Çorum'un çelengi Göksel Arsoy'un son yolculuğunda tanık olan mühendis anlattı: "O gün İstanbul'a çökmüştü"
Çorum'lu İnşaat Mühendisi Sinan Karamanlıoğlu, 2022'de Türk sinemasının 'Altın Çocuğu' Göksel Arsoy'un cenaze törenindeki duygusal anları ve protokol dışı tanıklıkları kaleme aldı.

İstanbul — Türk sinemasının "Altın Çocuğu" unvanlı efsanevi oyuncu Göksel Arsoy, 20 Temmuz 2022'de 90 yaşında hayatını kaybetmişti. Cenaze töreni bir gün sonra, 21 Temmuz'da Beşiktaş'taki Barbaros Hayrettin Paşa Camii'nde kılınıp, Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilmişti. O gün İstanbul'un kalabalığının içinde, resmi protokolün ötesinde bir tanıklık eden Çorum'lu İnşaat Mühendisi Sinan Karamanlıoğlu, geçenlerde kaleme aldığı anılarında o tarihi günün detaylarını paylaştı.
"Çorum'un oğlu gitmişti, ben de gitmek zorundaydım"
İstanbul'da yıllardır yaşayan Karamanlıoğlu, Arsoy'un ölümü haberiyle karşılaştığında hissettiğini şöyle özetliyor: "Göksel Bey sadece bir oyuncu değildi; Çorum'un, hatta Anadolu'nun sinemaya açılan ilk kapısıydı. O gittiğinde benim de bir parçam gitti. Cenazeye katılmam bir görevdi, seçenek değil."
Mühendis Karamanlıoğlu, o gün cami önündeki kalabalığın sanatçılar, bürokratlar ve vatandaşlardan oluştuğunu, ancak asıl dikkat çekenin "sessiz bir hüzün" olduğunu aktarıyor. "Resmi törenler yapıldı, konuşmalar yapıldı. Ama benim hafızamda kalan, bir köşede diz çöküp dualarını getiren yaşlı bir teyzenin, 'Bizim çocuk gitti' diye ağlamasıydı. O an anladım ki Göksel Arsoy bu topraklara sadece filmlerle değil, samimiyetle hakim olmuş."
Barbaros'tan Zincirlikuyu'ya: Son uğurlama yürüyüşü
Cenaze namazından sonra tabutun omuzlarda taşındığı yürüyüşte, Karamanlıoğlu'nun yanında ünlü oyuncu Kadir İnanır ve yönetmenler kurulu üyelerinin yer aldığını belirtiyor. "Yürüyüşte bir anda bir araba camı indi, içinde genç bir kız 'Amca, biz sizi çok sevdik, şimdi de seviyoruz' diye bağırdı. Göksel Bey'in nesilleri aşan etkisini o an teyit etmiştik."
Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilirken okunan duaların ardından, Karamanlıoğlu mezar başında kalan az sayıdaki dost ve hemşehrilerle paylaştığı son anıyı anlatıyor: "Toprak damladığında rüzgâr esmeye başladı. Bir arkadaşım, 'Hoca gitti, ama sesi kaldı' dedi. O gün anladım ki efsaneler ölmez, sadece mezarlık değiştirir."
Çorum'da bir sokak, İstanbul'da bir anı
Göksel Arsoy'un 1931'de Çorum'un Alaca ilçesine bağlı Osmaniye köyünde (bazı kaynaklar Çorum merkez belirtir) doğduğu, babası memuriyet göreviyle geldikleri için çocukluğun bir kısmını Çorum'da geçirdiği hatırlanıyor. Çorum Belediyesi, sanatçının adını bir sokakta ya da kültür merkezinde yaştırma çabaları içinde. Karamanlıoğlu bu konuda "Çorum, çocuğunu tanımakta gecikmemiş, ama yaşayan anılarla onurlandırmak zorunda" diyor.
Sinema Tarihi Derneği verilerine göre Arsoy, 1947 "Yara" filmiyle başlayan kariyerinde 100'ün üzerinde filmde rol aldı. 1960'ların "Altın Çocuğu" olarak anıldığı dönemde Türkan Şoray ve Fatma Girik ile kurduğu ikililer sinema tarihine damga vurdu.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
