HaberGo
Kripto Analiz

Coin Center: DHS'nin Finansal Veriyle 'Tahminci Polislik' Uygulaması Anayasa'ya Ayırıyor

Coin Center'ın yeni analizinde, DHS'nin vatandaşların harcama verilerini kullanarak siyasi profilleme yaptığı ve bu uygulamanın 4. Değişiklik'i ihlal ettiği vurgulandı.

HMHaber Merkezi
· 2 dk119 okunma
Coin Center: DHS'nin Finansal Veriyle 'Tahminci Polislik' Uygulaması Anayasa'ya Ayırıyor
Coin Center: DHS'nin Finansal Veriyle 'Tahminci Polislik' Uygulaması Anayasa'ya Ayırıyor

Washington — ABD Güvenlik Bakanlığı (DHS), vatandaşların banka ve kredi kartı işlem verilerini "tahminci polislik" (predictive policing) algoritmalarına besleyerek siyasi meyillerini ve olası davranışlarını öngörmeye çalışıyor; bu uygulama Anayasa'nın 4. Değişikliği'ne ve finansal gizliliğin temellerine aykırıdır. Bu tespit, kripto para ve finansal gizlilik politikaları üzerine odaklanan bağımsız düşünce kuruluşu Coin Center'ın bugün yayımladığı derinlemesine analiz raporında yer alıyor.

Raporu yazan Laz Pieper, DHS'nin "Finansal Suçları Önleme Ağı" (FinCEN) aracılığıyla toplanan Şüpheli İşlem Bildirimleri (SAR) ve Büyük Para Transferi Raporları'nı, terörle mücadele amacının çok ötesinde, vatandaşların meşru siyasi ve sosyal faaliyetlerini haritalamak için kullandığını savunuyor. Pieper, "Harcama alışkanlıkları birinin dini inancını, siyasi bağışlarını, sağlık kararlarını ve dernek üyeliklerini ortaya koyuyor. Hükümetin bu veriye mahkeme kararı olmadan, sadece bir algoritmanın 'şüpheli' bulmasıyla erişimi, finansal sistemin bir gözetim aracına dönüştürülmesi demektir" ifadelerini kullandı.

Üçüncü Taraf Doktrini ve Carpenter Kararı Çatışması

Analiz, ABD Anayasa Mahkemesi'nin 2018 Carpenter v. United States kararındaki gerekçeyi merkezine alıyor. Mahkeme o kararda, polislerin cep telefonu konum verilerine mahkeme kararası olmadan erişemeyeceğine hükmederek, "üçüncü taraf doktrini" (veriyi banka/telekom gibi üçüncü taraflara verdiginizde gizlilik beklentininiz kalmaz) dijital çağda sınırlamıştı. Coin Center, finansal işlem verilerinin konum verisinden çok daha hassas ve kapsayıcı olduğunu, bu nedenle Carpenter standardının SAR/CTR verilerine de uygulanmasını gerektirdiğini öne sürüyor.

Rapor, DHS'nin iç sızıntı belgelerine ve Kongre'ye sunduğu bütçe gerekçelerine atıfta bulunarak, bakanlığın "Ulusal Risk Değerlendirmesi" çerçevesinde finansal veriyi suç işlenmeden önce "riskli" bireyleri tespit etmek için kullandığını ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, suçun işlenmesinden sonra kanıta dayalı soruşturma yerine, algoritmik risk skorlarına dayalı önleyici hedefleme modeline evriliyor.

Kongre'de Yasama Girişimleri Hızlanıyor

Bu gelişmeler, Kongre'de her iki partiden de destek alan "Dördüncü Değişiklik Satılık Değil Yasası" (Fourth Amendment Is Not For Sale Act) tasarısının gündeme gelmesini tetikledi. Tasarı, hükümetin veri brokercilerden veya finansal kurumlardan mahkeme kararası olmadan hassas veri satın almasını veya zorla almasını yasaklamayı amaçlıyor. Senato Güvenlik Komitesi'nde bu hafta yapılan gizli oturumda, DHS yetkililerinin bu programların meşruiyeti konusunda net cevap veremediği, yasal dayanağın zayıf kaldığı bilgisi sızdırıldı.

Coin Center, raporun sonundaki önerilerde; FinCEN'in SAR paylaşım protokollerinin şeffaf hale getirilmesi, algoritmik risk skorlamasının denetimi için bağımsız bir denetim kurulu kurulması ve vatandaşların kendi finansal verileri üzerindeki haklarının (erişim, silme, itiraz) güçlendirilmesi talep ediliyor. Pieper, "Finansal gizlilik, suçluları korumak için değil, masum vatandaşları devletin keyfi gücünden korumak için var" diyerek, bu mücadelenin sadece kripto para sektörü değil, tüm sivil toplum için hayati önem taşıdığını vurguladı.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi