İrfan Sarı: Necip Fazıl'ın nağmeleri hâlâ zindan duvarlarını deliyor
Yazar İrfan Sarı, köşe yazısında Necip Fazıl Kısakürek'in edebi mirasının sadece geçmişe ait olmadığını, bugünün baskı mekanlarına karşı hâlâ geçerli bir direniş sesi olduğunu vurguladı.

Yazar İrfan Sarı, Yeni Akit'te yayımlanan "Necip'e…" başlıklı köşe yazısında, Necip Fazıl Kısakürek'in şiirinin ve fikrinin zamanın ötesinde bir ayaklanma gücüne sahip olduğuna dikkat çekti. Sarı, "Boğuk boğazlarımızdan çıkan nağmeler, işkencehanelerin duvarlarını deldi, zindanların karanlığını yırttı" cümlesiyle başlayan yazısında, Büyük Usta'nın kelimelerinin sadece estetik bir kaygı değil, varoluşsal bir mücadele aracı olduğunu savundu.
Yazar, Necip Fazıl'ın "Büyük Doğu" ve "Sebilürreşad" dönemlerinden bugüne uzanan fكري sürecinin, egemen paradigmalara karşı kurduğu "kendi" kimliğinin çizgisini aynen koruduğunu kaydetti. Sarı'ya göre, şairin "Bizimkiler" ve "Onlar" ayrımını çizen, batılılaşma sürecine maruz kalan toplumun ruh haliyle yüzleşen edebiyatı, günümüzde de baskı ve sansür mekanlarına karşı en güçlü silahlardan birini oluşturuyor.
Yazıda, Necip Fazıl'ın 1983'te vefat etmesinin ardından bırakımdan çıkmayan etkisinin, genç nesillerin keşfine ve akademik çalışmaların yoğunlaşmasına dayandırıldığı belirtildi. Sarı, şairin "Şiir, kışkırtmadır, ayartmadır, harekettir" tanımının, bugün dijital sansür ve algı operasyonlarıyla boğuşan bir kuşağın eline geçtiğinde ne kadar işlevsel olduğunu öne sürdü.
Köşe yazısı, Necip Fazıl mirasının müzeceli bir anıt olarak değil, canlı bir mücadele programı olarak okunmasının gerektiği çağrısıyla sona erdi.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
