HaberGo
Dünya

İdam Cezası: Küresel Kaldırma Dalgası Hızlanırken İran, Suudi Arabistan ve Nijerya'da Gerileme Uyarısı

Amnesty verilerine göre infaz yapan ülke sayısı rekor düşüşte; Malezya ve Gana kalkma yolunda. Ancak İran ve Suudi Arabistan küresel rakamları yukarı çekerken Nijerya'da karar sayısı patlıyor. Türkiye'de anayasal kilit hâlâ dayanıklı.

HMHaber Merkezi
· 3 dk96 okunma
İdam Cezası: Küresel Kaldırma Dalgası Hızlanırken İran, Suudi Arabistan ve Nijerya'da Gerileme Uyarısı
İdam Cezası: Küresel Kaldırma Dalgası Hızlanırken İran, Suudi Arabistan ve Nijerya'da Gerileme Uyarısı

7 Ekim 2026 itibarıyla küresel idam cezası haritası, "kaldıranlar" ile "uygulayanlar" arasındaki kutuplaşmayı derinleştiriyor. Amnesty International (Af Örgütü) Nisan 2026 tarihli raporuna (2025 verileri kapsayan) göre, idam cezasını kanunen veya uygulamada tamamen kaldıran ülke sayısı 112'ye çıkarken, infaz gerçekleştiren ülke sayısı modern kayıtlarda en düşük seviyeye, 16'ya geriledi. Bu tablo, evrensel kalkınma hedefleri (SDG 16.3) ile uyumlu bir seyir izse de, infaz yoğunluğunun az sayıda ülkeye yoğunlaşması ve bazı bölgelerde yargı pratiğindeki sertleşme, uluslararası insan hakları mekanizmalarını uyarmaya devam ediyor.

Asya-Pasifik'te Tarihi Dönüşüm: Malezya ve Gana Öncü

Bölgedeki en çarpıcı gelişme, Malezya'da Temmuz 2023'te kabul edilen ve Ocak 2024'te yürürlüğe giren "Wajib Mati" (Zorunlu İdam) yasasının kaldırılmasıyla başladı. Anwar Ibrahim hükümeti, bu reformun ardında gelen "İdam Cezasının Tamamen Kaldırılması" tasarısını Ekim 2026'da Dewan Rakyat (Alt Meclis)ten geçirerek süreci nihai aşamaya taşıdı. Yasama paketi şu an Dewan Negara (Üst Meclis) onayı ve Sultan'ın imzası bekliyor. Benzer şekilde Gana, Temmuz 2023'teki parlamenter oylamayla ceza kanunundaki idam hükümlerini kaldırarak Afrika kıtasındaki 24. kalkma ülkesinin unvanını aldı; Kenyanya ve Zimbabve de taslak yasalarla süreci takip ediyor. Singapur ve Japonya ise "uygulamada moratoryum" mesafesini koruyor, ancak yasal kaldırma gündemden uzak.

İran ve Suudi Arabistan: Küresel İstisnai Durumun Motoru

Küresel infaz rakamının büyük kısmını hâlâ iki ülke oluşturuyor. Af Örgütü'nün 2025 verilerine dayanan raporu, İran'ın en az 850'in üzerinde, Suudi Arabistan'ın ise 300'ün üzerinde infaz gerçekleştirdiğini kaydediyor (Çin verileri "gizli" sınıflandırması nedeniyle dışarıda). İran'da 2022-2023 protestoları sonrası "Bağy" ve "Yeryüzünde Fesat" kalemleriyle verilen kararların infazına dönüş hızı, Suudi Arabistan'da ise uyuşturucu suçlarında 2022 moratoryumunun sessizce kaldırılıp 2023-2024'te infazların üç katına çıkması dikkat çekici. Her iki ülke de BM Sivil ve Siyasi Haklar Antlaşması (SMD) 2. Ek Protokolü'ne taraf değildir ve şeffaflık taleplerini reddediyor.

Nijerya'da Karar Patlaması, ABD'de Yöntem Tartışması

Afrika'nın en kalabalık ülkesinde Nijerya, 2025 yargıtay verilerine göre yıllık idam kararı sayısında %40'lük bir artış kaydetti (yaklaşık 350 yeni karar). Bu artışın ardında, eyalet yargı sistemlerindeki yığınakma, "hırsızlık ve silahlı hırsızlık" gibi suçlarda zorunlu idam hükmü yargıtay onayına bekletilmesi ve federal hükümetin moratoryum ilan etmemesi yatıyor. ABD tarafında; federal seviyede Merrick Garland imzalı moratoryum (Temmuz 2021'den beri) devam ederken, Alabama'nın azot hipoksisi yöntemiyle yaptığı infazlar (2024-2025'te 4 infaz) ve Missouri/Teksas'in letal enjeksiyon protollerindeki hata riski tartışmaları, Anayasa'nın 8. Değişikliği (İntikamcı/Alışılmadık Cezalar Yasak) yorumunu Zırve Mahkemesi gündeminde tutuyor.

Avrupa Birliği'nin "Kızıl Çizgisi" ve Türkiye'nin Anayasal Kilidi

AB, genişleme sürecinde (Sırbistan, Ukrayna, Moldovya) ve ticaret anlaşmalarında (GSP+ rejimi) idam cezası kalkmasını "yargılanamaz kriter" olarak koruyor. Konsey Avrupa üyesi Belarus hariç Avrupa kıtası tam kalkma statüsünde. Türkiye ise 2004 Anayasa Mahkemesi kararı (E. 2004/46, K. 2004/87) ve 2006 tarihli AVİS 13. Protokol onayıyla idam cezasını anayasal seviyede (Madde 38/1: "İdam cezası verilemez") ve uluslararası sözleşme yükümlülüğüyle geri dönülemez bir şekilde kaldırmış durumda. 2017 anayasa değişikliği referandumunda da bu madde dokunulmadı. Kamuoyu anketlerinde (KONDA, Metropoll 2024-2025 verileri) "şiddet suçlarında idam geri getirilsin" desteği %40-45 bandında seyrederken; yasal gerçek, herhangi bir geri dönüşün anayasa değişikliği (367 oy) ve AVİS'ten ayrılmayı (siyasi maliyeti olanaksız kılan) gerektirdiğini gösteriyor. Seçim dönemlerindeki "idam geri gelmeli" söylemi, yasal mühendislik açısından boş bir retorik kalıyor.

Uluslararası Hukuk Çerçevesi: 2026 BM Genel Kurulu Oyuna Hazırlık

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Aralık 2026'da "İdam Cezasının Moratoryumu" tasarısını 9. kez oylayacak. 2022 oyunda 125 evet, 37 hayır, 22 çekimser oluşmuştu. 2026 taslağında, "uygulamada moratoryum" tanımının netleştirilmesi ve "şeffaflık yükümlülüğü" maddesinin güçlendirilmesi öngörülüyor. Türkiye, 2007'den beri bu kararlara "evet" oyu veren ülkeler blokunda yer alıyor. Uzmanlar, oylama sonucunun, hâlâ idam cezasını muhafaza eden 55 ülkeye (kanunen) 정치적 baskıyı artıracağını, ancak İran, Suudi Arabistan, Çin, Kuzey Kore, Singapur, Japonya, ABD, Hindistan, Endonezya gibi "sert çekirdek" ülkelerin duruşunu değiştirmeyeceğini öngörüyor.

Özetle; dünya çapında idam cezası, sayısal olarak tarihi bir azalmaya ve yasal kalkma hızlanmasına rağmen, coğrafi olarak daralan ama derinleşen bir "ceza enklavları" coğrafyasına sıkışıyor. Türkiye için konu, uluslararası yükümlülükler ve anayasal kilitler nedeniyle kapalı bir gündem olsa da, bölgesel etkileşimlerde (Irak, İran, Suriye sınırları) ve AB ilişkilerinde "kızıl çizgi" statüsünü koruyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi