HaberGo
Kültür-Sanat

Yeşilçam'ın 'kötü adamı' Nihat Ziyalan: Oyunculuğu ötesinde bir şair ve yazar mirası

90 yaşında vefat etmesinin 6. yılında anılan usta oyuncu, 200'den fazla filmdeki ikonik kötü adam rolüyle tanınırken, aslında edebiyat dünyasının derin bir ismiydi.

HMHaber Merkezi
· 1 dk153 okunma
Yeşilçam'ın 'kötü adamı' Nihat Ziyalan: Oyunculuğu ötesinde bir şair ve yazar mirası
Yeşilçam'ın 'kötü adamı' Nihat Ziyalan: Oyunculuğu ötesinde bir şair ve yazar mirası

Türk sinema tarihinin en renkli karakter oyuncularından Nihat Ziyalan, 15 Ağustos 2020'de Avustralya'nın Sidney kentinde 90 yaşında hayatını kaybetmişti. Vefatının altıncı yılında Yeşilçam'ın "kötü adamı" lakabıyla anılan usta, sadece gölgelediği rollerle değil, kaleme aldığı şiir ve romanlarla da kültür mirasının derin bir parçası olarak hatırlanıyor.

Perde arkasında bir edebiyatçı

1930 yılında İstanbul'da doğan Ziyalan, sanat hayatına tiyatro ile başlasa da Yeşilçam'ın altın çağında 200'ün üzerinde filmde rol alarak "sinemanın en iyi kötüsü" unvanını kazanmıştı. Kara Gözler, Yarın Son Gündür, Kördüğüm ve Vur Patlasın Çal Oynasın gibi klasiklerdeki canlandırmaları, o dönem seyircisinin nefretini hak edecek kadar gerçekçiydi. Ancak bu nefretin ardında, sahne ışıklarının söndüğü anda devreye giren bir şair ve yazar saklıydı.

Yazar kimliğiyle bırakılan izler

Ziyalan, oyunculuk kariyeri boyunca da yazmaya devam etti. Şiir kitabı "Yalnızlık Paylaşılmaz" ve romanı "Karanlıkta Işık" gibi eserleri, onları sadece bir karakter oyuncusundan öte bir entelektüel olarak konumlandırdı. Dostları ve meslektaşları, plató aralarında çekilen sigara dumanı arasında defterine düştürdüğü dizeleri anlatırken, Ziyalan'ın "kötü adam" maskeasının aslında ne kadar kırılgan ve derin bir insanı koruduğunu vurgularlardı.

Avustralya yılları ve son dönem

1990'lı yıllarda oğlu yanına gitmek için Avustralya'ya yerleşen usta oyuncu, Sidney'de yaşadığı son yıllarda da yazarlığını bırakmadı. Yeşilçam'ın o dönemin şiddetli tempolarından uzaklaşan, daha sakin bir yaşam süren Ziyalan, Türkiye'ye dönmek istemesinin sebebini bir röportajda "Orada bıraktığım gençliğim artık yok" diyerek özetlemişti. 2020 Ağustos'unda vefatı, Türk sineması için bir devrin sonunu simgelemiş, ancak bıraktığı metinler ve filmler sayesinde mirası bugün de canlı kalıyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi