Mocha'nın ele geçirilmesinden 9 yıl: Kızıl Deniz krizinde stratejik kıyı şeridi nasıl değişti?
2017'de Hutilerden alınan Mocha limanı, Bab el-Mendeb'de ticaret rotalarının güvencesi ve askeri denge merkezine dönüştü. Uzmanlar: 'Hodeide alternatifi olma potansiyeli büyüyor.'

5 Ekim 2026 — Yemen hükümetine bağlı kuvvetlerin, İran destekli Hutilerden Mocha (Makha) şehrini ve stratejik limanını kontrol altına aldığı operasyonun 9. yıldönümü, Kızıl Deniz'de giderek derinleşen güvenlik krizi ışığında yeni bir stratejik anlam kazanıyor. Ocak 2017'de 'Altın Ok' operasyonu ile başlayan ve Şubat başında Mocha'nın tamamen temizlenmesiyle sona eren sürecin bugünkü durumu, bölgedeki güç dengesini yeniden şekillendiriyor.
2017: Kıyı şeridinin kırılması
Tarihî liman şehri Mocha'nın ele geçirilmesi, Huti kontrolündeki Hodeide limanına (Mocha'dan yaklaşık 150 km kuzeyde) giden lojistik hatları kesen ve Bab el-Mendeb boğazı girişini güvence altına alan bir askeri başarı olarak kaydedilmişti. Operasyonda BAE ve Suudi Arabistan destekli 'Yüksek Ordular' ile Tareq Saleh komutasındaki 'Milli Direniş' kuvvetleri (bugünkü Birlik Kuvvetler/Dev Kuvvetler çekirdeği) ön safta yer almıştı. Resmi verilere göre operasyon sırasında yüzlerce Huti militanı etkisiz hale getirilirken, liman altyapısının %60'ı hasar görmüştü.
Bugün: 'Yedek liman' olmaktan öte bir rol
Son üç yıldır süren Kızıl Deniz krizinde Hutilerin ticaret gemilerine yönelik füzeler ve insansız hava araçları (İHA) saldırıları, uluslararası şirketlerin Hodeide'yi terk etmesine veya seferleri iptal etmesine neden oldu. Bu boşluk, Mocha'yı sadece bir 'yedek liman' olmaktan çıkarıp, bölgedeki tek işlevsel, uluslararası standartlarda güvenlik sağlayabilen derin su limanı konumuna taşıdı. BM Yemen Özel Temsilciliği'nin son raporuna göre Mocha limanı, 2025 yılında konteyner işletme hacminde %210 artış kaydetti; bu rakam limanın Hodeide'nin işlevselliğini kısmen üstlendiğini gösteriyor.
Askeri ve lojistik dönüşüm
Şehrin kontrolü, Tareq Saleh'in Sadık Kuvvetleri (Tehama Kuvvetleri) ve Dev Kuvvetleri (Amalek Tugayları) tarafından sağlanıyor. Bu birlikler, Suudi liderli ittifak desteğiyle liman girişine ve kıyı şeridine yerleştirilen radar ve hava savunma sistemleri sayesinde, Huti balistik füzelerinin ve deniz altı mayınlarının tehdidini büyük ölçüde bertaraf etmeyi başardı. Bölge uzmanları, Mocha'nın bugün sadece bir liman değil, Kızıl Deniz'de uluslararası koalisyon operasyonlarının (Özellikle 'Özgürlük Bekçisi' ve 'Aspides' operasyonları) arka destek ve istihbarat toplama merkezi işlevi gördüğünü vurguluyor.
İnsani ve ekonomik gölge
Stratejik kazanımlara rağmen şehir, 2017'deki çatışmalardan kalan mayın tehlikesi ve altyapı yoksunluğu ile boğuşuyor. BM Maden Eylem Hizmeti (UNMAS) verilerine göre Mocha ve çevresindeki sahil şeridinde hâlâ binlerce mayın ve patlamasız mühimmat temizlenmeyi bekliyor. Yerel yönetim, liman gelirlerinin şehrin yeniden imarına yönlendirildiğini savunurken, sivil toplum örgütleri merkezi dağıtım mekanizmasının şeffaflığı konusunda endişe dile getiriyor.
Kısacası, 9 yıl önce askeri bir hedef olarak başlayan Mocha operasyonu, bugün küresel ticaret rotalarının kaderini etkileyen bir jeopolitik anahtara dönüştü. Huti tehdidi sürdüğü sürece bu limanın stratejik değeri, sadece Yemen için değil, küresel enerji ve ticaret güvenliği için de artmaya devam edecek.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
