Ankara’nın ustası Tuncay Terli uyardı: "Saatçilik yok olmasın, gençler bu mesleğe sahip çıkmalı"
Ankara’da yarı asırdır saatin kalbi atan ustabaşı Tuncay Terli, mesleğin öğreti çöküşüne dikkat çekerek gençlerden usta-yavru geleneğine yönelme çağrısında bulundu.

Ankara’nın tarihi ticaret merkezlerinden birinde, yaklaşık 50 yıldır tezgahı başında geçiren Saatçi Tuncay Terli, dijital çağın getirdiği hızlı tüketim kültürünün, köklü el sanatlarını tehlikeye attığını vurguladı. Terli, dükkânına giren müşterilerle sohbet ederken gazetecilere yaptığı açıklamada, "Saatin tik tak atışı bir makine sesi değil, bir ustabaşının emeği ve sabrının sonucudur" diyerek mesleğin inceliklerini anlattı.
Usta-yavru zinciri kırılmamalı
Terli, son on yılda resmi mesleki eğitim kurumlarında saatçilik bölümlerinin kapanması veya ilgi görmemesinin, sektörde nitelikli eleman açığını derinleştirdiğini kaydetti. "Eskiden her ustabaşının yanında en az iki yavru yetiştirirdi. Bugün dükkânlarımıza çay getirecek, öğrenmek isteyecek genç bulmak neredeyse imkansız hale geldi" diyen Terli, mesleğin hayatta kalması için özel sektörün de bu eğitime destek olması gerektiğini savundu.
Ustabaşı, mekanik saatlerin sadece zaman gösteren bir araç olmadığını, estetik, mühendislik ve miras taşıyan birer sanat eseri olduğunu belirterek, "Bu mesleğe sahip çıkan gençler, hem el becerisi kazanıyor hem de bir kültürü yaşatıyor. Devlet teşvikleriyle atölye eğitimleri canlandırılmazsa, on yıl sonra onaracak ustamız kalmayacak" uyarısında bulundu.
Teknoloji rakip değil, yardımcı olmalı
Akıllı saatlerin yaygınlaşmasının mesleği tehdit ettiği görüşüne itiraz eden Terli, "Akıllı saat pil biteince çöp olur, mekanik saat bakımı yapılırsa nesillere kalır. Fark bu. Teknoloji bizim için ölçüm aletleri gelişiyor, bu kolaylık sağlıyor; ama ruhu biz veriyoruz" diyerek teknoloji ile zanaatın uyum içinde olabileceğini, ancak bunun için yeni neslin atölyeye gelmesi şart olduğunu vurguladı.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
