HaberGo
Ekonomi

Mısır'a giden 200 Türk tekstilcisinin acı tecrübesi: Ucuza geldi, pahalıya pattı

Düşük maaş avantajıyla Mısır'a yatırım yapan 200'e yakın Türk tekstil firması, verimsizlik, kur riski ve bürokrasi yüzünden beklediği karlılığı yakalayamıyor. Gaziantep'li firmaların çoğu çekilme veya üretimi Türkiye'ye geri taşıma arayışında.

HMHaber Merkezi
· 2 dk43 okunma
Mısır'a giden 200 Türk tekstilcisinin acı tecrübesi: Ucuza geldi, pahalıya pattı
Mısır'a giden 200 Türk tekstilcisinin acı tecrübesi: Ucuza geldi, pahalıya pattı

Maliyet baskısı altındaki Türk tekstil sektörünün son 5 yılda "kurtuluş noktası" olarak gördüğü Mısır macerası, beklenenden çok daha çetin bir tablo veriyor. Sektör temsilcilerinin ve şirket yetkililerinin açıklamalarıyla ortaya çıkan veriye göre; Alexandria, Suez ve 10. Ramazan serbest bölgelerine toplamda 200'e yakın Türk firması (bunların 50'si üzeri Gaziantep'ten) fabrika kurdu. Çoğu için "ucuz işgücü" hayali, "gizli maliyetler" kabusuya döndü.

Neden Mısır Seçildi?

Hikaye 2019-2020 yıllarında başlıyor. Türkiye'deki enerji maliyetlerinin zirveye tırmanması, dolar kurundaki dalgalanmalar ve AB GSP+ sürecindeki belirsizlikler, orta ölçekli tekstilcileri kıta dışı arayışa itti. Mısır; minimum maaşının Türkiye'nin 1/5'ine yakın olması (yaklaşık 6.000 Mısır Lirası / ~3.500 TL bandında), AB ve ABD'ye gümrüksüz ihracat anlaşmaları (QIZ protokolü) ve serbest bölge teşvikleriyle (5 yıl vergi muafiyeti, gümrük avantajı) cazip bir liman gibi göründü. "Hammaddeyi Türkiye'den götürüyoruz, ucuz işçilikle dikiyoruz, dolara ihraç ediyoruz" mantığı, Gaziantep, İstanbul (Esenler/Zeytinburnu), Denizli ve Bursa'dan yüzlerce firmayı çekti.

Gizli Maliyetler: Verimlilik Farkı ve Kur Şoku

Gerçekler fabrika kapılarının ardında yatıyordu. Şirket yetkililerinin ortak tespiti şu: Mısır işçisinin aylık maliyeti Türk işçisinin 20-25%'sine eşdeğer olsa da, verimlilik oranı %30-40 seviyelerine düşüyor. Bir Türk ustasının günde ürettiği parça sayısına ulaşmak için 3-4 Mısır işçisi yetiştirmek gerekiyor. Buna devamsızlık, yetenekli orta kadro eksikliği (şef/ustalık kademesi yok) ve dil/kültür bariyeri eklendiğinde "birim maliyet" Türkiye seviyelerinin üzerine çıkıyor.

Daha da kritik olanı, 2024 başından itibaren şiddetlenen Mısır Lirası'ndaki (EGP) değer kaybı. Merkez Bankası'nın kuru serbest bırakmasıyla dolar 30'dan 50'lere fırlarken, firmaların giderleri (kira, elektrik, lojistik, yemek/ulaşım) yerli parayla artıyor, gelirleri ise dolarda kalıyor. Kar marjları bu çarprazda eridi.

Bürokrasi ve Para Çekme Sorunu

"Mısır'dan karı Türkiye'ye getiremiyorsun" diyen bir Gaziantep'li tekstilci, anonim kalmak kaydıyla şöyle anlattı: "Bankalar dolar satmıyor, resmi kur ile piyasa kuru arası %20-30 fark var. Karınız Mısır Lirası olarak birikiyor, bunu dövize çevirip yurtdışına çıkarmak aylar sürüyor. Bu da nakit akışını öldürüyor." Gümrük prosedürlerinde beklenmedik gecikmeler, hammadde ithalatında zorluklar ve elektrik kesintileri (özellikle yaz aylarında) operasyonel sürekiliği tehdit ediyor.

Gaziantep'ten "Geri Dönüş" Sinyalleri

En sert darbeyi Gaziantep'li KOBİ'ler aldı. Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ve İTKIB (İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri) kaynaklı geri bildirimlere göre; Mısır'da faaliyet gösteren Gaziantep firmalarının yaklaşık 30%i (yaklaşık 15-20 firma) son 12 ayda ya tamamen kapatma ya da üretim hacmini %50'nin altına indirip siparişleri Türkiye'ye (özellikle Kahramanmaraş, Kayseri, Uşak atölyelerine) yönlendirme kararı aldı. "Kendi atölyelerimizde gece vardiyası yaparak üretmek, Mısır'daki belirsizlikten daha karlı çıktı" deniyor.

Sektörün Yeni Stratejisi: "Hibrit Model" ve Otomasyon

Sektör önderleri, Mısır'yı tamamen terk etmekte değil, stratejiyi değiştirmekte. Yeni yol haritası; Mısır'da sadece "kesim-hazırlık" gibi düşük beceri gerektiren, işgücü yoğun kısımların yapılması, yüksek değer katkılı dikim/son işlemlerin ise Türkiye'de (otomatize makinelerle) gerçekleştirilmesi yönünde. Ayrıca Afrika Serbest Ticaret Alanı (AfCFTA) kapsamında Mısır'ı, Afrika pazarlarına giriş köprüsü olarak tutmak, iç pazar için üretmek yerine ihracat bazlı planlama yapmak gündemde.

Bir tekstil ihracatçısı özetledi: "Mısır alternatifi değil, tamamlayıcı bir üs olmalıydı. 'Her işi oraya taşırız, her şey ucuz' diyenler yanıldı. Artık hesap kitabı net: Risk dağıtılıyor, merkezi Türkiye kalıyor."

HM
Haber Merkezi

HaberGo Editor ve Muhabır ekibi