HaberGo
Dünya

Yüksek Mahkeme'de Posta Oylaması: Acil Gündemden Doktrinal Çatlaklara Geçiş

2026'nın son çeyreğinde ABD Yüksek Mahkemesi posta oylamasını 'kriz yönetimi'nden çıkarıp kalıcı anayasal kural seti mücadelesine taşıdı; Purcell ilkesi, eyalet anayasaları ve 6-3 blok içi nüanslar 2028'i şekillendiriyor.

HMHaber Merkezi
· 4 dk103 okunma
Yüksek Mahkeme'de Posta Oylaması: Acil Gündemden Doktrinal Çatlaklara Geçiş
Yüksek Mahkeme'de Posta Oylaması: Acil Gündemden Doktrinal Çatlaklara Geçiş

Washington — ABD Yüksek Mahkemesi'nin posta yoluylu oy kullanma (mail-in/absentee voting) konusundaki yargı felsefesi, 2020 pandemi seçimlerinin "acil gündem" (shadow docket) kaosundan çıkıp, 2026'nın son çeyreğinde artık kalıcı bir anayasal çatışma alanına evrildi. Mahkeme, Moore v. Harper (2023) kararıyla "Bağımsız Eyalet Yasama Teorisi"ni (ISL) reddederken eyalet anayasaları altındaki eyalet Yüksek Mahkemelerinin denetim yetkisini kabul etmiş, ancak bu yetkinin "sınırları" federal soru olarak açık bırakmıştı. Bu boşluk, 2024 seçim sonrası sürece gelen davalarda (özellikle Pennsylvania, Wisconsin ve North Carolina'dan) bugün 2026 Eylül'ünde de Mahkeme gündeminin merkezi dinamiklerini belirliyor.

Purcell İlkesi: "Görünmez" Kapı Kilidi

Mahkemenin imzasız, gerekçesiz "gölge gündem" (shadow docket) kararlarının kalbi hâlâ Purcell ilkesidir: Seçim tarihine yaklaştıkça federal mahkemelerin kural değiştirmesi seçmenleri kafa karıştırır. Ancak 2024 ve 2025 döneminde bu ilkenin ne zaman tetiklendiği üzerindeki tartışma derinleşti. Başhakim Roberts ve Hakim Kavanaugh, "seçim yılı içinde" tanımını esnetmeye karşı çıkarken; Hakimler Thomas, Alito ve Gorsuch, eyalet yasama organlarının (Article I, Section 4) neredeyse mutlak yetkisini vurgulayarak, eyalet anayasa mahkemelerinin müdahalesini bile Purcell gerekçesiyle engelleme eğilimi gösterdiler. 2026 yazında Wisconsin toplama kutuları (drop boxes) davasında gelen 5-4'lük acil kararda (imzasız, dissenting Sotomayor, Kagan, Jackson), Mahkeme eyalet Yüksek Mahkemesi'nin kutuları yeniden yetkilendiren kararını "seçime 90 gün kala" durdurmuştu; bu, Purcell'in "yargıç yapımı kural değişikliği" tanımını genişletmesi yorumuyla karşılandı.

Muhafazakar Blok: Monolit Değil, Üç Farklı Ses

6'lı muhafazakar çoğunluk posta oyunda tek bir blok gibi davranmıyor. Üç farklı felsefi eksen belirlenebilir:

  • Thomas-Alito-Gorsuch Ekseni (Metinselcil/Özgüncü): Eyalet yasama organlarının "seçimlerin zamanı, yeri ve usulü"ndeki yetkisinin (Elections Clause) neredeyse mutlak olduğunu, eyalet anayasa mahkemelerinin bu yetkiyi ele geçiremediğini (Moore v. Harper'daki dissenting görüşleriyle tutarlı) savunurlar. İmza eşleştirme, şahit zorunluluğu, teslim tarihi gibi prosedürel kurallara eyalet yasamasının tekel sayesinde saygı duyulmasını isterler. Alexander v. SC NAACP (2024) kararında ırksal gerrymandering iddialarının kanıt yükünü artırmaları, aynı mantıkla posta oy kısıtlamalarına (örn. kimlik fotokopisi zorunluluğu) yöneliktir ırksal etki iddialarını engellemeye.
  • Roberts-Kavanaugh-Barrett Ekseni (Enstitüsyonallist/Pragmatist): Moore v. Harper'da çoğunluğu yazan bu trio, eyalet anayasa mahkemelerinin bir "denetim" rolü oynadığını kabul eder ama federal mahkemelerin bu denetimi gözden geçirme yetkisi ("deferential review") saklı tutar. Posta oyunda bu, eyalet yasamasının kural koymasına saygı demekle birlikte, eyalet anayasa mahkemesi bu kuralı eyalet anayasısına aykırı bulursa (örn. Pennsylvania Act 77 'materyal ihlal' tartışması) federal müdahalenin ağır olduğu bir duruş sergilemektir. Barrett, sözlü argümanlarda "cure" (düzeltilme) süreçlerinin yeterliliği üzerine işlemcilik (due process) soruları sormaya devam ediyor.

Liberal Dissent: 2028 İçin Kayıt Tutmak

Hakimler Sotomayor, Kagan ve Jackson, son iki dönemde yazdıkları dissenting görüşlerde (bazı concurrence'larda da) stratejik bir birleşim sergiliyorlar. Odakları artık "erişim kolaylığı"ndan ziyade eşit koruma (Equal Protection) ve 15. Değişiklik / Seçmen Hakları Yasası (VRA) Bölüm 2 çerçevesinde "aşırı yük" (undue burden) standardını somutlaştırmaya kaydı. Sotomayor'un 2025 Pennsylvania tarih hatası davasındaki dissenting'i, "tarih hatası yüzden sayılmayan oyların ırksal etkisinin istatistiksel olarak kanıtlanması gerekip gerekmediği" tartışmasını 2028 öncesi Mahkeme gündemine taşımayı hedefliyor. Jackson ise "yargıç yapımı kural değişikliği" suçlamasının (Purcell), seçmen baskısı iddialarını susturmak için bir silaha dönüştüğünü vurguluyor.

Eyalet Anayasaları: Yeni Muharebe Alanı

Moore v. Harper sonrası odaklanma federalden eyalete kaydı. Pennsylvania (Serbest Eyalet Anayasası Madde 1, Bölüm 5 - "serbest ve eşit seçimler"), North Carolina (Eyalet Anayasası Madde 1, Bölüm 10) ve Michigan (2022 Proposal 2 ile anayasal garanti) Yüksek Mahkemeleri, posta oy kurallarını (imza, tarih, şahit, toplama kutuları) eyalet yasamalarının kısıtlamalarına karşı anayasal kalkanı olarak kullanıyor. Bu davaların Bundes Mahkemesi'ne (Federal question) taşınıp taşınmayacağı, 2026-2027 döneminin en kritik sertifikasyon (certiorari) sorusu. Eğer Mahkeme bu davalardan birini alırsa (örn. PA tarih kuralı), Moore'daki "sınırlar" test edilecek.

Kongre Boşluğu ve SAVE Act Gölgesi

Federal düzeyde "Freedom to Vote Act" Senat filibusteri takılı kalırken, Temsilciler Meclisi'nden geçen SAVE Act (Safeguard American Voter Eligibility Act) - vatandaşlık kanıtı (pasaport/doğum belgesi) kaydolma şartı getiriyor - Yüksek Mahkeme'nin "Elections Clause" yorumunu test edecek potansiyelli bir vaka yaratıyor. Mahkeme, Kongre'nin eyaletlerin kaydolma usüllerini federal standartlarla ezme yetkisini (NVRA örneğiyle) ne ölçüde kabul edecek? Bu soru, 2026 ara seçimleri sonrası Kongre bileşimine bağlı olarak 2027-2028 döneminin en büyük anayasa vakası olma ihtimaline sahip.

Açık Sorular: 2026-2027 Dönemi İçin

Mahkeme Eylül 2026 açılışında önünde şu somut testler var: (1) Pennsylvania "tarihsiz zarf" davasının sertifikasyonu; (2) Wisconsin toplama kutuları sayısının eyalet yasaması tarafından sınırlandırılması davası; (3) Georgia ve Arizona'daki "imza eşleştirme" standartlarının due process/yeterlilik testleri. Bu davalarda Mahkeme, Purcell'i bir "prosedürel engel" mi yoksa "maddi bir hak koruma aracı" mı olarak kullanacağını netleştirecek. 2028'e giderken posta oylamasının anayasal altyapısı, 2020'in acil kararı değil, bu dönemde yazılacak çoğunluk/dissenting görüşlerin birikimiyle inşa edilecek.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi