HaberGo
Dünya

Korsika'da özerklik çözümünde kilit: FLNC 'red' dedi, patlamalar gerginliği tırmanıyor

FLNC Anayasa içi özerklik teklifini reddederek silahsızlanma şartlarını kabul etmedi; adada son patlamalar siyasi yolun kapanışını işaret ediyor.

HMHaber Merkezi
· 3 dk147 okunma
Korsika'da özerklik çözümünde kilit: FLNC 'red' dedi, patlamalar gerginliği tırmanıyor
Korsika'da özerklik çözümünde kilit: FLNC 'red' dedi, patlamalar gerginliği tırmanıyor

Korsika — Paris'in "tarihi bir fırsat" olarak lanse ettiği özerklik paketi, Korsika Ulusal Kurtuluş Cephesi (FLNC) tarafından resmi olarak reddedildi. Örgütün bu hafta yayına aldığı bildiride, Anayasa'nın 72. maddesinin değiştirilerek sunulan "Anayasa içi özerklik" statüsünün, adanın egemenlik haklarını karşılayan bir çözüm olmadığı, aksine Fransız birliğinin içine hapsolmak için bir tuzak olduğu vurgulandı. Bu siyasi kapanış, adanın farklı yerlerinde son haftalarda meydana gelen patlama serisiyle birleşerek, 2017'den beri aralıksız süren Beauvau diyalog sürecinin en kritik noktasına geldiğini gösteriyor.

FLNC: "Bu özerklik değil, denetim"

FLNC'nin gizli komuta konseyi adına imzalanan metinde, teklifin "Korsika halkının özgür belirleme hakkını" tanımadığı, sadece idari bir devredişimle yetindiği belirtiliyor. Örgüt, teklifin şu üç temel eksikliği nedeniyle reddedildiğini sıralıyor: legislative özerklik yetkilerinin Paris'in veto hakkıyla sınırlandırılması, vergileme otoritesinin tam olarak devredilmemesi ve tutuklu siyasi mahkumların serbest bırakılması konusunda somut bir takvim konulmaması. Bildiride, "Silahsızlanma, egemenlik tanınmadan ve mahkumlar serbest kalmadan tartışma konusu değildir" ifadesi, 2014'te ilan edilen ateşkesin ve 2022'de başlatılan "savaş sonu" sürecinin şimdilik askıya alındığın işaret ediyor.

Paris'in teklifi neyi kapsıyordu?

İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan ve Başkan Emmanuel Macron'un onaylı olduğu reform paketi, Korsika Meclisi'ne (Assemblea di Corsica) yasama yetkisi tanıyan, ancak bu yetkinin "ülke birliği" ve "Anayasa uygunluğu" şartıyla Fransız Devlet Başkanı'nın denetiminde kalmasını öngörüyordu. Paketin kalbi, Korsika'ya özel bir statü yaratmak için Anayasa'nın 72. maddesinin revize edilmesiydi. Buna ek olarak, yerel vergileme hakkının kısmi devri, Korsika dili için resmi statü ve Avrupa Birliği kararlarında danışma hakkı gibi maddeler yer alıyordu. Hükümet, bu teklifin "Korsika'nın Fransa içindeki en ileri statü" olduğunu, tam bağımsızlığın ise Anayasa'nın değiştirilemez maddeleriyle engellendiğini savunuyordu.

Patlamalar: Siyasi baskı mı, uyarı mı?

FLNC'nin bildirisi yayımlandığı hafta, Ajaccio, Bastia ve Porto-Vecchio çevresinde hedefin boş binalar, inşaat santralleri ve devlet binaları olduğu belirtilen en az beş patlama kaydedildi. Yaralanan çıkmadı ancak mali hasar ciddiydi. Savcılık, eylemlerin imzasını atan örgütün "12 Ekim" veya "FLNC 22 Ekim" kolu olup olmadığını sorgularken, yerel basın ve güvenlik uzmanları bu eylemleri, örgütün siyasi reddin askeri dille desteklendiği, yani "şiddet ve siyaset bir arada" stratejisinin yeniden canlandığı yorumunu yapıyor. İçişleri Bakanlığı, eylemleri "kabul edilemez bir şiddet" olarak tanımlarken, diyalog kapısının "şartlı olarak" açık olduğunu, ancak şiddetin durdurulması koşuluyla ilerleyebileceğini vurguladı.

Korsika siyaseti ikiye bölündü

Adanın yönetiminde çoğunluğa sahip otonomist Partitu di a Nazione Corsa (PNC) ve müttefikleri, FLNC'nin reddini "tarihi bir hata" olarak nitelendirirken, teklifi "alma fırsatı" olarak gören bir diğer otonomist çizgi (Femu a Corsica ekibi) reformun Parlemento'dan geçmesi için Paris ile müzakere masasına oturmayı sürdürüyor. Gilles Simeoni başkanlığındaki Yürütme Konseyi, "FLNC'nin reddi süreci bitirmez, ama zorlaştırır" tespitini yaparak, kanun tasarısının Senado ve Milli Meclis'ten (Assemblée) 3/5 çoğunlukla geçmesi için lobbying faaliyetlerini hızlandırdı. Ancak Paris'teki sağ kanat ve cumhuriyetçi kesim, "terörle müzakere yok" tezini sürdürerek reformun meclisten geçme ihtimalini zora sokuyor.

Gelecek: Anayasa değişikliği mi, yeni bir çöküş mü?

Uzmanlar, Eylül 2026 itibarıyla sürecin üç senaryo arasında kaldığını öne sürüyor. Birincisi, hükümetin FLNC dışındaki otonomist aktörlerle reformu Meclis'ten geçirmeye çalışması (FLNC'yi izole edip siyasi meşruiyeti yerel yönetime bağlama riski). İkincisi, şiddetin tırmanması ve hükümetin "güvenlik öncelikli" politikasına dönmesiyle diyalogun donması. Üçüncüsü ise Macron'un 2027 seçimlerini göz önünde bulundurarak, reformu referanduma taşıma veya askıya alma ihtimali. Korsika sokaklarında ise "Ne savaş, ne barış" duruşunun ne kadar süreceği, adanın gençliğinin göçünü ve ekonomik durgunluğunu nasıl etkileyeceği en büyük soru işareti olarak duruyor.

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi