HaberGo
Politika

TBMM açılışında yerel yönetim paketi gündemde: Belediye meclisleri küçülür mü, güçlenir mi?

Yasama yılı açılışı öncesi partiler meclis üye sayısı ve başkan yetkileri üzerinde uzlaşı arayışında; 2029 seçimleri için saat kaçırabilecek son uyarı geldi.

HMHaber Merkezi
· 3 dk322 okunma
TBMM açılışında yerel yönetim paketi gündemde: Belediye meclisleri küçülür mü, güçlenir mi?
TBMM açılışında yerel yönetim paketi gündemde: Belediye meclisleri küçülür mü, güçlenir mi?

1 Ekim TBMM açılışıyla başlayan 28. Dönem 3. Yasama Yılı, 31 Mart 2029 yerel seçimlerinin kaderini belirleyecek son tam yasama dönemidir. İçişleri Komisyonu gündeminin en sıcak maddesi; 5393 sayılı Belediler Kanunu ve 2972 sayılı Yerel Yönetimlerde Seçimler Kanunu'nda beklenilen değişiklik paketi. Konuşulan her madde, sandıkta oy veren vatandaştan çok, belediye başkanının ve meclis üyesinin koltuğu altındaki güç dengesini yeniden yazıyor.

Meclis sandalyeleri azaltma tartışmasının arka planı

Mevcut 5393 sayılı Kanun'un 14. maddesinde nüfus kademelerine göre 9'dan 55'e kadar değişen meclis üye sayıları, 2024 seçimlerinde metropolitan belediyelerde yaşanan "çoğulculuk krizi"ni tetiklemişti. İstanbul'da 314, Ankara'da 150, İzmir'de 100 üyelik meclislerde parti grupları arası kutuplaşma, bütçe ve imar planı onaylarında ayaklanmalara yol açtı. Hükümet çevrelerinde "verimlilik" gerekçesiyle özellikle 100 bin nüfusun altındaki ilçe belediyelerde üye sayılarının 2-4 birim azaltılması, metropolitanlerde ise mevcut kademelerin sabitlenmesi veya daraltılması önerisi masada. Buna karşılık CHP ve İYİ Parti, "azaltma azaltma değil, temsilin zayıflatılması" diye karşı çıkarken; DEM Parti de kurmay sayısının azaltılmasının muhalefetin meclise girememesine yol açacağını savunuyor.

Başkan mı meclis mi? İcra komisyonu ve veto kavgası

Tartışmanın en çetin noktası 5393 sayılı Kanun'un 22. ve 77. maddeleri. Belediye başkanının doğal üye başkan olduğu İcra Komisyonu'nun gücü, meclisin denetim yetkisini (77. md.) gölgeliyor. 2024 sonrası bir dizi metropolitan belediyede (Örn: Antalya, Mersin, Adana) başkan veto ile meclis kararı arasında yaşanan çekişmeler, Anayasa Mahkemesi'ne götürdü. Yüksek Mahkeme, kayyum atama süreçlerinde meclis görüşünün alınmaması yönündeki bazı uygulamaları iptal ederek "meclis iradesi" çizgisini çizmişti. Yeni pakette; belediye başkanının veto hakkının kapsamının daraltılması, icra komisyonu kararlarının meclis onayına bağlanması veya başkanın atama yetkilerinin (özellikle danışmanlık ve geçici personel) meclis denetimine tabi tutulması önerileri yer alıyor. AKP grubu bu maddelerde "idari hız" argümanıyla esnekliğe, muhalefet partileri ise "denetim mekanizmasının güçlendirilmesine" kilitlenmiş durumda.

Seçim barajı ve sandık güvenliği: 2972 sayılı Kanun'da ne değişebilir?

Yerel seçimlerde ulusal baraj (%10) uygulanmasa da, 2972 sayılı Kanun'un 11. maddesindeki "geçerli oyların %10'u" alt sınırı (baraj benzeri etkisi) ve sandık başkan/vekilliği atama usülleri gündemde. 2024 seçimlerinde sandık kurulu üyeliğinin parti mensuplarına verilmesinde yaşanan usulsüzlük iddiaları YSK'ya binlerce itiraz olarak yansıdı. Yeni taslakta; sandık kurulu üyelerinin noterden çekilmesi, elektronik oy sayım sistemlerinin (e-oks) yaygınlaştırılması ve ilçe seçim kurullarının yapısının hâkim/savcı ağırlıklı yapılandırılması önerileri var. Ancak bu maddelerin 2029 seçimlerine yansıtılması için Kanun'un Mart 2028 öncesinde Resmi Gazete'de yayımlanması şart (Anayasa Mahkemesi 2022/... sayılı kararı: seçim yasalarında değişiklik en geç seçimden bir yıl önce yapılmalıdır). Bugün Eylül 2026'da bu pencere kapanmak üzere.

Siyasi aritmetik: Uzlaşı olmazsa ne olur?

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın parti liderleriyle yaptığı görüşmelerde "geniş uzlaşı" hedeflendiği biliniyor. Mevcut TBMM aritmetiğinde AKP-MHP ittifakının tek başına 301 oy geçemeyeceği, CHP-İYİ Parti-DEM Parti bloğunun da veto gücüne sahip olmadığı bir tablo var. Bu durum ya "kademeli bir paket" (sadece teknik madde düzeltmeleri, üye sayılarında dokunulmazlık) ya da "geniş kapsamlı reform" (meclis güçlendirme + başkan yetkilerinde kısıtlama) arasında bir uzlaşıyı zorunlu kılıyor. Eğer Ekim-Kasım 2026 aralığında komisyonda madde madde görüşme başlayamazsa, 2029 seçimleri mevcut kanunlarla (5393/2972) yapılır; yani 2024'ün krizleri 2029'a aynen taşınır.

Vatandaş için ne anlama geliyor?

Bu tartışmalar "siyasi mühendislik" gibi görünse de, somut neticeler sokakta hissedilecek: Meclis üye sayısı azalırsa her bir üyenin temsil ettiği nüfus artar, başvuru mercekleri uzar. Başkan yetkileri kısıtlanmazsa imar planı değişiklikleri, ihale usülleri ve bütçe transferleri meclis tartışması olmadan "başkan kararnamesi" ile hızlanır. Meclis güçlenirse; belediye başkanının yılın ortasında getirdiği ek bütçeler, kira artırımları veya personel alımları meclis gündemine gelip halka açıklanmak zorunda kalır. 2029 sandığında hangi modeli tercih edecekseniz, bugün TBMM'de yazılan madde metinleri o modeli belirliyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi