HaberGo
Dünya

11 Eylül'ün 25. Yılında Condoleezza Rice: 'İzolasyonizm Tehlikeli, Liderlik Zorunlu'

Bush yönetiminin 11 Eylül mimarlarından biri Rice, 25. yıldönümünde ABD'nin küresel çekilmesinin risklerini vurgularken, Ukrayna ve Çin politikalarında 'güç barışı getirir' tezini savundu.

HMHaber Merkezi
· 2 dk60 okunma
11 Eylül'ün 25. Yılında Condoleezza Rice: 'İzolasyonizm Tehlikeli, Liderlik Zorunlu'
11 Eylül'ün 25. Yılında Condoleezza Rice: 'İzolasyonizm Tehlikeli, Liderlik Zorunlu'

11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yılında, o gün Beyaz Saray'da Ulusal Güvenlik Danışmanı olan ve daha sonra Dışişleri Bakanı koltuğuna oturan Condoleezza Rice, bugünkü küresel düzensizliklerin kökenini "ABD liderliğinden feragat"te arıyor. Stanford Üniversitesi Hoover Enstitüsü Müdürü Rice, son dönemdeki açıklamalarında ve yazılarında, Washington'un "liderlikten yorulmasının" ne 11 Eylül sonrası terörle mücadeleyi bitirdiğini ne de Rusya veya Çin gibi rakip güçleri kısıtlamayı başardığını savunuyor.

Beyaz Saray'dan Hoover Enstitüsü'ne: Stratejik Süreklilik

Rice'in kariyeri, soğuk savaş sonrası tek kutup dünyasında ABD hegemonyasını koruma doktrini etrafında şekillendi. 2001-2005 arası Ulusal Güvenlik Danışmanlığı ve 2005-2009 arası Dışişleri Bakanlığı dönemlerinde "Önleyici Savaş" doktrinini (Irak operasyonu), "Demokrasi Teşviki" çerçevesini (Orta Doğu Genişletilmiş Girişimi) ve NATO'nun doğuya genişlemesini yönetti. 2009'da görevi bırakıp Stanford'a döndüğü halde, stratejik danışmanlık rolünü asla kesmedi; Trump ve Biden yönetimleri döneminde de kongre tanıklıklarında ve düşünce kurumu raporlarında "güçlü ABD" narasını sürdürdü.

25. Yıldönüm Bağlamında: 'Dersler Unutuldu' Uyarısı

Georges W. Bush'ın 11 Eylül anma törenlerinde "İzolasyonizm, dersleri unutturdu" tespiti yaptığı gün, Rice de Hoover Enstitüsü kanallarından yayımlanan analizinde benzer bir çizgi çizdi. Rice'e göre, 11 Eylül'in temel dersi "tehditler ocenler tarafından durmaz" idi; bugün ise ABD'nin Afganistan'dan kaotik çekilmesi (2021), Ukrayna'da "sınırlı destek" stratejisi ve Endonezya Pasifik'te ittifakların yavaş inşası, rakip güçlere "boşluk" sinyali veriyor. Rice, "Liderlik pahalıdır ama liderliksizlik çok daha pahalıya mal olur" formülünü, 2026'nın çok kutupsal rekabet ortamına uyarlıyor.

Ukrayna, Çin ve 'Güç Barışı Getirir' Paradoksı

Rice'in mevcut duruşu, 2000'lerin liberal hegemonyasıyla bugünün gerçekçi rekabeti arasında bir köprü kuruyor. Ukrayna konusunda "Kiev'in zaferi ABD milli menfaatidir" diyerek silah desteğinin artırılmasını talep ediyor; Çin konusunda ise "Tayvan'ın statükosu güçle değiştirilemez" çizgisinde, teknoloji ihracat kontrollerinin (CHIPS Yasası vb.) askerî güdümlü derinleştirilmesini öneriyor. Bu yaklaşım, Bush döneminin "Özgürlük Yayma" idealizminin, bugünün "Deterrans (İkna Edici Güç)" realpolitik diliyle birleşimi olarak okunuyor.

Miras Tartışması: Irak'tan Afganistan'a, Otoriterleşme riskine

Rice'in mirası akademik ve politik çevrelerde hala kutuplaşık. Destekçiler, Sovyetler Birliği'nin yıkılmasından sonra ABD'nin stratejik derinliğini koruyan, Avrupa Birliği genişlemesini ve NATO'nun dönüşümünü mühendisleyen bir diplomat olarak görüyor. Eleştirmenler ise Irak'ta KMD iddiasının çöküşü, Abu Ghraib ve Guantanamo'nun meşruiyet krizi, ve "Demokrasi Teşviki"nin bölgede istikrarsızlık yarattığını öne sürüyor. Rice, 2026'da yayınlanan mülakatlarda bu eleştirileri "stratejik sabırsızlık" olarak tanımlarken, bugünkü otoriter eğilimlerin (Rusya, Çin, İran ekseni) 11 Eylül sonrası odaklanma kaymasının bir sonucu olduğunu ileri sürüyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi