Çarıksaraylar'da son eşekler: Teknoloji geldi ama Musa amca 'Karakaçan'ı bırakmıyor
Isparta'nın Şarkikaraağaç ilçesine bağlı Çarıksaraylar kasabasında eşekler tarihe karışırken, emekli imam Musa Anbar sadık dostu Karakaçan'la yollarına devam ediyor.

Isparta'nın Şarkikaraağaç ilçesine bağlı, Torosların yükseklerinde yer alan Çarıksaraylar kasabasında son yıllarda sessiz bir devrim yaşandı. Dar ve eğri sokaklarda yüzyıllardır yüklü yükleri, tarım aletlerini ve sakinleri taşıyan eşeklerin yerini, şarjlı elektrikli yardımcı araçlar aldı. Kasaba muhtarlığından edinilen bilgiye göre, günümüzde kasabanın nüfusu 300'ün altına düştüğü ve tarım alanlarında mekanizasyon hızlandığı için hayvansel taşıma neredeyse tamamen sona erdi.
Bu değişimin ortasında, emekli imam Musa Anbar yer alıyor. Anbar, kasabadaki son eşek sahiplerinden biri olma özelliğini taşıyor. Evinin bahçesinde, kendi adını koyduğu Karakaçan adlı eşekle yaşadığı bağlılık, kasaba sakinleri arasında bir nevi efsane haline geldi. Anbar, geçen sene aldığı elektrikli aracıyla tarla işlerini ve market alışverişlerini kolayca halletse de, sabah akşam Karakaçan'ın bakımını, yemini ve kısa yürüyüşlerini ihmal etmiyor.
"O bir hayvan değil, yol arkadaşım"
"Bu arac beni tarla kenarına kadar götürür, ama Karakaçan beni 40 yıl boyunca hayatın her anında sırtladı," diyen Anbar, eşeğine bağlılığını şu sözlerle özetliyor: "Teknoloji kolaylık getirdi, doğru. Ama bu dostluk, bir tuşla başlayıp biten bir şey değil. Onunla geçirdiğim her an, benim için bir ibadet kadar değerli." Anbar, Karakaçan'ın ismini, yıllar önce karanlık bir gece fırtınası içinde evini bulması üzerine "kara çakan" anlamına gelmesi için koyduğunu anlatıyor.
Kasabada artık sadece iki eşek kaldığı biliniyor. Bunlardan biri Anbar'ın Karakaçan'ı, diğeri de komşu bir çiftçinin tarla işlerinde hala hafif yükler taşıyan "Şahin" adlı eşek. Yerel sakinler, bu iki eşeğin kasabanın "son mohikanları" olduğunu, çocukların artık eşek görmek için müzeye gitmesi gerekebileceğini halfetiyle konuşuyor.
Çarıksaraylar'daki bu tablo, Anadolu'nun derinliklerinde teknolojinin getirdiği pratikliğin, geleneğin ve duygusal bağların yerini almadığı nadir anlardan birini gözler önüne seriyor. Musa Anbar her sabah elektrikli aracının şarjını kontrol ettikten sonra, hâlâ Karakaçan'ın kementini düzelterek, "Hadi gidelim dostum" diyerek o eski, bilinen yollara çıkıyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
