HaberGo
Dünya

Jonathan Aitken: Başbakan Adayı Olmaktan Hapishaneye, Orduya Dönüşün Hikayesi

Thatcher'ın 'geleceğin başbakanı' dediği konservatif politikacı, Ritz Oteli skandalı ve yemin yalanıyla 18 ay hapis cezası aldı. Hapishanede İsa'ya teslim olup 2018'de Anglican rahip olmuştu.

HMHaber Merkezi
· 2 dk70 okunma
Jonathan Aitken: Başbakan Adayı Olmaktan Hapishaneye, Orduya Dönüşün Hikayesi
Jonathan Aitken: Başbakan Adayı Olmaktan Hapishaneye, Orduya Dönüşün Hikayesi

Jonathan William Patrick Aitken, 1990'ların İngilteresi'ni sarsan en büyük siyasi çöküşün ve ardından gelen dramatik bir manevinin simgesi oldu. 2 Ağustos 1942 Dublin'de doğan Aitken, Oxford Üniversitesi'nden çıkışında Oxford Union başkanlığını yaparak erken liderlik yeteneğinin işaretini vermişti. Edward Heath hükümetinde Hazine Parlamenter Sekreteri, Margaret Thatcher hükümetinde ise 1992-1994 arasında Savunma Satın Almalar Bakanı ve 1994-1995'te Hazine Başkan Yardımcısı (Chief Secretary to the Treasury) gibi kritik kadrolarda görev alarak "Thatcher'ın torunu" lakabını kazanmıştı.

Ritz Oteli Geceleri ve "Kılıç" İddiası

Çöküşün başlangıcı Şubat 1995'te ITV'nin World in Action programı ve The Guardian gazetesinin yayımladığı araştırma ile başladı. İddialara göre Aitken, 1993'te Paris'teki lüks Ritz Oteli'nde kalma masraflarını (binlerce sterlin tutarında) Suudi Arap iş adamı Mohamed Al Fayed'ın ödemesini kabul etmişti. O dönemde Hazine Bakanı Yardımcısı olarak Suudi Arabistan ile savunma sözleşmelerinde yetkiliydi.

Aitken, suçlamaları "çirkin ve kasıtlı yalanlar" olarak niteleyerek, Ekim 1995'te The Guardian ve ITV'ye karşı 1 milyon sterlinluk bir hakaret davası açtı. Mahkemede tanık sandalyesine oturarak "Kılıcımı çekiyorum, gerçeği savunacağım" diyerek (sonradan "kılıç" metaforu olarak düzeltildi) güçlü bir performans sergilemiş, ilk bakışta juradoyu ikna ederek davayı kazandırmıştı.

Perjür ve 18 Ay Hapis Cezası

Zaferi kısa sürdü. The Guardian yeni deliller (özellikle Paris Ritz'in muhasebe kayıtları ve Aitken'in kızının şoförünün ifadeleri) sunarak Aitken'in mahkemeyi aldattığını kanıtladı. Haziran 1996'da Aitken davayı geri çekmek zorunda kaldı. Yüksek Mahkeme, Aitken'in yemin altındaki ifadelerinin yalan olduğunu tespit ederek perjür (yemin yalanı) ve adaletin yolunu engelleme suçlamalarıyla resmi soruşturma başlattı.

Haziran 1999'da Old Bailey Mahkemesi, Aitken'i iki suçtan da suçlu buldu. Hakim Scott Baker, "Siyasi bir liderin halkın güvenini bu kadar ağır bir şekilde sarsması" gerekçesiyle 18 ay hapis cezası verdi. Aitken, bu cezanın 7 ayını (Belmarsh ve ardından açık cezaevi olan The Mount'ta) geçirip şartlı salıverildi. Bir Kabine bakanının hapis cezası alması, modern İngiliz siyasi tarihinin en dramatik anlarından biri olarak kaydedildi.

Cezaevinde Manevi Dönüşüm ve Rahiplik

Hapishane deneyimi Aitken'in hayatının ikinci yarısını tamamen yeniden şekillendirdi. Cezaevinde Hristiyan inancına derin bir şekilde bağlandı. Çıktığı yıl 2000'de yazdığı Honour Bound (Namusa Bağlı) anılarında bu süreci anlattı. Teoloji eğitimi alarak 2018 yılında Anglican Kilisesi'nde rahip olarak sıfatlandırıldı. Londra'da St. Mary Abchurch kilisesinde görev yapmakta ve Hristiyan hakları derneği Christian Solidarity Worldwide'ın başkanlığını yürütmektedir.

Yazar ve Tarihçi Kimliğiyle Devam Eden Etki

Siyasi kariyeri sona erse de kalemi durmadı. Richard Nixon'ın (1993) ve 18. yüzyılın köle ticareti mücadelesi önderi John Newton'un (2007) biyografilerini yazarak saygın bir tarihçi/yazar konumuna oturdu. Son yıllarda cezaevi reformu, affedilme hakları ve dini özgürlükler konularında Hırvatlar ve Lordlar Evleri'ne danışmanlık yaparak kamu hayatında aktif bir rol oynamaya devam etmektedir.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi