Almanya'da AfD Kapatma Süreci ve Gözetim: Anayasa Mahkemesi'ne Giden Yol Haritası
Bundesverfassungsgericht'e kapatma davası dosyasının hazırlanması, eyalet istihbarat servislerinin 'şiddetli sağcı' sınıflandırması ve 2025 federal seçimleri öncesi parti izole edilme stratejileri gündemde.

Berlin — Almanya'da Anahtar Parti (AfD) karşısında yasal ve siyasi muhalefet, partinin federal seviyedeki 'şüpheli durum' (Verdachtsfall) sınıflandırmasından öteye giderek, Anayasa Mahkemesi'ne (Bundesverfassungsgericht) yönelik bir kapatma davası (Verbotsverfahren) hazırlıkları odaklanmış durumda. Bundesverfassungsschutz (BfV) Başkanı Thomas Haldenwang'ın geçen yıl yaptığı açıklamalara dayanarak, partinin temel hakları ihlal eden hedefleriyle serbest demokratik temel düzeni (freiheitliche demokratische Grundordnung) tehdit ettiği yönündeki yargı sürecinin tetiklenmesi için Bundestag, Bundesrat ve Federal Hükümet'in ortak başvurusu gerektiği hatırlatılıyor.
İstihbarat raporları ve yargı kararı temelli süreç
BfV, Mayıs 2024'te AfD'yi federal seviyede 'şiddetli sağcı girişim' (erwiesen extremistische Bestrebung) olarak sınıflandırmış, bu kararın yasal dayanağının Münster Yüksek İdare Mahkemesi tarafından onaylanmasını sağlamıştı. Bu karar, partinin yalnızca 'gözlem altındaki' (Prüffall) veya 'şüpheli' (Verdachtsfall) olmaktan çıkıp, anayasa विरोधı (verfassungsfeindlich) faaliyetler içinde olduğunun yargıça kanıtlandığını gösteriyor. Turingiya, Saksonya ve Saksonya-Anhalt eyalet istihbarat servisleri ise partiyi ve 'Der Flügel' adı verilen iç çubuğunu 'güvenli bir demokrasi için şiddetli sağcı' (gesichert rechtsextremistisch) olarak resmi raporlarda işaretlemiş durumda.
Kapatma davası için 'üçlü ittifak' zorunluluğu
Temel Kanun'un (Grundgesetz) 21. Maddesi uyarınca bir partinin yasaklanması için Bundestag, Bundesrat veya Federal Hükümet'ten birinin başvurusu yeterli olsa da, siyasi pratik ve yasal güvenlik adına üç kurumun da ortak başvuru yapması bekleniyor. Şu anki 'Ampel Koalisyonu' (SPD, Yeşiller, FDP) içindeki hukuk uzmanları, bir dava açılmasının partiye 'şehitlik' (Märtyrertum) statüsü kazandırıp seçmen tabanını pekiştirebileceği riskiyle, 'parti finansmanı kesintisi' (Art. 21/3 GG) gibi ara çözümlerin de masada tutulduğunu söylüyor. Buna karşılık, muhalefetteki CDU/CSU blokunun bir kısmı, yasal sürecin başlatılmamasının 'demokrasinin savunmasızlığı' algısı yaratacağını savunuyor.
Seçimler ve 'Brandmauer' dinamiği
Eylül 2024'teki Turingiya, Saksonya ve Brandenburg eyalet seçimlerinde AfD sırasıyla birinci (Turingiya'de %32,8 ile Björn Höcke önderliğinde) ve ikinci parti olarak çıkarken, diğer partilerin oluşturduğu 'Brandmauer' (yangın duvarı) işbirliği reddi, partiyi yönetimden uzak tutuyor. Ancak 2025 federal seçimlerine doğru kamuoyu anketlerinde partinin %18-22 bandında kalması, Bundestag'daki bloklama gücünü artırıyor. Uzmanlar, kapatma davasının açılmasında en erken 2025 sonbaharı veya 2026 başları bir zaman çizelgesi öngörse de, Anayasa Mahkemesi'nin kararı yıllar sürebileceğini, bu süreçte partinin meclislerde faaliyetlerine devam edeceğini vurguluyor.
Avrupa Parlamentosu'ndan izolasyon
Haziran 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinden sonra AfD, önde gelen adayları Maximilian Krah ve Petr Bystron etrafındaki casusluk ve propaganda iddiaları nedeniyle Sağ Popülist 'Kimlik ve Demokrasi' (ID) grubundan atılmış, yeni kurulan 'Avrupa Egemen Uluslar' (ESN) grubunda yalnız kalmıştı. Bu durum, partinin Avrupa seviyesinde de kurumsal izolasyonunu derinleştirdi.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
