı perdeleri ve su birikintilerinin (klima dreneri, çöp kutuları, çiçek altlıkları, havuz kapakları) haftada bir boşaltılması, yerel popülasyonu düşürmede belediye çalışmalarından daha etkili olabiliyor. Gece içinde odalarda elektrikli buharlaştırma cihazları (piretroid tabletli) kullanılırken odanın havalandırılması şart.

Sağlık Bakanlığı, ateşli, baş ağrılı, kas ağrılı ve cilt döküntülü hastalarda; son 15 gün içinde sivrisinek ısırığı alınıp alınmadığı ve seyahat geçmişi sorgulanmasının, erken tanı için kritik olduğunu hatırlatıyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi