Bundestag Seçimleri: Son 3 Hafta, Merz Önde ama Koalisyon Bulmaktan Çekinmiyor
27 Eylül'de sandığa gidecek Almanya'da CDU/CSU anketlerde önde; AfD tarihi yükseklerde kalarken Scholz'ın SPD'si ve Yeşiller geriledi. Koalisyon aritmetiği ve 'brandmauer' tartışmaları gündemi belirliyor.

27 Eylül 2026 tarihinde yapılacak 21. Bundestag seçimlerine tam üç hafta kala Almanya, son on yılda en belirsiz ve kutuplaşmış bir seçim kampanyasının içindedir. Son anket ortalamalarına göre Friedrich Merz liderliğindeki CDU/CSU ittifakı %30-32 bandında tek başına öne çıkarken, mevcut Koalisyon hükümetinin ortakları (SPD, Yeşiller, FDP) %50 barajın altına düşme riski taşıyor.
Anketlerde Tablo: CDU Önde, AfD 'İkinci Güç' Konumunda
Tüm büyük anket kuruluşları (Forsa, Infratest dimap, INSA, Allensbach) son haftalarda benzer bir tablo çiziyor: Merz'ın CDU/CSU'si kararlı bir ilk sıra. Asıl tartışma ikinci sıranın kime gideceği ve koalisyon matematikinin nasıl kurulacağı üzerine odaklanıyor. Alternatif für Deutschland (AfD) anketlerde %18-20 bandında seyrederek tarihi en yüksek federal seviyesi potansiyeline sahip. Bu durum, partinin "yargı süreci" ve "Ayasofya" sınıflandırması gündemdeyken de ikinci güç olma ihtimalini güçlendiriyor.
Koalisyon Aritmetiği: 'Brandmauer' Zorlanıyor
Merz, AfD ile herhangi bir işbirliğine (koalisyon, tolerans veya ortak oy) "asla" diyerek Brandmauer (yangın duvarı) politikasını taahhüt ediyor. Ancak CDU/CSU + SPD (Büyük Koalisyon) veya CDU/CSU + Yeşiller (Jamaika) senaryoları anketlerde %50'yi bulmakta zorlanıyor. FDP'nin %5 barajı geçip geçmemesi, BSW (Sahra Wagenknecht İttifakı)'ın özellikle doğu eyaletlerinde AfD'yle ikinci sırada yarışması parlamentonun yapısını ve olası koalisyonları hayati derecede etkiliyor. Eğer FDP ve BSW barajı geçerse, Merz için sadece SPD veya Yeşiller ile iki partili bir koalisyon imkansız hale gelebilir; bu da üç partili "Kenya" (CDU-SPD-Yeşiller) veya "Jamaika" (CDU-Yeşiller-FDP) formüllerini gündeme getiriyor.
Kampanya Temaları: Göç, Ekonomi ve Güvenlik
Seçmenin kaygılarını belirleyen üç ana başlık, partilerin programlarını ve TV mücadelelerini şekillendiriyor:
- Göç ve Sığınma: Son aylarda artan irregular göç akışları ve Solingen saldırısının gölgesinde, Merz "Almanya öncelikli" retoriğiyle sınır kontrollerinin yeniden getirilmesi ve reddedilebilirlerin sınırda durdurulması vaat ediyor. Scholz ve Yeşiller bu yaklaşımın Avrupa hukukuna aykırı olduğunu savunurken, AfD "remigrasyon" kavramını meşru hale getirmeye çalışıyor.
- Ekonomik Daralma: Almanya 2023 ve 2024'te ard arda iki yıl büyüsüzlük yaşadı (technik resesyon). 2025'te hafif toparlanma (%0,2-%0,3) kaydedildi ancak endüstriyel çekirdek (otomotiv, kimya, makine) yapısal sorunlar (enerji maliyetleri, bürokrasi, qualifizierter Fachkräftemangel) içinde. Merz "Şirket vergelerini indirme, bürokrasiyi kesme" vaadiyle iş dünyasının desteğini almaya çalışıyor. SPD ve Yeşiller ise "Yatırım fonu" ve "Almanya Bilet" gibi sosyal dengeleyici önlemler öne sürüyor.
- Enerji ve İklim: Nükleer enerjiden tamamen çıkış (Nisan 2023) sonrası elektrik fiyatları hâlâ rekabet rakip ülkelere (ABD, Çin) göre yüksek. CDU/CSU ve AfD, nükleer araştırmaların yeniden başlatılmasını ve gaz santrallerinin geçiş teknolojisi olarak uzatılmasını savunuyor; Yeşiller ve SPD yenilenebilirlerin hızlandırılmasına (hedef 2030 %80) odaklanıyor.
Doğu-Batı Çatlak ve BSW Faktörü
Sağlanan bağlam başlıklarında da işaret edilen "Saksonya-Anhalt" ve genel doğu eyaletleri dinamikleri, federal seçimde de yansıması bekleniyor. Eylül 2024'teki eyalet seçimlerinde (Saksonya, Turingen, Brandenburg) AfD'in birinci parti gelmesi ve BSW'nin sandıktan çıkması, federal seviyede de "Doğu'da farklı bir seçim haritası" beklentisini doğurdu. BSW'nin federal parlamente girmesi, sol blokun (SPD, Yeşiller, Linke) oyunu parçalayarak Merz'in işini kolaylaştırabileceği gibi, koalisyon seçeneklerini de karmaşıklaştırıyor. Binlerce insanın AfD'ye karşı sokağa çıkması (sağlanan bağlam), sivil toplumun mobilizasyonunu gösterse de, anketlerde AfD tabanının bu protestolardan etkilenmediği, hatta "kurumlar bize karşı" algısıyla pekiştiği gözlemleniyor.
Önümüzdeki Hafta: TV Müsabakaları Karar Verici
Kampanyanın kaderini belirleyecek en kritik etkinlikler, ARD ve ZDF'de yayınlanacak TV Trielleri (Scholz vs Merz vs Habeck/Weidel) olacak. 2021'de Scholz'ın "kanalizasyon" performansı seçimden önceki son haftalarda farkı kapatmıştı. Bu kez Merz, "Bakan Adayı" statüsünün getirdiği olgunluk imajını korumaya, Scholz ise "Kriz Yöneticisi" deneyimini vurgulamaya çalışacak. AfD'nin Weidel'in mücadeleye davet edilip edilmeyeceği (genelde büyük partilerle sınırlı kalınır) hâlâ tartışmalı. Seçmenin %30-35'i hâlâ "kararsız" veya "değiştirebilir" kategorisinde; bu kitlenin kırılma yönü 27 Eylül gecesini belirleyecek.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
