Steven Sater: 'Nero' müziği 20 yıl sonra Londra'da sahneye geliyor
Tony ödüllü yazarlığın 20 yıldır geliştirdiği 'Nero' prodüksiyonu Londra'da açılıyor. Sater, tiranın 'şovmen' yapısını ve güncel politik paralelleri anlattı.

2007'de "Spring Awakening" (Baharı Beklerken) ile sekiz Tony Ödülü kazanarak Broadway'in gündemine oturan Steven Sater, o zaferden hemen sonra bir sonraki büyük adımının Roma İmparatoru Nero hakkında bir müzikal olacağını sanıyordu. Yirmi yıl, sayısız atölye çalışması ve yatırımcı sunumları geçti; Nero, 2006'daki San Francisco denemesinden sonra ilk kez Londra'da ikinci tam profesyonel prodüksiyonuyla sahneye geliyor.
Sater, projenin bu kadar gecikmesinin sebebi hakkında "Belki işlerim destekli tiyatro için çok pahalı, ticari tiyatro için ise çok riskli" diye konuştu. "Seyirciler benim işime yanıt veriyor ama prodüktörler öyle inanmıyor olabilir" diye ekledi.
Eserde Nero, sadece bir tiran değil, modern populist liderlerin arketip bir "şovmen" olarak kurgulanıyor. Sater, imparatorun halkı kışkırtma, medyayı manipüle etme ve gerçekliği yeniden yazma yöntemlerinin, günümüz politikasında — özellikle son dönem ABD siyasetinde — net paraleller bulduğunu belirtiyor. "Nero, kitleleri yönetmek için görüntü ve gösteri kullanan ilk modern lider olabilir" diyen Sater, bu paralellerin kasıtlı bir güncelleme değil, tarihin tekerrürü olduğunu vurguluyor.
Yazar, "Spring Awakening" ortaklığı Duncan Sheik ile yollarının ayrıldığı süreçten de bahsetti. Sheik'in son yıllarda solo kariyerine ve farklı projelere odaklandığını, ikisinin de kendi alanlarında evrim geçirdiğini kaydetti. Sater'ın kendi hayatını da şekillendiren bir trafik kazası sonrası antik Yunan edebiyatına ve klasik mitlere yönelmesi, Nero'nun yapısal iskeletinin bir Grek trajedisi gibi kurulmasında belirleyici oldu. "Kaza beni durdurdu, o duraklamada antik metinler benim sığığım oldu" diyen Sater, Nero'nun annesini öldürmesi, çöken bir imparatorluğun üzerine dans etmesi ve nihai yıkımı, Aristoletel bir katharsis hazzı veriyor.
Londra golünde açılan prodüksiyon, Sater'ın "uzun soluklu bir inatın sonucu" olarak tanımladığı bir sürecin nihayeti değil, belki de asıl sınavının başlangıcı. Yazarlığa göre asıl test artık seyirci koltuklarında.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
