HaberGo
Dünya

ABD, Danimarka ve Grönland Arktik güvenlik anlaşmasını imzaladı: İki yeni üs gündemde

New York'ta imzalanan üçlü anlaşma 1951 antlaşmasını güncelleyerek Grönland'a iki yeni askeri üs getiriyor; Arktik'te Rusya ve Çin rekabeti ile nadir toprak elementleri stratejik arka planı belirliyor.

HMHaber Merkezi
· 3 dk104 okunma
ABD, Danimarka ve Grönland Arktik güvenlik anlaşmasını imzaladı: İki yeni üs gündemde
ABD, Danimarka ve Grönland Arktik güvenlik anlaşmasını imzaladı: İki yeni üs gündemde

Amerika Birleşik Devletleri, Danimarka Krallığı ve Grönland Yerel Hükümeti (Naalakkersuisut) dün New York'ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Yüksek Düzey Haftası marjinalinde "Güvenlik ve Savunma İşbirliği Anlaşması"nı imzaladı. Anlaşma, 1951 tarihli ABD-Danimarka Savunma Anlaşması'nı temel alarak Grönland topraklarında mevcut Pituffik Uzay Üssü'ne (eski adıyla Thule) ek olarak iki yeni askeri üsün kurulması çerçevesini çiziyor. İmza törenine ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Dışişleri Bakanı Lars Løkke Rasmussen ile Grönland Başbakanı Múte Bourup Egede katıldı.

1951 antlaşmasının neden güncellendi?

Soğuk Savaş döneminde imzalanan 1951 anlaşması, ABD'nin Grönland'da askeri varlık sürdürmesine olanak tanıyordu ancak son on yılda Arktik jeopolitiği kökten değişti. Rusya, Kola Yarımadası'ndaki Kuzey Filosu'nu modernize ederek ve hipersonik füzeleri bölgeye yerleştirerek NATO'nun kuzey flanını tehdit altına aldı. Çin ise "Kutup Rüyası" (Polar Silk Road) stratejisi kapsamında bilimsel araştırma gemileri ve madencilik yatırımlarıyla bölgede pusu kurdu. Pentagon'un 2024 Arktik Stratejisi belgesinde de vurgulandığı üzere, ABD ve NATO için Grönland "kuzeyden gelen tehditlerin erken uyarı ve müdahale merkezi" konumunda. Yeni metin, bu değişen tehdit algısını yansıtarak askeri altyapıyı kuzey ve doğu kıyılarına genişletmeyi hedefliyor.

Yeni üsler nereye kurulacak?

Resmi açıklamalarda konumlar "operasyonel güvenlik" gerekçesiyle netleştirilmedi ancak askerî analistler ve Danimarka basını, II. Dünya Savaşı'nda ABD'nin kullandığı ve Soğuk Savaş'ta NATO'ya devredilen eski havaalanları olan Kangerlussuaq (Søndre Strømfjord) ve Narsarsuaq adayları arasında öne çıkarıyor. Station Nord (Kuzey Grönland) ise uzaktan denetimli radar ve sensör ağı için lojistik hub olarak değerlendiriliyor. Bu üsler, Pituffik'teki erken uyarı radarı (UEWR) ve uydu takip yetenekleriyle entegre çalışarak Arktik hava sahası ve deniz altı alanının sürekli izlenmesini sağlayacak.

Grönland'ın rızası ve egemenlik tartışması

Anlaşmanın en hassas boyutu Grönland Yerel Meclisi (Inatsisartut) onay süreci. 2009 Kendi Yönetim Yasası'na göre dış politika ve güvenlik Danimarka'nın yetkisindedir ancak "Grönland'ı yakından ilgilendiren" konularda Nuuk'un danışılması ve rızası zorunludur. Başbakan Egede, imza sonrası yaptığı açıklamada "Grönland'ın güvenliği Grönlandlılara ait olmalı, yabancı askerî varlık çevresel ve sosyal riskler taşıyor" vurgusunu yaptı. Yerel muhalefet partileri (Naleraq, Siumut) ise "Danimarka'nın egemenlik haklarını ABD'ye teslim ettiği" yönünde protesto eylemleri planlıyor. Anlaşma metninde, üs personelinin yargı yetkileri, çevresel sorumluluk ve yerel istihdam kotaları üzerine ek protokoller yer alıyor.

Nadir toprak elementleri ve ekonomik jeopolitik

Askeri boyutun ötesinde Grönland, dünyanın en büyük nadir toprak elementleri (REE) rezervlerinden birine (Kvanefjeld/Kuannersuit, Tanbreez) ev sahipliği yapıyor. Batı, manyetik uygulamalardan (F-35 motorları, rüzgâr türbinleri, EV bataryaları) sorumlu bu elementlerde Çin tekelini kırma çabası içinde. ABD'nin "Kritik Madenler Güvenliği" çerçevesinde Grönland'a yaptığı yatırım teklifleri, askeri üs anlaşmasıyla paket halinde gündeme geliyor. Ancak Grönland hükümeti 2021'de uraanyum içeren Kvanefjeld madenciliğini çevresel kaygılarla durdurmuştu; yeni anlaşmanın madencilik lisanslarını hızlandırıp hızlandırmayacağı belirsiz.

Tarihsel paralellik: Kriyolitten nadir topraklara

II. Dünya Savaşı'nda Hitler'in hedefi olan Ivittuut kriyolit madeni (alüminyum üretiminde hayati), bugünün nadir toprak elementleriyle aynı stratejik değere sahipti. 1941'de ABD, Danimarka'nın işgal edilmesi üzerine Grönland'ı koruma altına almış ve madeni güvence altına almıştı. Bugün de ABD, Arktik'teki askeri varlığını "kaynak güvenliği" teminatı olarak konumlandırıyor. Tarih, Grönland'ın stratejik derinliğinin sadece askeri değil, endüstriyel de olduğunu hatırlatıyor.

Sıradaki adımlar

Anlaşma, Danimarka Parlamentosu (Folketing) ve Grönland Meclisi (Inatsisartut) onayından geçtikten sonra yürürlüğe girecek. Finansman modeli henüz net değil; NATO ortak bütçesi, ABD doğrudan yatırımı ve Danimarka katkısı karışımı tartışılıyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova, anlaşmayı "bölgeyi askeri bir kamplaştırma aracına çeviren provokasyon" olarak niteledi. Çin ise "bilimsel işbirliği" çerçevesindeki varlığını sürdüreceğini bildirdi. Gelecek aylarda Folketing'de olacak tartışmalar, Danimarka'nın "Arktik güç" kimliği ile Grönland'ın bağımsızlık vizyonu arasındaki gerginliği test edecek.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi