HaberGo
Politika

Esenyurt kayyum atamasının 2. yılında: Yargı süreci ve idari tablo

Kasım 2024'te Resmi Gazete ile yürürlüğe giren kayyum kararı, Esenyurt'un idari statüsünü değiştirdi. Danıştay ve AYM süreçleriyle 2029 seçim stratejileri nasıl şekilleniyor?

HMHaber Merkezi
· 2 dk78 okunma
Esenyurt kayyum atamasının 2. yılında: Yargı süreci ve idari tablo
Esenyurt kayyum atamasının 2. yılında: Yargı süreci ve idari tablo

1 Kasım 2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan kararla Esenyurt Belediyesi'ne atanan kayyum yönetimi, bugün yaklaşık 23 ay sonra ilçenin idari, mali ve siyasi gündemini hâlâ belirleyen en kritik unsuru oluşturuyor. Türkiye'nin en kalabalık ilçelerinden birine yapılan atama, 5272 sayılı Belediye Kanunu'nun 45. maddesi ve Terörle Mücadele Kanunu'nun ilgili hükümleri dayanağıyla gerçekleşmişti.

Atama süreci ve hukuki dayanak

CHP'li Belediye Başkanı Ahmet Özer'in, "terör örgütü için finansman sağlama" suçlamasıyla tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı'nın önerisiyle Cumhurbaşkanı onayına sunulan kararla, o dönem Silivri Kaymakamı olan Hıdır Arslan kayyuma atanmıştı. Karar gecesi ilçe belediyesi binasına giren kayyum, ilk günlerde belediye meclisi toplantılarını durdurmuş, başkanlık yetkilerini devralmış ve belediye encümeni işlevini üstlenmişti.

İdari yapıda yaşanan değişimler

Kayyum yönetimi devraldığı günden itibaren belediye teşkilatında köklü değişiklikler yapti. Başkan yardımcıları ve müdürler görevden alındı, yerlerine kaymakamlık ve valilik kadrolarından atanan isimler getirildi. İhale komisyonları yeniden kuruldu, devam eden büyük ölçekli projelere (özellikle kentsel dönüşüm ve altyapı tenderlerine) ara verildi. Sayıştay'ın 2024-2025 dönemine ait denetim raporlarında belediyenin mali tablolarında "önemli nitelikte kusurlar" tespit edildiği, borç stoğunun yeniden yapılandırıldığı resmi kayıtlara işlendi.

Yargı sürecinin güncel durumu (Eylül 2026)

Kayyum kararı karşısında CHP ve DEM Partisi hem Danıştay'a durdurma davası hem de Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvuru yoluyla gitmişti. Danıştay 10. Dairesi, kararın "idari işlem" niteliği taşıdığı gerekçesiyle durdurma taleplerini reddetmiş, esasa bakılmasını kararlamıştı. AYM ise 2025 sonbaharında verilen bir kararda, benzer bir kayyum ataması dosyasında "siyasi parti kapatma davası bağlantısı olmadan bireysel başvurunun reddedilemeyeceği" yönünde bir önorm oluşturmuştu; bu gerekçe Esenyurt dosyası için de yol gösterici oluyor. Ahmet Özer'in Ceza Muhakemesi ise 2026 baharında başlayıp, delil toplama ve tanık dinleme aşamasında devam ediyor.

Siyasi yansımalar ve 2029 vizyonu

CHP Genel Merkezi, kayyum atamalarını "seçmen iradesinin gasbedilmesi" olarak tanımlayıp, 2029 yerel seçimleri için Esenyurt'u "geri kazanılacak öncelikli ilçeler" listesine yerleştirdi. İlçe teşkilatları, kayyum döneminde de faaliyet göstermek suretiyle mahalle bazında örgütlenmeyi sürdürdü. DEM Partisi ise Esenyurt'taki tabanını koruma çabası içinde, kayyum yönetimine karşı yasal ve sivil toplum mekanizmalarını harekete geçirmeye odaklandı. Kayyum Hıdır Arslan'ın 2025 ortasında valilik kadrosuna terfi edip ayrılmasıyla yeni kayyum ataması (Göksel Gümüşay) yapılmış, bu durum da süreçte idari sürekliliği pekiştirdi.

Hizmetler ve mali tablo

Kayyum döneminde toplu taşıma (metrobüs entegrasyonu, yeni otobüs hatları), zımba ve çöp toplama hizmetlerinde merkezi koordinasyon artırıldı. Ancak belediyenin kendi kaynaklarıyla finanse ettiği kültürel etkinlikler, spor okulları ve sosyal destek programları ciddi oranda kısıldı. Belediye borçları, Hazine'den sağlanan avanslı nakit akışı ve ihale iptalleriyle sağlanan tasarrufla yeniden yapılandırıldı; ancak 2026 yılı bütçesinde yatırım harcamalarının cari giderlerin gerisinde kaldığı görülüyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi