Hava Sahası Güvenliği: IATA Zirvesi Kararları ve Moldova Uyarısı Türkiye'yi C-UAS Yarışına İtiyor
İstanbul'da yapılan IATA Güvenlik Zirvesi standartları yükseltirken, Moldova'da başkan uçağının İHA hedef alınması sivil havacılığın yeni tehdit anatomisini ortaya koydu. Türkiye 56 hava sahası için koruma mimarisi yeniden yazıyor.

10 Eylül 2026 tarihinde İstanbul'da kapanan IATA Havacılık Güvenliği Zirvesi ile son aylarda Moldova hava sahasında yaşanan İHA saldırısı girişimi, Türkiye'nin sivil havacılık güvenlik mimarisini baştan aşağı yeniden şekillendiriyor. Dünyanın en yoğun hub'larından birine sahip olan ve yıllık 300 milyon yolcu hedefi koyan Türkiye, artık "güvenli pist" standartlarının ötesinde "korunmuş hava sahası" kavramını yasal ve teknolojik altyapıya yerleştirmek zorunda.
Zirve Kararları: Denetimden Yönetime Paradigma Değişimi
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Genel Direktörü Willie Walsh'ın da katıldığı zirvede, Türkiye'nin ICAO USOAP (Evrensel Güvenlik Denetim Programı) Etkin Uygulama (EI) puanının %90'ın üzerine çıkırılması hedeflendi. Şirketler Arası Güvenlik Denetimi (IOSA) sertifikalı operatör sayısının artırılması ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) denetim yetkilerinin risk tabanlı yaklaşıma (Performance-Based Oversight) evrilmesi ana kararlar arasında. DHMİ ve özel işletme modelleri (İGA, TAV, Fraport TAV) için ortak bir "Güvenlik Veri Paylaşım Platformu" (SDSP) kurulumuna 2027 ilk çeyreği hedeflenerek imza atıldı.
Moldova Dersi: Sivil Hava Alanı Askeri Hedef Olduğunda
2024 sonbaharında Moldova Chișinău Uluslararası Havaalanı'nda Ukrayna Başkanı Volodimir Zelenskiy'in uçağının bir İHA (İnsansız Hava Aracı) tarafından kilitlenmesi/hedef alınması olayı, Chicago Sözleşmesi Madde 3 bis'inin "sivil hava araçlarının saldırıya uğramaması" ilkesinin hibrit savaş ortamında nasıl çürüdüğünü kanıtladı. Olay sonrası Moldova Sivil Havacılık Otoritesi raporu, mevcut radar sistemlerinin düşük irtifa, düşük RCS (Radar Kesiti Alanı) hedefleri ayırt edemediğini, RF (Radyo Frekans) gölgelerinin tespit edilemediğini ortaya koymuştu. Bu olay, NATO üyesi olmasa da Karadeniz'in kuzeyindeki bir ülke için «sivil hava sahası koruma şemsiyesi» kavramını zorunlu kıldı.
Türkiye Envanteri: 56 Hava Sahası, Farklı Risk Profilleri
SHGM verilerine göre Türkiye'de şu anda 56 aktif sivil hava sahası bulunuyor. Bunların 35'i DHMİ, 21'i ise özel sektör (BOT/YDA/İşletme Devret) modeliyle işletiliyor. İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Muğla (Dalaman/Milas-Bodrum) gibi "Kategori A" hub'lar CAT III ILS ve gelişmiş yüzey hareket radarı (ASMGCS) ile donatılıken, Anadolu ve Doğu Anadolu'daki bölgesel havaalanlarının çoğunda henüz CAT I/II seviyesinde kalınıyor. Daha kritiki, bu hava sahalarının çevre güvenliği (Perimeter Security) henüz fiziki bariyer ve kameraya dayalı; C-UAS (Counter-UAS) yeteneği ise neredeyse sıfır.
C-UAS Entegrasyonu: Yerli Teknoloji İle "Kalkan" Oluşturma
Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda Aselsan, Roketsan, Meteksan ve HAVELSAN'ın geliştirdiği hibrit C-UAS sistemleri (AESA radar + RF tarama + Optronik + Kinetik/Lazer/JAmer neutralizasyon), askeri üslardan sivil hava sahalarına uyarlama sürecinde. Zirve sonrası toplantılarda DHMİ yetkilileri, önce aşamada İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Adana havaalanlarına "Kritik Altyapı Koruma Paketi" kapsamında 2027 sonuna kadar sistem entegrasyonu başlatılacağını, 2028-2030 arası tüm sertifikalı hava sahalarına yayılacağını belirtti. Finansman modeli olarak havalimanı işletme şirketlerinin yatırım programlarına "Güvenlik Yatırımı" kalemi ayrılması ve sigorta primlerindeki risk primi indirimi teşviki gündemde.
Uzmanlar: "Pilot ve ATC Eğitimi Teknolojiden Önce Gelmeli"
Havacılık güvenliği analistleri ve eski THY komutanları, teknolojik altyapının tek başına yetmeyeceğini, Moldova olayında görüldüğü gibi pilotların ve Hava Trafik Kontrol (ATC) personelinin "İHA tespit - raporlama - kaçınma" prosedürlerine (SHY-22/6H güncellemeleri) hakim olmasının hayati olduğunu vurguluyor. SHGM, 2027 eğitim yılından itibaren tüm lisans yenilemelerinde "UAV Tehdit Farkındalığı ve Operasyonel Müdahale" modülünü zorunlu kılmayı planlıyor. Ayrıca, bölgesel risk paylaşımı kapsamında Karadeniz ve Doğu Akdeniz havacılık otoriteleri (Bulgaria, Romanya, Yunanistan, Gürcistan, Azerbaycan) arası "Gerçek Zamanlı UAV İzleme Veri Paylaşım Protokolü" müzakereleri zirve marjında başlatıldı.
2027 Vizyonu: Sigorta Primlerinden Operasyonel Sürekliliğe
Sektör raporlarına göre, hava sahası güvenlik yatırımlarının (C-UAS, siber güvenlik, fiziki güvenlik güçlendirme) önümüzdeki 5 yılda 15-20 milyar TL civarında tahmin ediliyor. Bu yatırım, global yeniden sigorta şirketlerinin (Munich Re, Swiss Re vb.) Türkiye hava sahası risk primlerini %15-20 oranında düşürebileceği, dolayısıyla havalimanı işletme maliyetlerini ve nihayetinde bilet fiyatlarını etkileyeceği öngörülüyor. IATA Zirvesi'nin "Güvenlik Bir Maliyet Değil, Yatırımdır" manifestosu, Türkiye'nin 2023-2030 Havacılık Master Planı'ndaki "Güvenli ve Güvenilir Havacılık" hedefinin somut zaman çizelgesine dönüşmesi olarak okunuyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
