HaberGo
Gündem

Enver Altaylı dosyaları yeniden açıldı: MİT'ten CIA iddialarına uzanan arka plan

Ankara'da Enver Altaylı ile ilgili dava dosyalarının yeniden incelenmeye başlandığı öğrenildi. MİT geçmişi, Gladio ve Orta Asya operasyonlarıyla anılan isim, son yıllarda MHP yakınlığıyla gündemdeydi.

HMHaber Merkezi
· 2 dk143 okunma
Enver Altaylı dosyaları yeniden açıldı: MİT'ten CIA iddialarına uzanan arka plan
Enver Altaylı dosyaları yeniden açıldı: MİT'ten CIA iddialarına uzanan arka plan

Ankara — Ankara'daki bir Ağır Ceza Mahkemesi'nin son aldığı bir kararla, eski MİT istihbaratçısı Enver Altaylı'nın adı geçen ve daha önce sonuçlandırılmış bulunan birden fazla dosyanın yeniden incelenmeye başlandığı anlaşılıyor. Gelişme, savcılığın "yeni delil ve bulgular" ifadesiyle yeniden yürütme talebini mahkemenin kabul etmesiyle gerçekleşti. Karar, Altaylı'nın 1990'lı yıllardan bugüne uzanan istihbarat, siyaset ve medya geçişinin yeniden tartışılmasını tetikledi.

Kimdir Enver Altaylı?

Enver Altaylı, 1960 doğumlu, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)'nde 1980'lerin sonları ile 2000'lerin başları arasında görev yapmış bir istihbaratçıdır. Görev süresince özellikle Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Orta Asya ve Kafkasya coğrafyasında (Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan) yürütülen operasyonlarda aktif rol almış, bölgedeki Türk Cumhuriyetleriyle ilişkilerin istihbarat boyutunda şekillenmesinde kilit isimlerden biri olarak yer almıştır. Resmi görevden ayrıldıktan sonra özel güvenlik şirketleri kurmuş, medya kuruluşlarında (Güneş, Ortadoğu, Akit gazeteleri) yazarlık ve yönetim kurulu üyelikleri üstlenmiştir.

Gladio, Ergenekon ve "MİT'in Hayaleti" lehtleri

Altaylı'nın adı, kamuoyunda en çok 2008-2013 yılları arasındaki Ergenekon ve Balyoz davaları sürecinde çıkmıştır. Savcılık iddianamelerinde ve medya yansımalarında "Gladio'nun beyni", "MİT'in Hayaleti" ve hatta "CIA/Mossad ajanı" gibi sıfatlarla anılmıştır. Bu dönemde gözaltına alınıp tutuklanan Altaylı, daha sonra yargıç değişiklikleri ve delil yetersizliği gerekçeleriyle serbest bırakılmış, sonunda beraat veya düşme kararları alınmıştır. Ancak bu süreçteki tutanaklarda, CIA bağlantılarının yanı sıra derin devlet yapılarıyla ilişkisi iddia edildi.

Siyasi geçiş ve MHP şemsiyesi

Yargı sürecinin son aşamalarında ve sonrasında Altaylı, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yakınlığı ve parti çevrelerindeki etkisiyle dikkat çekti. 2016 darbe girişiminden sonra FETÖ ile mücadele sürecinde de belirli bir rol oynadığı, bazı FETÖ soruşturmalarına danışmanlık yaptığı yönünde iddialar gündeme geldi. Son yıllarda yazarlığı yaptığı gazetelerde, dış politika ve güvenlik konularında resmî ideolojiye uygun, bazen de "sızıntı" niteliğinde bilgiler verdiği iddia edildi.

Neden şimdi? Yeniden açılan dosyaların içeriği

Bugün gündeme getirilen gelişme, sadece bir prosedür değil. Savcılığın "yeniden yürütme" talebini dayandırdığı "yeni delillerin" niteliği henüz resmi olarak açıklanmadı; ancak yargı çevrelerinde bu dosyaların, 2013-2016 aralığında toplanan ancak o dönemde değerlendirilemeyen veya siyasi iradeyle durdurulan istihbarat raporları, şifreli yazışmalar ve ifadeler içerdiği söyleniyor. Özellikle Orta Asya'daki operasyonların finansman kaynakları, yurtdışındaki hesaplar ve o dönemki siyasi otoriteyle organik bağı konusunda yeni bir soruşturma perspektifi çizildiği anlaşılıyor.

Yargı süreci ne bekliyor?

Mahkeme, dosyaların birleştirilerek tek bir ana dosya altında toplanmasını ve sanık/tarafların yeniden dinlenmesini talep ettiği anlaşıldı. İlk oturum tarihi önümüzdeki günlerde belirlenmesi bekleniyor. Savunma tarafı, bu kararın "yargılanmışlık ilkesi" (ne bis in idem) ihlali olduğunu, siyasi bir operasyon olduğunu öne sürerken; mağdur/itiraz eden taraf, "adaletin gecikmiş olsa da yerini bulması" gerektiğini savunuyor. Gelişme, Türkiye'nin son on beş yıllık yargı-siyaset-istihbarat üçgeninin en karanlık köşelerinden birini tekrar aydınlatma potansiyeli taşıyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi