OVP'de %9 enflasyon hedefi: Piyasa 'gerçekçi değil' buluyor, beklenti %20'nin üzerinde
2027-2029 Orta Vadeli Program taslağındaki yıl sonu %9 enflasyon hedefi, TCMB anketindeki %24,6 ortalama beklentiyle çelişiyor. Uzmanlar, kur ve gıda risklerinin hedefi zorlaştırdığını vurguluyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın ortak hazırlıklarına devam ettiği 2027-2029 Orta Vadeli Program (OVP) taslağında, 2027 yıl sonu için belirlenen %9 enflasyon hedefi piyasa aktörleri tarafından "aşırı iyimser" ve "güvenilirlik riski taşıyan" bulunuyor. Merkez Bankası (TCMB) Ağustos ayı Beklenti Anketi'ne göre piyasa katılımcıları, 2027 yıl sonu tüketici enflasyonu için %24,6 ortalama bir tahminde birleşmiş; bu rakam resmi hedeften 15 puan fazla seyrediyor.
Resmi tablo: Düşüş trendinin devamı ve tek haneli hedef
Program taslağının işlediği senaryoya göre, 2024'te %64,8 seviyesine çıkan yıllık enflasyon, 2025'te %30'lu bandlara, 2026'da ise %20'li bandların altına inecek. 2027'de tek haneli rakama (%9) indirgenmesi, sıkı para politikasının sürdürülmesi, reel faizlerin pozitif tutulması ve kur geçişlerinin kontrollü gerçekleşmesi varsayılarak kurgulanmış. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve TCMB Başkanı Fatih Karahan son açıklamalarında, "disinflasyon sürecinin kırılma noktasına geldiğini, 2027'nin tek haneli enflasyon yılı olacağını" vurguluyor.
Piyasa gerçeği: Beklenti anketi 'güvenilirlik boşluğunu' ortaya koydu
TCMB'nin düzenlediği Anket Sonuçları Raporu'na göre, 2027 yıl sonu için enflasyon tahminlerinin alt sınırı bile %20'nin üzerinde kalıyor. Bankacılık ve brokerage kurumları consensus (ortak tahmin) rakamı %22-25 aralığında seyrederken, en iyimser analizler bile %18'in altına inmiyor. Bu tablo, resmi programın temel varsayımlarından en az biri (kur stabilitesi, gıda fiyatları veya ücret artışları) piyasa tarafından riskli görüldüğünün işaretidir. Bir yatırım bankası ekonometristi, "Hedef %9 iken beklenti %25 ise, merkezin 'forward guidance' (ileri öngörü yönetimi) gücü zayıflamış demektir" diyor.
Hedefi tehdit eden üç kritik risk faktörü
Uzmanlar, %9 hedefinin gerçekleşebilmesi için üç koşulun birden sağlaması gerektiğini, ancak bunların tümü için risklerin yukarı yönlü olduğunu kaydediyor:
- Kur geçişi: Program, reel kurun dengeli seyretmesini varsayıyor. Ancak cari açığın finanse ihtiyacı ve global likidite daralması senaryosunda TL'de beklenmedik bir değer kaybı, enflasyon hedefini doğrudan çarpıyor.
- Gıda ve işlenmemiş mallar: İklimsel şoklar ve tarım maliyetleri (gübre, enerji, tarımsal ilaç), 2024-2026 döneminde enflasyonun en kalıcı bileşeni oldu. 2027'de "normalleşme" varsayımı, hava koşullarına bağlı yüksek bir belirsizlik taşıyor.
- Ücret-çevrim dinamikleri: 2025 ve 2026 asgari ücret zamlarının reel kazanç sağlayacak seviyelerde gerçekleşmesi, maliyet-push enflasyonunu besleyebilir. Programın "ücret artışlarının verimlilikle destekleneceği" varsayımı, piyasa tarafından şüpheyle izleniyor.
Geçmişten ders: Hedef sapmalarının maliyeti
Türkiye'nin son 10 yıldaki OVP deneyimi, enflasyon hedeflerinin sistematik olarak aşıldığı, hatta bazı yıllarda hedefin yıl başında revize edildiği bir tablo çiziyor. 2020-2022 OVP'sinde 2022 yıl sonu hedefi %9,8 iken gerçekleşen %64,27 oldu. 2024-2026 OVP'sinde de 2024 hedefi %33 iken %64,8'e çıktı. Bu geçmiş, piyasa oyuncılarının "resmi hedefleri fiyatlamada referans almak yerine, kendi modellerini ve TCMB'nin faiz kararı tepkilerini takip etmeyi" tercih etmesine neden oluyor.
Programın resmi açıklaması Eylül sonu - Ekim başı öncesi Bekleme Komisyonu toplantısında bekleniyor. Piyasanın odak noktası, %9 rakamının kağıt üzerinde kalıp kalmayacağı değil; TCMB'nin bu hedefi hak edilebilir kılmak için faizini ne kadar süre %50 seviyelerinde (veya üzerinde) tutacağını ve olası bir hedef revizyonunda "güvenilirlik" maliyetini nasıl yöneteceği olacak.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
