Başarı formulü değişti: Catania simülasyonu 'şans ve ağlar'ın yetenekten önce geldiğini kanıtladı
Catania Üniversitesi simülasyonuna göre yetenekli ama şanssız bireyler, ortalama yetenekli şanslıları asla yakalayamıyor; görünmez sosyal ağlar kaderi belirliyor.

İtalya Catania Üniversitesi fizikçileri Alessandro Pluchino, Andrea Rapisarda ve ekibinin 2018 yılında Advances in Complex Systems dergisinde yayımladıkları agent-based (ajan tabanlı) simülasyon, "Çok çalışan kazanır" anlayışını matematiksel olarak çürüttü. Araştırmacılar yetenek, çaba ve şans değişkenlerini bilgisayar ortamında binlerce kez koşturduğunda, kariyerde en tepeye çıkanların en yetenekliler olmadığını, aksine orta düzeyde yeteneğe sahip ama şanslı olan bireyler olduğunu tespit etti.
Yetenek dağıtımı normal, başarı dağıtımı "kuvvet yasası"
Gerçek hayatta yetenek (zeka, beceri, disiplin) Gauss eğrisi gibi normal dağılır; çoğu insan ortalamadır. Ancak başarı, servet veya şöhret dağılımı "Pareto yasası"na (kuvvet yasası) uyar: üstteki %1, altındaki %99'dan katbekat fazlasına sahip olur. Simülasyon bu uçurumu şu mekanizmayla açıklıyor: Her ajan başlangıçta rastgele bir yetenek değerine sahip. Yıllar içinde onlara pozitif (şans) ve negatif (kötü şans) olaylar rastgele gelir. Pozitif olaylar yeteneği çarpan katsayıyla (örneğin %10 artış) yeteneği artırır. Sonuç? En yüksek yetenekli ajanlar genellikle ortalama şansla kalırken, biraz yetenekli ama sürekli pozitif şans yakalayan ajanlar zirveye tırmanıyor.
Görünmez ağlar: "Zayıf bağların gücü" tekrar devreye giriyor
Şans sadece loto çekmek değil. Stanford sosyologu Mark Granovetter'ın 1973'ten beri bilinen "Zayıf Bağların Gücü" teorisi, Northeastern Üniversitesi ağ bilimcisi Albert-László Barabási'nın "The Formula" (2018) çalışmalarıyla birleşince, "hiçbir şey yapmamış gibi görünen başarı" çözülüyor. Başarılı görünen kişilerin çoğu, güçlü bağları (aile, yakın arkadaşlar) değil, zayıf bağları (tanıdıkların tanıdığı, bir konferansta görülen, LinkedIn'da takip edilen) aracılığıyla bilgi ve fırsat akışına erişim sağlıyor. Bu ağlar dışardan "şans" gibi görünse de, aslında sosyal sermaye birikiminin sonucudur.
Hayatta kalma yanlılığı (Survivorship Bias) algımızı bozuyor
Cornell Üniversitesi ekonomisti Robert Frank, Success and Luck kitabında şu tespiti yapar: Yalnızca kazananları görüyoruz. Aynı yetenek ve çabaya sahip ama şanssız kalan binlerce insan "görünmez" kalıyor. Bu nedenle başarılıların "Sadece çok çalıştım" anlatısı, geriye dönük bir rasyonelleştirme (hindsight rationalization) oluyor. Bilimsel veri şunu gösteriyor: Çaba gerekli şarttır (yeteneği kullanmak için), ama yeterli şart değildir (zirveye çıkmak için). Şans ve ağ, yeterli şartı tamamlayan değişkenlerdir.
Özetle; bazı insanlar "hiçbir şey yapmadan" başarılı olmuyor. Onlar ya da görünmeyen bir sosyal ağ birikimine sahipler, ya da rastgeleliklerinin getirdiği bir fırsatı yakalayacak konumdadırlar. Bilim, başarıyı bireysel erdemden soyutlayıp, sistemik bir olgu olarak yeniden tanımlıyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
