Türk çelik Baltık'ta Rusya'nın boşalttığı pazarı hedefliyor: 100 milyon dolarlık hedef
ÇİB heyeti Letonya ve Litvanya'da 300'ün üzerinde görüşme gerçekleştirdi; Litvanya'da Türkiye ikinci büyük tedarikçi konumunda. 100 milyon dolarlık iş hacmi temelleri atıldı.

Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) başkanlığında 4-9 Ekim 2026 tarihlerinde Letonya ve Litvanya'ya giden ticaret heyeti, Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası bölgedeki tedarik boşluğunu doldurmak adına somut adımlar attı. Riga ve Vilnius'ta düzenlenen ikili iş görüşmelerine Türkiye'den 19 üretici ve ihracatçı katılarak, bölgeden 70'in üzerinde ithalatçı ile 300'ün üzerinde görüşme gerçekleştirdi. Temaslarda yaklaşık 100 milyon dolarlık doğrudan iş hacminin temelleri atıldı.
Litvanya'da ikinci sıra, Letonya'da büyüme potansiyeli
ÇİB Denetim Kurulu Üyesi Yavuz Kılıç, savaş öncesinde Baltık pazarının en büyük tedarikçisinin Rusya olduğunu, Letonya'nın Rusya'dan ithalat payının yüzde 60-65 seviyelerinde olduğunu hatırlattı. Savaş sonrası güvenilir tedarikçi arayışına giren bölgede Türk çeliği hızla yerini alıyor.
ÇİB verilerine göre Litvanya 2025'te 1,45 milyon ton çelik ithal etti. Türkiye 148 bin 404 ton satışla yüzde 10,2 pay ile Polonya'dan sonra ikinci sırada yer aldı. Letonya'nın aynı yılki ithalatı 719 bin ton gerçekleşirken Türkiye'den doğrudan alımlar 22 bin tonu aştı. Litvanya lojistik bazı olunca Türk varlığının bölgesel olarak iki katına çıkması hedefleniyor. Talep yoğunluğu inşaat çeliği, dikişli boru ve yassı sıcak ürünlerde odaklanıyor.
AB kotaları ve CBAM: Temel engeller
Türk çeliğinin Avrupa pazarındaki genişlemesini kısıtlayan başlıca faktör korumacı AB politikası. Toplam ithalat kotasının 35 milyon tondan 18,5 milyon tona indirilmesi, Türkiye'ye yönelik ihracatın yarısının kesilmesi riski yaratıyor. Kılıç, kalite ve talepte sorun olmadığını, asıl engelin kota yetersizliği olduğunu vurguluyor. Kotaların hızla dolması Avrupalı alıcıların teslimat sürelerini 3-4 aya uzattığı gibi fiyatları da yukarı çekiyor. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) belirsizlikleri ve akreditasyon süreçleri ek maliyet yaratıyor; ancak hurdadan elektrik ark ocaklı (EAF) tesislerle üretim yapan Türkiye, yeşil dönüşümde Uzak Doğulu rakiplerine kıyasla avantajlı konumda.
Çin baskısı ve küresel sıralama
Küresel piyasada Çin'in 160 milyon ton seviyesine çıkan ihracatı, AB ve ABD korumacılığı sonrası alternatif pazar arayışına girerek fiyat baskısı yaratıyor. Türkiye yıllık 19,2 milyon ton ihracatla bu hacmin çok altında kalmakla birlikte; hız, esneklik, lojistik yakınlık ve kaliteyle rekabet ediyor. 2025'te üretim yüzde 3,3 artarak 38,1 milyon tona ulaştı. Türkiye ham çelikte Avrupa birinciliğini korurken dünya sıralamasında yedinci, ihracatında beşinci sırada yer alıyor.
Ekim'de İstanbul'da "Çelik Davos'u"
Sektörün uluslararası gündemini belirleyecek "Steel Networking Summits" zirvesi 25-27 Ekim 2026 tarihlerinde Çırağan Palace Kempinski ve Swissotel The Bosphorus'ta düzenlenecek. 50'den fazla ülkeden yaklaşık 500 üst düzey temsilci katılıyor; ArcelorMittal, Tata Steel, Eurofer ve Eurometal başkanları da aralarında. Zirvede ticaret savaşları, yeşil dönüşüm, yapay zeka ve tedarik zincirleri ele alınırken, alım heyetleriyle en az 1 milyar dolarlık iş hacmi hedefleniyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
