Memur-Sen OVP'ye dayandı: 'Enflasyon hedefi kadar zam yetmez, kayıplar telafi edilsin'
Yeni OVP hesaplaması eski yöntemin yarattığı haksızlığı ortaya koydu. Memur-Sen, 2027 bütçesinde enflasyon hedefinin üzerine geçen yılki reel kayıpların da eklenmesini istiyor. Maliye masalarında çarpışma kaçınılmaz.

Ankara — 2027 yılı bütçe hazırlıklarının resmi olarak başladığı haftanın ilk günü, Türkiye'nin en geniş üyelikli memur sendikası Memur-Sen, kamu personelinin maaş zammı için yeni tartışmanın odak noktasını belirledi. Genel Başkan Ali Yalçın'ın imzasında yapılan açıklamada, yeni OVP (Ölçme Vergi Puanı) endeksinin, eski hesaplama yönteminin memur ve emekli maaşlarını reel değer kaybına ittiğini kanıtladığı, bu nedenle gelecek yılki zamın sadece "enflasyon hedefi" ile sınırlanmaması gerektiği vurgulandı.
Yeni formül, eski gerçeği çürüttü
Geçen yıl gelire dayalı yeni hesaplama yöntemine geçilen OVP, kamu kesiminin gündelik alışveriş gücünü ölçerken TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) ve ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) ağırlıklı eski formülden farklı olarak, gelir idaresi verilerini ve tüketim kalıplarını daha ağırlıklı baz alıyor. Sendika yönetimi, bu yöntemle elde edilen verilerin, son iki yılda (2024-2025) uygulanan zam oranlarının gerçek enflasyonun çok altında kaldığını, dolayısıyla memur maaşında birikmiş reel gerilemenin resmi olarak belgelediğini iddia ediyor.
"Eski hesaplama, enflasyonu düşük göstererek zamı düşük tutuyordu. Yeni OVP, haksızlığın boyutunu net rakamlarla ortaya koydu," diyen Yalçın, talepediklerinin iki bacaklı olduğunu açıkladı: 2027 yılı Orta Vadeli Program (OVP) enflasyon hedefi kadar zam artı geçen dönemlerde oluşan kayıpların telafisi.
4,5 milyon memur, 3 milyon emekli etkilenecek
Talep kabul görürse etki alanı geniş: Yüksek öğretim kurumları personeli dahil yaklaşık 4,5 milyon memur ve sözleşmeli personel ile Emekli Sandığı ve SSK bağlarıyla maaş alan 3 milyondan fazla emekli. Sendika, zamın sadece çalışan memurlara değil, "aynı düzeltme emekli maaşlarına da yapılmalı" diyerek 657 sayılı Memurlar Kanunu'nun 102. maddesi ve 5434 sayılı Kanun'un geçici maddeleri çerçevesinde yasal dayanağını hatırlattı.
Maliye Bakanlığı kaynaklarının arka planda paylaştığı ön çalışmalara göre, enflasyon hedefi (OVP'nin 2027 tahmini) üzerinden bir zam zaten bütçeye yaklaşık 250-300 milyar TL maliyet getirirken; "kayıp telafisi" kaleminin eklenmesi bu rakamı 500 milyar TL'nin üzerine taşıyabilir. Bu tablo, hazine için disiplinli maliye politikası ile sosyal barış dengesini kurmanın zorluğunu artırıyor.
Diğer sendikalar ve Meclis süreci
Kamu-Sen ve Başarı-Sen de son günlerde ayrı açıklamalarda "gerçek enflasyona dayalı zam" talep ederken, ortak bir eylem platformu kurup kurmamaları henüz netleşmedi. Geçen yılki deneyimde sendikaların ayrı ayrı görüşmesi, hükümetin tek elden "yulaf zammı" (yıllık zam) paketi sunmasına yol açmıştı. Bu sefer Memur-Sen'in "OVP kanıtı"nı masaya yatırması, diğer sendikaların da referans alabileceği ortak bir teknik zemin oluşturdu.
Süreç şimden kısaca şöyle işleyecek: Eylül sonu açıklanacak 2027-2029 Orta Vadeli Programı ile enflasyon hedefi netleşecek. Ekim-Ekım arası Maliye Bakanlığı sendikalarla görüşecek. Kasım'da bütçe Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'na gelecek. Karar nihayetinde Aralık ayı sonuna kadar Resmi Gazete'de yayımlanacak kararnamelerle Ocak 2027 maaşlarına yansıyacak.
Piyasa ve vatandaş için ne anlama geliyor?
Kamu maaş zammı, sadece 7-8 milyon kişiyi değil; kira artışları, kredi kartı limitleri, banka kredi faizleri ve tüketim harcamaları üzerinden tüm ekonomiyi etkiler. Merkez Bankası'nın para politikası da bu zam oranına ve bütçe açığına göre şekillenecek. Eğer zam, hedef enflasyonun çok üzerinde bir tutarda (örneğin %40-50 bandında) kalırsa, 2027 yılında tek haneli enflasyona inme hedefi risk altına girebilir. Hükümet için "maşallah zam" demek kolay, bütçe dengesini bozmamak ve enflasyonu düşürmek ise zor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
