HaberGo
Ekonomi

Dolar/TL: Merkez Bankası Kararı Öncesi Piyasa Beklentileri ve Kritik Seviyeler

Eylül enflasyon verisi ve reel faiz tartışmaları gölgesinde dolar/TL, Merkez Bankası toplantısından önce dar aralıkta seyirini sürdürüyor; uzmanlar rezerv yeterliliğine odaklanıyor.

HMHaber Merkezi
· 2 dk158 okunma
Dolar/TL: Merkez Bankası Kararı Öncesi Piyasa Beklentileri ve Kritik Seviyeler
Dolar/TL: Merkez Bankası Kararı Öncesi Piyasa Beklentileri ve Kritik Seviyeler

İstanbul — Dolar/TL paritesinin 7 Ekim 2026 Çarşamba günü açılışı, Merkez Bankası'nın (MB) bu hafta açıklayacağı faiz kararının gölgesinde geçti. Piyasa aktörleri, Eylül TÜFE verilerinin ardından netleşen enflasyon trendi ve Merkez Bankası'nın "sıkı para politikası" vurgusunun sürdürülebilirliği üzerine yoğunlaşıyor. TCMB Veri Dağıtım Sistemi'ne (EVS) göre piyasa, politika faizinin mevcut seviyede tutulması senaryosunu temel alarak pozisyon alıyor; ancak gelecekteki indirim adımlarının zamanlaması belirsizliği, kurdaki iki yönlü riskleri besliyor.

Para Politikası Normalleşmesi ve Reel Faiz Dinamiği

Merkez Bankası, son para politikası toplantısında enflasyonun gerileme trendinin güçlendiğini, ancak hizmetler enflasyonundaki yapısal direncin risk oluşturduğunu vurgulamıştı. Ekonomistlerin çoğunluğuna göre, reel faiz seviyesinin pozitif alanda kalması, kur istikrarının ana köprüsü बना हुआ. "Merkez Bankası'nın ileriye dönük rehberliğinde 'veri bağımlı' ifadesinin ağırlığı arttı", diyen bir yatırım bankası stratejisti, piyasanın artık her veri setinde (özellikle TÜFE ve ÜFE ayrışmasında) aniden tepki verdiğini, bu durumun dolar/TL'de gün içi volatiliteyi (dalgalanmayı) artırdığını kaydetti.

Rezerv Yeterliliği ve Swap Ağları

Son haftalardaki en kritik gelişmelerden biri, Merkez Bankası'nn net uluslararası rezervlerindeki yön değişikliği oldu. Resmi rezerv verilerine göre, altın değerleme farkları hariç net rezervler, yabancı kaynaklı portföy girişlerinin hızlanması ve ticaret dengelerindeki iyileşmeyle yatay bir seyir izliyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın dış borç rollover (devretme) oranlarının %100'ün üzerinde seyretmesi, dış finansman tarafındaki baskıyı hafifletiyor. Buna ek olarak, Merkez Bankası'nın büyük merkez bankalarıyla (Fed, ECB, BoE, BoJ, PBoC) kurulan swap hatlarının yenilenmesi ve limit artırılması, likidite tamponunu güçlendiren bir unsurs olarak değerlendiriliyor.

Teknik Görünüm: Destek-Direnç Dinamikleri

Teknik analiz odaklı stratejistler, dolar/TL'nin uzun vadeli yükseliş trend kanalının alt bandına (destek) ve 200 günlük hareketli ortalama seviyelerine dayandığını, yukarı yönlü kırılım için politika faiz indirimi sinyallerinin netleşmesi veya coşkunluk verilerinin (PMI, İŞG) beklediğinden zayıf çıkması gerektiğini öne sürüyor. Aşağı yönlü risk senaryosunda ise Merkez Bankası'nın enflasyon hedeflerine (uç nokta) erişim takvimi ön plana çıkıyor. Piyasa derinliği verileri, opsiyon piyasasında "risk reversals" (risk tersyüzü) göstergelerinin TL lehine hafif bir eğilim gösterdiğini, yani koruma maliyetlerinin düşük seyrettiğini işaret ediyor.

Yatırımcı Pozisyonlaması ve Portföy Akışları

Merkez Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerine göre yabancı yatırımcıların devlet iç borçlanma senetlerine (DİBS) ve hisse senedi piyasasına giren net satın alımları, kur riskine karşı artan iştahı yansıtıyor. Ancak, global likidite koşullarının (Fed faiz indirim hızı, Çin büyüme verileri) seyreklik göstermesi, bu akışın sürdürülebilirliği için dışsal bir risk faktörü oluşturuyor. Bankacılık sektörünün kısa vadeli dış borçlanma maliyetleri ve TL likidite yönetimi de kurun gelecek seyrini belirleyecek kritik değişkenler arasında yer alıyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi