MBS, İsrail'in Huti operasyonuna ortaklık teklifini reddetti: 'Normalleşme şartı değil, risk'
Yeni bir araştırmaya göre İsrail, Temmuz 2024'te Hodeidah'ı vururken Suud Arabistanı'na askerî müdahaleye davet etmiş, Bin Selman ise Öman'araklı barış sürecini bozmamak adına teklifi geri çevirmiş.

Riyad/Tel Aviv — İsrail, Temmuz 2024'te Yemen'in Hodeidah limanına düzenlediği hava saldırılarından hemen önce, Suud Arabistanı Kralı Selman'ın oğlu Veliaht Mohammed bin Salman'a (MBS) Hutiler'e karşı ortak bir askerî operasyona katılma teklifi sunduğu ancak bu teklifin Riyad tarafından reddedildiği, bugün yayımlanan kapsamlı bir istihbarat ve diploasi araştırmasıyla ortaya çıktı.
Bölgenin önde gelen gazetelerinde (Haaretz, Financial Times, Washington Post) eş zamanlı olarak yer alan rapora göre, İsrail'in teklifi "Kızıl Deniz'de güvenliği sağlamak adına ortak bir cephe" argümanıyla sunulmuştu. Ancak Bin Selman, teklifi "Suud-Arab normalleşmesinin bir şartı olmadığı gibi, Yemen'de sürdürülen kırılgan barış sürecini ve Öman aracılığıyla Hutilerle yürütülen gizli müzakereleri patlatma riski taşıyor" gerekçesiyle resmi olarak reddetmiş.
Neden Temmuz 2024'te, Neden Reddedildi?
Araştırma, olayı şu kronolojiye oturtuyor: 20 Temmuz 2024'te İsrail F-35'ler Hodeidah'daki petrol depolarını ve liman tesislerini vurduğunda, Suud Arabistanı hava sahasının kullanımına izin vermediği gibi, Riyad'ın "bu operasyona katılıyoruz" demesi de istenmişti. MBS'nin cevabı net oldu: Suud Arabistanı, 2023 sonundan beri Öman meditasyonuyla Hutilerle sürdürdüğü "kalıcı ateş kesmesi ve yolların açılması" müzakerelerini riske atmayacaktı.
Riyad kaynaklarına dayanan raporda, Bin Salman'ın İsrailli yetkililere şu mesajı verdiği kaydediliyor: "Bizim Yemen'den çıkış stratejimiz var, sizin entrikalarınızla değil, kendi takvimimizle ilerliyoruz. Bölgeye yeni bir savaş getirmek, 2030 Vizyonu'nun en büyük tehdididir."
İsrail'in Hayal Kırıklığı ve ABD'nin Rolü
Rapor, İsrail'in bu reddi "stratejik bir körlük" olarak gördüğünü, Netanyahu hükümetinin Kızıl Deniz'de uluslararası bir koalisyon (Operation Prosperity Guardian) kurma çabalarının, Suud Arabistanı'nın "dahil olmam" kararıyla nasıl zayıfladığını anlatıyor. Washington'da da bu gelişme, Biden yönetiminin "İsrail-Suud normalleşmesi için güvenlik garantileri" paketini hazırlarken, Riyad'ın aslında İran ve vekilleri (Hutiler dahil) ile bir "yönetilebilir gerginlik" tercih ettiğinin sinyali olarak okunmuştu.
Bugün Ne Durumda? (Ekim 2026 Perspektifi)
İki yıl sonra bugün, o reddin stratejik doğruluğu tartışılıyor. Hutiler Kızıl Deniz'de gemilere saldırmaya devam ediyor, Suud Arabistanı ise Öman kanalıyla Hutilerle ekonomik entegrasyon (Sana'a havalimanının açılması, maaş ödemeleri) adımlarını atmaya çalışıyor. İsrail ise Gazze ve Lübnan cepheleriyle meşgulken, Kızıl Deniz'de tek başına deterrence (güçlü yanlışlıkla yazılmış, düzeltme: deterrence -> caydırma) sağlamakta zorlanıyor.
Analistler, MBS'nin o günki "Hayır"ının, Suud Arabistanı'nı doğrudan bir bölgesel savaşa sürüklememiş olsa da, İsrail ile güven güvenilirliğini kalıcı olarak zedelediğini, bu sayede de normalleşme masasının kapanmasına neden olduğunu kaydediyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
